En Sıcak Konular

Hasan Cemal


Hasan Cemal
0 0 0000

Ben ne yapardım ‘sivil faşizm’ olsa?..



Kimileri 2006, 2007’nin Cumhuriyet mitingleri döneminde şu sloganı severlerdi:
“Ne şeriat, ne darbe!”
Utangaç bir slogandı bu.
Ergenekoncular bu slogana bozuk atarlardı. Bunlardan biri de eski Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur Paşa’ydı.
Halen Ergenekon davasında sanık olarak yargılanan Eruygur Paşa bir seferinde çok sinirlenmişti. İzmir’deki Cumhuriyet mitingi sırasında sahneden, “Ne şeriat, ne darbe!” sloganı atan bir sanatçının sesini sahne arkasından mikrofon fişini çektirerek kesmişti.
“Hem irticaya karşıyım, hem de askeri darbeye” tutumu bir başka açıdan bana da sakat gelirdi. Eski deyişle, zevahiri kurtarmaya dönük bir çaba gibi gözükürdü.
Bu sloganı benimseyenler, irticayı gerçek bir tehlike olarak gördükleri için, Tayyip Erdoğan’a karşı (askeri veya yargısal) bir darbe peşinde olanların değirmenine su taşıyorlardı.
Pratikte olan buydu.
Yani “Ne şeriat ne darbe!” sloganıyla, darbecilere bilerek ya da bilmeyerek ‘yol arkadaşlığı’ yapılıyordu.
Darbeciler, bunlara göre daha sahiciydi.
Açıkça diyorlardı ki:
“Ak Parti’nin gizli gündemi var, bu nedenle darbe dahil her yolla iktidardan devrilmelidir!”
Eğer ben de irtica tehlikesinin gerçek olduğuna inansam farklı düşünmezdim.
Ama inanmıyordum.
O yüzden de, “İrtica değil faşizm!” diye yazılar yazıyordum bu köşede...
Şimdi bakıyorum, eskinin “Ne şeriat, ne faşizm!” sloganı gitmiş, yerini kabaca bir başkasına bırakıyor:
“Ne askeri faşizm, ne sivil faşizm!”  
Özetle demek istenen şu:
“Otoriter, askeri bir rejimden kurtulalım derken, bu ülke Erdoğan tarafından bir ‘sivil dikta’ya, Rusya’daki gibi ‘Putinvâri’ bir rejime doğru sürükleniyor; bu oyuna gelmeyelim!”
Peki, şimdi ne yapalım?..
Ben eğer bir ‘sivil faşizm’e doğru sürüklendiğimize inansam, Ak Parti hükümetini hangi yolla olursa olsun iktidardan alaşağı etmek için elimden geleni yapardım.
Ama ben bu ‘sivil faşizm’ hikâyesine inanmıyorum. Erdoğan hükümetinin demokratik hak ve özgürlükler konusundaki hatalarını, eksiğini gediğini görüyorum, sert ya da yumuşak eleştiriyorum.
Demokrasinin iktidar ve muhalefetten oluşan iki kanatlı bir kuş olduğunu bildiğim için de, Erdoğan’ın eleştiri ve muhalefet karşısındaki bazı tahammülsüzlüklerine fren koyması gerektiğini de uzunca bir süredir düşünüyorum.
Ama ben bugün Türkiye’nin Erdoğan eliyle sivil bir dikta rejimine doğru sürüklendiğini düşünmüyorum.
Mesele burada düğümleniyor.
Yakın geçmişte, “Ne şeriat, ne darbe!” sloganı atanlar, bilerek ya da bilmeyerek, nasıl ki Ergenekoncuların yol arkadaşlığı rolünü seçtilerse, bugün de “Ne askeri, ne sivil faşizm!” diyenler, yine bilerek ya da bilmeyerek, kendilerine bu ülkenin ikinci sınıf demokrasi saflarında yer açıyorlar.
Nesnel bir durum bu...
“Kalkın ey ehli vatan, Türkiye sivil faşizme sürükleniyor!” diye bağırdıkça, bu ülkede demokrasi ve hukuk devletini engelleyen duvarların bekçileri sevinçle ellerini ovuşturuyorlar.
Onun içindir ki:
“Ne şeriat, ne darbe!” sloganı da, “Ne askeri, ne sivil faşizm!” söylemi de, bugünkü gibi ‘değişim’in kızıştığı zaman dilimlerine özgü odak kaymasının ya da mahcup bir kafa karışıklığının ürünü sayılabilir.
Türkiye’deki değişim, demokrasi ve hukuk devletiyle ilgili. Bu değişim karşısında çok uzun yıllardan beri bir duvar ve bu duvarın arkasında asker-sivil bekçiler var.
Bir süredir bu duvar orasından burasından çatlamaya, yıkılmaya başladı. Türkiye’de yeni yeni işlemeye başlayan bu değişim sürecinden, örneğin bir Yunanistan, bir İspanya, bir Portekiz, bir İtalya çoktan geçtiler, Türkiye çok gecikti.
Şimdi sıra bizde.
Tam ne zaman bilemem, ama eninde sonunda bu duvar bizde de çökecek.
Yanlış yerde durmayın, altında kalırsınız!

milliyet



Bu yazı 513 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 16 Eylül 2012 Türkiye AB’nin, AB Türkiye’nin neresinde?
    • 13 Eylül 2012 Ve soruyorum Ak Parti iktidarına...
    • 7 Ağustos 2012 Özkök Paşa demokrasi adına bir şanstı!
    • 12 Mayıs 2012 Ak Parti’yle kadınlar, başörtüsü sorunu ve Kürt sorunu...
    • 18 Nisan 2012 Demokraside asker sorunu, sivil sorunu!
    • 15 Nisan 2012 Suriye’de akan kan ve evimizin içi!
    • 3 Nisan 2012 Suriye’de ben de tarafım!
    • 27 Mart 2012 Zamanın ruhu ve dış konjonktür PKK’ya karşı!
    • 21 Ocak 2012 İnsanlık ölmedi, karanlık sorgulanacak!
    • 18 Ocak 2012 Sanık Kenan Evren, ayağa kalk!
    • 20 Kasım 2011 ''Dersimli okşanmakla kazanılmaz!''
    • 18 Ekim 2011 Herkes ‘Atatürk milliyetçisi’ olmak zorunda mı?..
    • 5 Ekim 2011 Ak Parti, CHP, BDP uzlaşması...
    • 29 Eylül 2011 Ciğeri yanan Erdoğan’a, Öcalan’a...
    • 27 Eylül 2011 PKK, BDP, Güneydoğu’dan haberler öyle ki...
    • 22 Eylül 2011 Avrupa Birliği Türkiye'ye dürüst davranmıyor mu?
    • 21 Eylül 2011 Düşen helikopterin beynini kim söküp aldı ?
    • 7 Eylül 2011 Başbuğ Paşa da hesap vermek zorunda!
    • 2 Eylül 2011 Erdoğan’ın askeri vesayetle mücadelesi...
    • 6 Ağustos 2011 Kürt sorunu: Bardağın dolu ve boş tarafı!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,348 µs