En Sıcak Konular

Ekrem Dumanlı


Ekrem Dumanlı
0 0 0000

Çankaya'da büyük buluşma



Dün Çankaya Köşkü'nde çok önemli bir program gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, çok sayıda davetli huzurunda Kültür Sanat Ödülleri'ni sahiplerine verdi.
Sanat dünyasının önemli simaları oradaydı. Medya dünyasının tanınmış kalemleri de bu toplantıdaydı. Bu sene Cumhurbaşkanlığı tarafından layık görülen üç ödül sahibi üzerinde de düşünmek gerekiyor. Yaptığı her filmle önemli ödüller kazanan Nuri Bilge Ceylan, hat sanatına büyük emek vermiş Uğur Derman ve yaptığı çalışmalarla büyük sergilere imza atan Sakıp Sabancı Müzesi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, tören öncesi önemli bir konuşma yaptı. Ödül sahiplerine iltifatta bulundu. Ceylan'ın gençliğine vurgu yaptı ve genç sinema kuşağına onu örnek gösterdi. Sakıp Sabancı Müzesi'nin yaptığı başarılı çalışmalara atıfta bulunarak Sabancı Grubu'nun sanata verdiği desteğin altını çizdi. Klasik sanatlarımıza büyük emek vermiş Uğur Derman'ın böyle bir törende böyle bir ödüle layık görülmesinin bile kendi başına büyük anlamı vardı.

Nitekim Uğur Bey kürsüye çıktığında nazik ve narin ifadelerle önce Gül'e teşekkür etti. Sonra da meselenin bamteline dokundu. Bir dönem hat sanatının nasıl kimsesiz kaldığını, ebru sanatının nasıl unutulmaya terk edildiğini, tezhip sanatının nasıl çıraksız, üstatların nasıl mahzun kaldığını nazik ve nazenin bir üslupla nakletti. Bunun sebebi olarak da Cumhuriyet döneminde eski olan her şeyin bırakılıp yüzümüzün tamamen Batı'ya döndürüldüğünü söyledi. Bu serzeniş, çözüm önermeyen birtakım lafların ardı ardına dizilişinden ibaret değildi. Cumhuriyet kazanımlarına da sahip çıkan Derman, kültür damarlarımızdan kopmamamız gerektiğini, kültürün bir bütün olduğunu ifade ediyordu.

Daha önemlisi; Derman ilk defa Cumhurbaşkanlığı seviyesinde klasik sanatlarımızın takdir edildiğini ve bu iltifattan dolayı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e müteşekkir olduğunu söylüyordu. İşte bu nirengi noktası, Türkiye'nin yeni ufkunu işaretliyor. O da şudur: Uzun yıllardır Türkiye, Doğu ile Batı arasında büyük bir buhran yaşadı, yaşıyor. Oysa bu ülkenin çıkış yolu ne Doğu'yu inkârdan geçiyor ne de Batı'yı. Bir senteze ulaşması gerekiyor Türkiye'nin. Bir yandan kendisi olarak kalacak, diğer yandan da dünya ile (özellikle de modern dünya diye tabir edilen muasır medeniyetle) yakın ve karşılıklı temasını sürdürecek.

Dün Çankaya Köşkü, Türkiye'nin kültürel sentezini yeterince resmediyordu. Sinema gibi görsel sanatların en parıltılı, en değişken ve yenilenen sanatında önemli bir sima seçilmiş ve ödüllendirilmişti. Sakıp Sabancı Müzesi, Batı resim sanatının ve sanat tarihinin en önemli eserlerini Türkiye'de sergiliyor, aynı zamanda Osmanlı sanatına ışık tutuyor. Bu arada, Batı'nın bir dönemde Osmanlı'dan nasıl etkilendiğini de anlatıyor. Üstelik merhum Sakıp Sabancı'nın hat sanatına dair paha biçilmez hat koleksiyonu da orada sergileniyor. O da -bir manada- kültür atlasımızın vazgeçilmez bir mirasını resmediyor.

Dolayısıyla Sabancı Müzesi, bu çoğulcu görüntüsüyle ödüllerin en güzelin takdirlerin en değerlisini hak ediyor. Belli ki jüri üyeleri titiz çalışmış. Ödüle layık görülenler bu ödülü gerçekten hak ediyordu. Jüri güzide isimlerden oluşuyordu: Mustafa İsen, Ahmet Sever, İskender Pala, Doğan Hızlan, Emin Kuz, Hüseyin Diriöz ve Zeynep Damla Gürel. Konu sadece jüri üyelerinin tercihiyle sınırlı değil. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün bizatihi o makamda olması, gelenekle modernliğin aynı karede görülmesi için yeterli bir sebep. AB yolunda kat edilen bunca mesafede, Cumhurbaşkanı'nın ayak izlerini görmemek haksızlık olur. Milletvekilliği, bakanlık, başbakanlık gibi görevlerde bulunan Gül, Türkiye'nin dünyayla kucaklaşması konusunda çok emek sarf etti.

Ve tüm bunları yaparken, bu ülkenin kültürel değerlerinden hiç kopmadı. Asıl önemli olan da budur. Bu milleti dünya ile buluşturacak da budur. Dünkü ödül töreni, kültür sanat adına çok şey ifade ediyordu. Çünkü sosyal bir gerçeğe dayandığı gibi Türkiye'nin kendine mahsus sentezini de yansıtıyordu. O özgün terkibi doğru okumak, bu ülkeyi doğru anlamaktır.
 
zaman



Bu yazı 300 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 24 Eylül 2012 Ne gereği vardı?
    • 11 Haziran 2012 Cuntalarla nasıl mücadele edilecek?
    • 30 Nisan 2012 Şiddet!
    • 16 Nisan 2012 '28 Şubat'çılardan panik atak hamleleri
    • 10 Nisan 2012 Çin'den bakınca Türkiye'nin gücü
    • 9 Nisan 2012 Darbede tanıdığım dört subay
    • 2 Nisan 2012 Suriye İran... İşte çetin imtihan!
    • 26 Mart 2012 Terlik
    • 13 Şubat 2012 Aman dikkat!
    • 6 Şubat 2012 Bu yüzden mi susuyorsunuz?
    • 23 Ocak 2012 Hem Hrantçı hem Ergenekoncu olunabilir mi?
    • 16 Ocak 2012 Kaç kafatası bir manşet eder?
    • 9 Ocak 2012 Hesap vermek
    • 26 Aralık 2011 Çanlar Avrupa için çalarken
    • 19 Aralık 2011 Militan
    • 12 Aralık 2011 Maazallah!
    • 5 Aralık 2011 Global Ergenekon
    • 28 Kasım 2011 Dersim'den alnımızın akıyla çıkmak
    • 23 Kasım 2011 İngiltere'yi yeniden keşfetmek
    • 21 Kasım 2011 Dersim'in şifreleri

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,528 µs