En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

CHP milletvekillerine teşekkür



CHP'nin bir grup milletvekili İstanbul/Silivri'de yapılan Ergenekon duruşmalarını yerinde izliyormuş; son duruşmada gidip sanık avukatlarının yanına oturduklarında kalkan toz sayesinde bunu öğrenmiş olduk. Bir milletvekili, “Ben meslekten avukatım, ne var bunda?” diye sormuş... Vakt-i zamanında Ergenekon sanıklarından ikisinin de vekiliymiş o avukat zaten...

Savcıların 'milletvekili yeminine aykırı' buldukları bu tavrı TBMM yönetimi sakıncalı görecek mi bakalım?

Ergenekon davasının merkezine oturduğu 'devletin yetkilerini kötüye kullananları tasfiye' sürecini bizden önce yaşamış ülkelerde görülen davalarla bizdeki arasında benzerliği olmayan neredeyse tek nokta, siyasetin verdiği tepki... Davalardan en fazla bilineni 'Gladio'nun üzerindeki sır perdesi kalktığında İtalya'nın kalburüstü pek çok politikacısının, askerler, üst düzey bürokratlar, işadamları ve gazeteciler ile birlikte, örgütte yer aldıkları ortaya çıkmıştı. Politikacılar yalnızca muhalefetteki Muhafazakârlardan oluşmuyordu; Sosyalistler de, Liberaller de 'Gladio' saflarında yerlerini almışlardı.

Bizde İtalya'dakine benzer P2 Locası gibi bir 'beyin' bulunmadığı ya da ortaya çıkartılamadığı için, örgütün politikaya uzanan bir boyutuna ulaşılamadı. Ne bileyim, belki de öyle bir boyut hiçbir zaman olmadı; olmuş olsa da muhtemelen Meclis içerisine giremeyenlerden ibaretti. Ergenekon sanıkları arasında politikaya hevesli tek tük bazı kişiler bulunuyor.

Partileri adına Ergenekon duruşmalarını izleyen milletvekilleri, bunu, adaletin yerine gelmesi konusuna duydukları titizlikle yapıyorlar hiç kuşkusuz... Savcıların iddianame yazmaları, duruşmalarda sanıkları sorgulamaları, yargıçların ifadeleri zapta geçirmeleri aşamalarında politik gözlemcilerin yer aldığı bir dava olarak tarihe geçecek Ergenekon...

Duruşmadaki varlıkları, davayı yürüten yargıç ve savcılar için bir tür 'liyakat' kanıtı haline gelebilir.

Siyasi tarihimizde bir siyasi partinin böylesine yakından izlediği bir başka davayı hatırlayanınız var mı? O yılların ismi çok duyulmuş generallerinin de yargılandığı İzmir Suikastı Davası dönemin Halk Fırkası mensupları tarafından izlenmiş miydi acaba? İzleyenler şimdi olduğu gibi her duruşmaya katılmışlar mıydı? Tek parti dönemi diye bilinen 1946 yılına kadar süren ilk Cumhuriyet döneminde sayısız gazeteci, aydın ve bilim adamının yolu İstiklal Mahkemelerine düşmüştü; pek çok gazeteci yargılamalar sonrası mesleklerinden men edildiler. Acaba CHP'li vekiller o zaman da şimdiki gibi hak ve özgürlüklere sahip çıkmışlar mıydı?

27 Mayıs (1960) askeri müdahalesi bir siyasi kadroyu iktidardan uzaklaştırmış, bütün milletvekilleri ve yandaşlarını Yassıada'ya tıkmıştı. Dünyanın da yakından izlediği Yassıada duruşmalarına darbeciler tarafından kapatılmamış olan CHP'nin milletvekilleri de katılıyor, orada gözledikleri adalet duygusunu zedeleyen yanlış uygulamalara itiraz ediyorlar mıydı acaba?

İstanbul Barosu, bütün hukuk sistemlerinde 'kutsal' kabul edilen savunma haklarını kullandırmak üzere on yıl boyunca devleti yöneten DP kadrosunun vekâletlerini alan avukatların avukatlık belgelerini iptal etmeye kalkıştığında, baroya kayıtlı CHP eğilimindeki avukatlar acaba nasıl bir tavır takınmışlardı?

Türkiye'nin siyasi tarihi pek çok üzücü olayla dolu; bunlar bir çırpıda aklıma gelenler sadece... CHP'lilerin şimdilerde Ergenekon davasına gösterdiği yakın ilgiyi andıran tek bir olay bile hatırlamıyorum. Bildiğim kadarıyla TCK 312 ve 301 gibi 'fikir özgürlüğü' davalarına da pek ilgi duymuyor CHP'li vekiller; Hrant Dink davasının duruşmaları da onlarsız yapılıyor.

Yine de kendilerine şimdiden teşekkür edebiliriz; hiç değilse 'Ergenekon' davasını öksüz bırakmadıkları için...

yenişafak



Bu yazı 245 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,851 µs