En Sıcak Konular

Mustafa Ünal


Mustafa Ünal
0 0 0000

İlk düğme...



'Sonuna kadar sine-i millet' diyen Anayasa Mahkemesi'nin kapattığı DTP milletvekilleri bu kararlarından vazgeçti. Siyasi mücadeleye milletin sinesinde değil, parlamento çatısı altında devam edeceklerini söylediler.
Bölgenin sivil toplum örgütleri, bildiri yayımlayan aydınlar 'sine-i millete' sıcak bakmadılar ve Meclis'i işaret ettiler.

Ama milletvekillerinin kararını etkileyen faktör başka. Herkes biliyor ki bu keskin dönüşün mimarı İmralı. Yani terör örgütünün başı Abdullah Öcalan... Gizli kapaklı değil, her şey milletin gözleri önünde cereyan etti. Önceki gün istifa dilekçelerini Meclis'e sunmaları beklenirken siyasi yasaklı Ahmet Türk kameraların karşısına geçti ve 'Meclis'te kalacağız, çünkü Öcalan böyle istedi.' dedi.

Kapatma sürecinde adından çok söz ettiren şahin milletvekili Emine Ayna'nın dediği olmadı. 'Tabanımız dağa çıkmamızı istiyor.' diyen Ayna istese de dağa çıkamayacak, Meclis'e geri dönecek. DTP'deyken kürsüde hiç görünmedi, bakalım BDP'de ne yapacak?

Zaten yeni parti hazırdı: DTP gitti, BDP geldi. İsim değişti, amblem değişti, o kadar. Sadece iki fire var, mahkeme Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk'un vekilliklerini düşürdü. Bu eksikliğe rağmen grup kurmaları mümkün... Grup için 20 kişiyi olmaları yeterli. Bağımsız milletvekili Ufuk Uras yeni partiye katılacağının sinyalini verdi. Başkent kulislerinde alttan alta seslendirilen '19 artı 1 formülü' gerçekleşecek. Uras'la BDP'nin milletvekili sayısı 20'ye ulaşıyor.

Eski DTP'lilerin milletin sinesinden Meclis'in sinesine dönmeleri doğru bir karar. Ne olursa olsun çare Parlamento'da aranmalı. Başka çözüm yeri yok. Üstelik onları da yakından ilgilendiren bir süreç söz konusu... Ağır aksak da olsa 'demokratik açılım' yürüyor. Önümüzdeki günlerde bazı yasal düzenlemeler Meclis'in gündemine gelecek. Böyle bir dönemde Parlamento zemininde bölge milletvekillerinin söyleyecek sözü olmayacak mı? Meclis dışında kalmak neyi halledecek?

Ayrıca DTP, Parlamento'da olmayı önemsedi. Onun için yüzde 10 barajını aşması mümkün olmayan seçimlere girmedi. DTP, sandıktan çıkmış bir parti değil. 22 Temmuz'da partiyi yönetenler ince hesaplar yaptı, milletvekilleri bağımsız olarak seçildi. Ankara'ya gelir gelmez de DTP'ye katılarak bu partinin Meclis'te temsilini sağladılar.

Kabul etmek lazım ki DTP, parlamenter faaliyetlerde ciddi hiçbir engelle karşılaşmadı. Gerek grup toplantılarında, gerekse Meclis kürsüsünde söylemek istedikleri her şeyi söylediler. Eğer kapatma sürecini iyi yönetebilselerdi DTP kapanmayabilirdi. Geçmişin hatalarını tekrarlamaktan geri durmadılar. Partiyi kapattıracak delil dosyası o yüzden çok kabarıktı.

Eski DTP'lilerin Meclis'te kalarak yeni partiyle devam etme kararları yerinde. Ancak bu kararlarını daha yolun başında Öcalan'la ilişkilendirmeleri yanlış oldu. BDP ilk düğmeyi yanlış ilikledi. Tam da 'Dakika bir gol bir' hali... Ama bu gol kendi kalesine, rakip kaleye değil. DTP niye kapatıldı? Terör örgütüyle ilişkisinden dolayı... Öcalan'ın işaretine göre hareket ettiğini söyleyen BDP yarın yeni bir kapatma davasıyla karşı karşıya kalırsa ne olacak?

DTP kendisinden önce kapatılan partilerin tecrübesinden hiç yararlanmadı. Galiba BDP de farklı olmayacak. Baksanıza daha ilk dakikada ayağına kurşunu sıktı. Ne yazık ki BDP ilk düğmeyi yanlış ilikledi. Arkası doğru gelir mi? Düzeltmek kolay değil ama mümkün...

zaman



Bu yazı 389 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz duruşu
    • 23 Eylül 2012 'Balyoz' yok sayılamaz
    • 19 Eylül 2012 Menderes'in kabrinde bir CHP lideri
    • 5 Eylül 2012 İki görüşme...
    • 29 Ağustos 2012 Çiçek'in çıkışı
    • 1 Ağustos 2012 Tutukluluk avantaja dönüşmemeli
    • 29 Temmuz 2012 Rüya gibi
    • 25 Temmuz 2012 Suriye nelere gebe?
    • 18 Temmuz 2012 CHP değişir mi?
    • 1 Temmuz 2012 Davutoğlu ile Suriye...
    • 27 Haziran 2012 Cevap, yeri ve zamanı geldiğinde...
    • 20 Haziran 2012 Dağlıca yine dağladı
    • 17 Haziran 2012 7+5 senaryoları
    • 13 Haziran 2012 Kürtçe derste tarihî adım
    • 8 Haziran 2012 İyimser hava
    • 30 Mayıs 2012 'Hassas ve gerilimli iş'
    • 23 Mayıs 2012 Meclis'te Erdoğan barışı
    • 18 Mayıs 2012 Rota başkanlık sistemi
    • 16 Mayıs 2012 Tutuklu vekillere yasayla tahliye yok
    • 9 Mayıs 2012 28 Şubat'ın dalga boyu

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,756 µs