En Sıcak Konular

Deniz Ülke Arıboğan


Deniz Ülke Arıboğan
0 0 0000

Kimdir o üçüncü?



Belki memleketçe 'komplo teorisi' hastalığına tutulduğumuzdan; belki 'perdenin arkasında neler oluyor?' sorusuna aşırı ilgimizden; belki aşırı kuşkuculuk ve güvensizliğimizden; belki de bugüne dek yöneticilerimizin bütün iyi duygularımızı sonuna kadar istismar etmiş olmasından, hepimiz her türlü problemimizin arkasında bir 'karanlık el' arama düşüncesinden kurtulamıyoruz. Bazen ulusal, bazen de uluslar- arası düzeyde failler buluyor, tüm kötülükleri bunların sırtına yüklüyoruz. Her şeyi yapmaya muktedir olan bu kötüler, bizi birbirimize düşürüp, sürekli provokatif eylemler tasarlamaya, gençlerimizi zehirlemeye, insanları öldürmeye devam ediyorlar. Amaçlarını bilmiyoruz, onları tanımıyoruz ama muhtemeldir ki, 'iç barışımıza, bölünmez bütünlüğümüze, kurumlarımızın itibarına göz dikmiş birileri olmalı bu kişiler' diye düşünüyoruz. Peki kimdir bunlar?
Buradan bakınca tarafların tercihine göre standart suçlu tipleri değişik formlarda ortaya çıkıyor. Kimileri Ergenekon ve o noktadan hareketle askerin izini sürüyor, kimileri Cemaat'ten kalkıp polisten çıkıyor. Bazıları için genel manasıyla dinciler her şeyin sorumlusu, kimileri PKK'dan ötesine gidemiyor. Kimilerine göre İsrail, kimlerine göreyse ABD her şeyi organize edip, dünyayı düzenliyor. Kısaca herkes bir tarafa kafayı takmış durumda. Suçlu zaten bilindiğinden yorumlamak için çok da fazla bir gayret gerekmiyor.
Yapılan neredeyse tüm eylemler ve terörist saldırılar binbir türlü spekülasyona sebep oluyor. Gerçek nedir tam da bilemiyoruz ama, konuşa konuşa oluşturduğumuz 'üretilmiş gerçeklik' diğer her şeyin önüne geçiyor. Akademisyenler, gazeteciler, kanaat önderleri günlerce, saatlerce konuşuyor, tartışıyor ve büyük bir zihinsel eforla 'kendi tasarımımızı' inşa ediyoruz. Bu noktada ise medya ve enformasyon sistemlerinin gücü bir kez daha ortaya çıkıyor ve en ikna edici yayınları yapan, en güçlü iletişim dilini kullanan, izleyici ile aradaki mesafeyi en hızlı alan, en başarılı oluyor. Medya izleyiciye-okuyucuya anlatıyor, doğruyu gösteriyor ve 'gerçekliğin ne olduğuna' ikna ediyor. Lakin bu yolla belki de 'gerçeği en fazla deforme eden aktör' haline geliyor. Gerçeğin sorumlusu ise görünmezlik pelerinini giyip, suç mahallinden uzaklaşıyor.
Peki sonra ne oluyor?
Mesela bir terör saldırısı kendi içeriğinden çok daha yüklü bir anlama kavuşarak, basit bir saldırının çok ötesine taşıyor. Eylemi gerçekleştiren teröristin bile 'ben neymişim yahu!' diyeceği kadar derin niyet okumalar, siyasi sonuçlar, yaygın tahribatlar yaratılıyor. Herkes aynı olayı kendi inancına uygun biçimde yorumluyor ve kendi ihtiyacını karşılayabilecek bir sonuç yaratmayı başarıyor.
Tüm deliller 'ya bizi ikna etmek için diğer tarafça üretildiyse' sorusuna muhatap olmak zorunda kalıyor. Nitekim tüm imzalar taklit, tüm tetikçiler sahte, tüm dinlemeler montaj ya da özel üretim olabilir. Tüm sahneler tasarlanmış, tüm kişiler ayarlanmış, tüm ölümler suçunu birilerinin üzerine atmak adına tezgahlanmış olabilir. Ya da belki de tüm bu tasarlama iddiaları birileri tarafından tasarlanmış olabilir. Hayat buradan bakınca ne kadar karmaşık değil mi?
Vaktiyle teröre ilişkin bir benzetme yapmıştım, şimdi tekrar edeyim; 'terör, tıpkı sahaya bırakılan bir futbol topu gibi, her ayağına gelenin vurduğu ve karşı kaleye gol atmaya çalıştığı' bir araca dönüşüyor. O saatten sonra da topu sahaya kimin bıraktığının da bir önemi kalmıyor. Bazen topu sahaya bırakanı bile şaşırtan bir hızla ayaktan ayağa dolaşıyor. Ama yine de değişmeyen bir gerçek var; birileri o topu sahaya bırakmış bulunuyor. Evet, bir üçüncü var oralarda bir yerlerde... Bakın şair ne diyor;
Kimdi o üçüncü hep yanında yürüyen?
Sayınca bir sen varsın, bir de ben
Ama ne zaman uzayıp giden ak yola baksam
Birisi daha var daima yanında yürüyen.
Akıyor boz harmanisiyle kukuletalı,
Bilemem artık erkek mi, yoksa kadın mı
Ama kimdir öbür yanında yürüyen? (Thomas S. Eliot)

akşam



Bu yazı 2,199 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 21 Eylül 2012 Düşünce ve ifade özgürlüğünden nefret söylemine
    • 17 Eylül 2012 Ciddi bir temizlik harekatı yapılıyor
    • 31 Ağustos 2012 Terörle mücadele meselesi!
    • 29 Ağustos 2012 Neymiş bu sıfır sorun?
    • 27 Ağustos 2012 Suriyeli mülteciler ve tampon bölge
    • 17 Ağustos 2012 Hüseyin Aygün'ün kaçırılması konusu
    • 13 Ağustos 2012 Türkiye'de iç siyasetin dönüşümü
    • 3 Ağustos 2012 Dünya nereye gidiyor?
    • 4 Temmuz 2012 Kürt sorunu mu?
    • 8 Haziran 2012 Kılıçdaroğlu-Erdoğan görüşmesi
    • 6 Haziran 2012 Suriye'de son tango!
    • 2 Mayıs 2012 Yeni Ortadoğu'nun İsrail'i
    • 20 Nisan 2012 Dış politikada ilkeler
    • 28 Mart 2012 Nükleer Güvenlik Zirvesi ve Suriye
    • 23 Mart 2012 Ekonomik kriz milliyetçiliği besleyecek mi?
    • 21 Mart 2012 Afganistan ne için?
    • 7 Mart 2012 Putin'in üçüncü dönemi
    • 22 Şubat 2012 Xi Jinping Türkiye'de!
    • 10 Şubat 2012 Devlet devletin kurdu mu?
    • 8 Şubat 2012 Suriye sadece iç meselemiz mi?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,713 µs