En Sıcak Konular

A. Edip Kayılı



A. Edip Kayılı
0 0 0000

Kuyular kazmak ve sevgiliyi anmak



Kavuşma günü… Sevgiliyle buluşma günü. Düğün günü.

Bize sevmeyi, severek yaşamayı, hayatı sevgiyle anlamlandırmayı öğreten büyük bilgenin kavuşma günü.

Konuşmanın, susmanın, kelimelere, harfe gerek duymadan yapılan konuşmayı ve sohbeti öğreten büyük bilgenin vuslat günü.

Bugün ona eriş günü. Bugün onu yeniden yeniden anma günü. Kavuşma günü.

Anış günü. Anış ve hatırlayış.

Şu günlerde onu anmaya dünden daha çok ihtiyacımız var. İhtiyacımız var zira son günlerde yine bu millet için kuyular kazanlar, tuzaklar kuranlar, sevgiyi ve kardeşliği talan edip güvensizliği yayanlar var. Bu bakımdan onun gösterdiği ışığa, bizi çağırdığı huzura ihtiyacımız var.

O şöyle diyor:

“Bütün bilginler, “Zalimlerin zumlu karanlık bir kuyudur.” demiştir.

Her kim daha fazla zalimse, kuyusu daha korkunçtur, daha karanlıktır. İlahi adalet, betere beter ceza buyurmuştur.  Ey zâlim! Sen zulmünl bir kuyu kazmadasın, ama şunu bil ki; o kuyuyu kendin için kazıyorsun.

İpek böceği gibi, kendi etrafını örme, kendin için kuyu kazacaksan bari, boyuna göre kaz.

Zayıfları yardımcısız sanma. Kur’an’dan, “Allah’ın yardımı gelince” suresini oku. Sen bir fil bile olsan düşmanın senden ürküp kaçsa, ebâbil kuşları cezası seni de bulur.”

Zalimler, kazılan kuyular ve ilahi yardım.

Modern zamanlarda, biz esasen ilahi yardımı unuttuk.  Allah’a sığınmayı, sevgiyle, şefkatle ve sabırla beklemeyi, güvenmeyi ve huzuru aramayı unuttuk.

Huzura kasteden zalimler, hep kuyular kazdılar, tuzaklar kurdular. Onların kavuşma kavramından sevgiliden ve sevgiliyi yeniden anma fikrinden haberleri olmasa gerek. Ne diyelim? Acaba şunu mu desek: Bu kavuşma gününde,  yüceler yücesi Rab, zalimlerin yüreğine sevgi koysun, kalplerini yumuşatsın, gönüllerini şenlendirsin diye dualar edelim mi?

Ne dersiniz?

Sahi ne dersiniz?

Öyle sanıyorum ki, bize sevmeyi öğreten Mevlana bugün hayatta olsaydı, hiç çekinmeden duamıza âmin derdi. Hem de yürekten, ta derinlerden dualar ederdi. Tıpkı, Taif dönüşü taşlanan sevgili gibi… Peki, neden biz bu duaya âmin demeyelim? Amin, amin!

Bugün kavuşma günü… Sevgiliye eriş günü. Bugün hayır dua günü. Hayır günü.



Bu yazı 1,242 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 4 Kasım 2011 Kurban yakınlaşmadır
    • 30 Ekim 2011 İyi ve güzel olanı görmek
    • 27 Ekim 2011 Sabır...Yine sabır
    • 28 Haziran 2011 Yükseliş Günü
    • 9 Mart 2011 Kar yağıyor sokaklarına şehrin
    • 21 Şubat 2011 Şehrin delisi
    • 29 Eylül 2010 Yeni müftümüz Prof. Dr. Işıklı
    • 4 Eylül 2010 Kadir kadrinizi yüceltsin
    • 26 Mayıs 2010 Kerbela’nın İzinde
    • 26 Nisan 2010 Hikmeti aramak
    • 11 Ocak 2010 Arşivlerimiz ve kaybolan heyecan
    • 17 Aralık 2009 Kuyular kazmak ve sevgiliyi anmak
    • 23 Kasım 2009 Kaybolan safiyet
    • 16 Ekim 2009 Sessiz gemi ve üç güzel yolcu
    • 26 Eylül 2009 İçimizdeki şiddet
    • 18 Eylül 2009 Güle güle Ramazan
    • 14 Eylül 2009 Sel felaketi ve kaybolan insanlık
    • 8 Eylül 2009 İsyancı ruhlara ihtiyaç var
    • 2 Eylül 2009 Neden kendimiz olamıyoruz?
    • 27 Ağustos 2009 Jose Mourinho müftü mü?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,839 µs