En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

İktidar, muhalefet ve bunların dışında kalanlar...



Organize işler bunlar: Anayasa Mahkemesi bir siyasi partiyi tam da muhatap alınması gereken bir sürecin hız aldığı bir ortamda kapatma kararı veriyor... Başlarda süreci benimsediği hissini veren, hatta süreci başlatan iktidar partisini sürekli cesaretlendiren parti, kapatılma kararı sonrasında süreci iyice zora sokacak bir çizgi izliyor... Partinin milletvekilleri istifa kararı alıyor ve istifaların yürürlüğe girmesi için Meclis onayı gerektiğinden topu iktidar partisine atıyor...

İktidar partisi ne yapsın? Destek umduğu partinin sıkıştırdığı köşeden nasıl bir çıkışla kurtulsun? İstifaları kabul mu etsin, yoksa red mi? Dikkati sıkıştırıldığı köşeden kurtulmak üzerine yoğunlaşan Ak Parti, süreci baltalamayı bir varlık-yokluk savaşına dönüştürmüş muhalefetin siyasi ayak oyunları ile toplumu yeniden hareketlendiren şer odaklarının hilelerini nasıl boşa çıkartsın?

Gerçekten zor bir durum bu. 'İki ucu da pis değnek' dedikleri türden bir açmaz durumu...

Allah kimseyi Ak Parti'nin politikalarını belirleyen ve belirlenmiş politikaları uygulayanlardan yapmasın... Onlara da akıl ve basiret ihsan etsin.

Basireti elden bırakarak yapılacak bir yanlış hamle, yalnız hayırla sona ersin umuduyla başlatılmış açılımları yarı yolda bırakmakla kalmaz, siyasi istikrarı yerle bir edebilecek ve ülkeyi 'bir daha asla olmaz' gözüyle bakılan kargaşa ortamına yeniden sürükleyecek gelişmelere de kapı aralar.

Türkiye dünyada sözü dinlenir, bölgesinde güçlü bir ülke olmaktan hızla uzaklaşır ve son beş-altı yıl içerisinde oluşmuş demokratik dengeler yerlerini istikrarsızlığa terk eder.

Kapatılan DTP'nin yöneticileri, milletvekilleri, destekçileri böyle bir Türkiye istiyor olabilir mi? İstiyorlarsa, akıllarına ancak şaşılır. Kaostan çıkacak yeni düzen, en başta onların durumlarını ciddi zora sokacak, bütün kazanımları tersine döndürüp çözüme az kaldığını düşündüğümüz sorunu iyice içinden çıkılmaz hale getirecektir. Bir daha eski hale dönüş olmaz; kaostan DTP ve temsil ettiği varsayılan kitlelere bir pay çıkmaz.

İlk elde böyle bir durum en baştan sürece karşı çıkmış, her geçen gün eleştirilerini daha da keskinleştirmiş muhalefet partilerinin işine yarar gibi görünebilir. Öyle ya, iktidar muktedir olmaktan uzaklaşır, siyaseten çok umut bağladığı açılımları hayata geçiremezse gözden düşer. İstikrarın çekiciliğine kapılarak ülkeye gelmekte olan yabancı sermaye gerisin geriye gider. Global krize rağmen su üzerinde kalmayı başaran ekonomi, siyasi dengelerin sarsılmasıyla türbülansa girebilir. Siyasi kriz ekonomik krizle buluşursa yönetim krizi de kapıda demektir.

Yönetilemez bir ülkeyi yönetmeye talip muhalefete ancak acınır.

Hiç kuşku yok, şimdi karşılaşılana benzer siyasi ortamlarda görevin büyüğü iktidara düşer. Akılcı ve basiretli bir zihin cimnastiği sonucu belirleyecekleri çıkış planı ülkeyi rahatlattığı gibi, başlatılmış süreçlerin daha hızlı gerçekleşmesine de yaramalı. Bunun için hemen her değerli fikir sahibine ulaşıp destek alması gerekir iktidarın.

Muhalefet de ülkeyi kaosa sevketmenin bir faturası olduğunu, buna sebebiyet vermekle suçlandığı taktirde ağır bir vebal altına gireceğini hesap etmeli ve buna uygun politikalar geliştirmelidir. DTP'lilerin istifa oyunu karşısında iktidarı yalnız başına bırakmamakla ve bunun için de Meclis'te istifalara onay vermemekle işe başlayabilirler. CHP liderinin anlamsız direnişiyle gerçekleşmemiş olan Erdoğan-Baykal görüşmesinin şimdi tam zamanıdır.

Olan-bitene sevinenler ya kördürler, ya da gözleri bozuk...

yenişafak



Bu yazı 241 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,657 µs