En Sıcak Konular

Ismet Berkan


Ismet Berkan
0 0 0000

'Kimse ölmesin' demek çok mu zor?



İşte böyle bir anda kan kokusu sarar etrafı. Hayatı bu filmi izlemekle geçmiş olan bizler, ‘Bari çocuklarımız bu filmi görmesinler’ diye telaşlanırız ama hep birileri vardır arkada bize bu kanlı filmi yeniden ve yeniden yutturmak isteyen.
Dün yazıişleri masasında Tokat’ta yedi erin şehit düştüğü yerin fotoğraflarına bakıyorum. Şirin mi şirin bir bir dağ, onun eteklerinde ilçe merkezi. Dağa kıvrıla kıvrıla tırmanan bir yol.
Nasıl bilebilirsiniz bu şirin yerin bir ölüm tuzağı olacağını? Nasıl bilebilirsiniz o tepelerde, o yollarda ölümün kol gezeceğini?
Bir fotoğrafta, yol üzerindeki kan izleri ve boş kovanlar da gözüküyordu. O kovanlar ve kan izleri bize bir gün önce oracıkta yedi gencecik insanın kanlı katillerin kurbanı olduğunu hatırlatıyordu. Yoksa şirin bir ormanlık tepeye tırmanan şirin bir yol. Tepede de karakol.
***
Yedi cenaze dizilmiş ilçedeki jandarma kışlasının bahçesine. Yedi cenaze, yedi giden can. Orada öylece duruyorlar. 24 saat önce hepsi hayat doluydu. Gelecek planları vardı, sevgilileri vardı, onların askere gitmezden önce kestirdikleri uzun saçlarını bir torbada saklayan aileleri vardı.
***
Sonra siyasileri dinliyorum. Herkes ama herkes yedi şehitten söz ediyor.
Büyük büyük laflar. Normal şartlarda ezilirsin o lafların altında.
Ama bu sefer bana mısın demiyor.
O kocaman lafları edenlerin hiçbiri ama hiçbiri, ‘Artık kimse ölmesin’ demiyor, diyemiyor.
Tam tersine, daha çok kan akmasını neredeyse teşvik ediyorlar, neredeyse tahrik ediyorlar.
Çok mu zor sahiden, ‘Kimse ölmesin’ demek. Çok mu zor?
Belli ki çok zor. Söylemiyorlar.
***
İnsan hayatı değerli mi sahiden bizim için?
Elbette herkesin hayatı kendine ve ailesine değerli. Ama ya ‘öteki’nin yaşaması veya ölmesi bize bir şey ifade ediyor mu?
Şu, ‘Ateş düştüğü yeri yakar’ lafından hiç hoşlanmıyorum. Neden hepimizi yakmıyor bir yere düşen ateş? Neden konuşan o siyasileri yakmıyor?
Yeter artık. Sahiden yeter.
Deyiverin bir sefer: Kimse ölmesin.
Haykırın: Kimse ölmesin.
Çok mu zor?

radikal



Bu yazı 356 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Temmuz 2012 ‘Tanrı Parçacığı’ bize neler vaat ediyor?
    • 10 Mart 2012 Tartışmayı içerikten biçime kaydırmak
    • 25 Haziran 2011 PKK dağdan nasıl iner
    • 26 Şubat 2011 1968 neden 68’de olduysa, şimdi de isyanlar ondan oluyor
    • 26 Aralık 2010 Seçim soruları: AK Parti kaç alacak, ya CHP?
    • 2 Kasım 2010 PKK’nın içine girdiği açmazı görmek
    • 31 Ekim 2010 ‘Kırmızı Kitap’efsanesinin sırları
    • 27 Temmuz 2010 Askeri vesayetin hukuki altyapısı
    • 24 Temmuz 2010 Enerji stratejimiz var mı?
    • 21 Temmuz 2010 Sahiden 12 Eylül'ü mü oylayacağız?
    • 14 Temmuz 2010 İran çelişkileri ve iç politika yansımaları
    • 7 Temmuz 2010 Liderler neden görüşecek, neyi görüşecek?
    • 5 Temmuz 2010 Dindar solcular
    • 3 Temmuz 2010 Kılıçdaroğlu, bu kafayla hiçbir şeyi çözemez!
    • 26 Haziran 2010 Hep aynı denklemin içine sıkışmak
    • 24 Haziran 2010 Eşit yurttaşlığa dayalı demokratik cumhuriyet
    • 13 Haziran 2010 Karpuz gibi ortasından ikiye bölünmüş ülke...
    • 6 Haziran 2010 Mahkûmun açmazı: Hayattaki karşılığı
    • 24 Mayıs 2010 Maalesef bizde hattı muhalefet yoktur, sathı muhalefet vardır
    • 4 Mayıs 2010 Eski defterleri açmak...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,529 µs