En Sıcak Konular

Ahmet Kekeç


Ahmet Kekeç
0 0 0000

İzmir’in güzelleri... Özkök ve Özdil!



Bir yazı okudum... Utandım. Öyle bir yazı ki, aşağılama var, hakaret var, hedef gösterme var, ayrımcılık var, nefret suçu var...

Olmayan şey, sağduyu...

Bu yazı, “hakaret, iftira, takıntı, lakap takma bize geçmişimizden kalan şerefsiz bir mirastır” diyen Ertuğrul Özkök’ün yönettiği gazetede yayımlandı.

Müellifi, Yılmaz Özdil.

Son zamanlarda milliyetçilik konusunda hepten gözünü karartmış bir nefer olarak karşımıza çıkan Özdil’in esasında nasıl bir adam olduğunu anlatmayacağım. 

Hani, muarızları tarafından, “Dün Uzan’ın gazetesinde Aydın Doğan’a küfrediyordu, bugün Aydın Doğan’ın gazetesinde başkalarına küfrediyor” diye sarakaya alınıyor ya...

Bu konuya girmeyeceğim.

Özdil’in kimin himayesine geçtiği bizi ilgilendirmez.

Hangi kapının adamı olduğu da ilgilendirmez.

Hangi ideolojiyi temellük ettiği hiç ilgilendirmez.

Bugün buradadır, yarın başka yerde olur. Bugün böyle düşünüyordur, yarın başka türlü düşünür. İnsaf çerçevesinde kaldığı sürece, hangi kapıya giderse gider, ne yazarsa yazar... Bize ne, size ne, kime ne!

Fakat bu genç, delişmen ve öfke küpü yazar öyle şeyler yazıyor ki, “bize ne” deyip geçemiyoruz.

Özdil Hürriyet’e yazar yapıldığında, hemşehrisi Özkök şöyle bir şeyler yazmıştı: “Samimiyetle, duyguyla, bilgiyle, mizahla, tarafsızlıkla yapılan muhalefet, çifte su verilmiş çelik gibi oluyor... Yılmaz Özdil artık aramızda...”
Bu “duygulu, tarafsız, samimi, esprili” arkadaşın “bilgiyle” yaptığı muhalefeti de bir hatırlayalım: “Bidon kafa... Allah cezanızı versin be kardeşim. Fethullah... Abdullah... Mabdullah... Kıçına solunum cihazı taktıkları zaman beni hatırlarsın... Elalem gemi almış, sen iskele babası alırsın... Türbanmış, uzlaşmaymış, hikayedir. Laga lugadır.”

Muhalefetini “bilgiyle” yapan Özdil, “utandıran” yazısında önce berbat ve fırsatçı bir Ahmet Türk portresi çiziyor; sonra “barışçı” ilan ettiği İzmirlileri, Çeşme’nin bilmem ne beldesine 300 milyar lira değerinde tripleks villa kondurmuş bu “fırsatçı”ya karşı kışkırtıyor...

Hüküm cümlesi aynen şu: “Doğma büyüme İzmirliler bile, İzmir’in nimetlerinden Ahmet Türk kadar faydalanmamıştır. Bak, DTP Milano Milletvekili Sırrı Sakık’ın hiç sesi çıkıyor mu? Onun da yazlığı orda!”

Bununla kalsa, “Madem villan var, sen de Sırrı Sakık gibi sesini kes otur” demekle yetinse, anlayacağız.

Bir de villanın adresini veriyor.

Hangi yola saparak, hangi tabelayı izleyerek, hangi sitenin kapısından geçerek bu adrese ulaşacağımızı yazıyor.

Bir tek, “Size faşist diyen ama sizden çok İzmir’in nimetlerinden faydalanan Ahmet Türk burada oturuyor, daha ne duruyorsunuz” demediği kalmış...
Ki, demek istediği şey “ziyadesiyle” anlaşılıyor.

İlginçtir, “öteki”ne karşı nefret duygularını körükleyen bu yazıya hemşehrisi Ertuğrul Özkök bayılmış...

Beğenisini şu sözlerle ifade ediyor: “Sapına kadar bir İzmirlinin, damardan bir İzmir yazısı. Eminim sadece İzmir’de yaşayan İzmirlileri değil, İzmir dışındakileri de etkilemiştir. Yılmaz’ın zekâsı, araştırmacılığı, mizahı ile birleşince, ortaya nadir bir yazar çıkıyor.”

Zekasını bilmem ama, “araştırmacılığı” verdiği adresten belli.

Bu adreste kim var?

Bu adreste Ahmet Türk var.

Memleketinde kalamayan, İzmir’de rahat yaşama koşullarına kavuşan nankör Ahmet Türk.

Dalyanköy’de “çipuraları kalamarları götüren”, ama İzmirlilere “faşist” diyen Ahmet Türk.

Görüyorsunuz değil mi bilgiyle, mizahla yapılmış muhalefeti? Bir psikolojik savaş neferi bile bu kadar “kışkırtıcı” olabilir.

Biliyorum, bayram sabahı tadınızı kaçırdım.

İzmir’in güzelleri Özkök ve Özdil’i bir de bu yönüyle bilin istedim.

Bu bilgi ne işinize yarayacak, bilmiyorum ama...

Siz bilin yine de...

star



Bu yazı 400 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz ve empati
    • 5 Temmuz 2012 Hükümeti ve cemaati çökertecek tek isim
    • 26 Haziran 2012 Ben olsam bu gazetecileri sürerdim cepheye
    • 20 Haziran 2012 Bu yazıyı Kürt kardeşlerim okusun
    • 4 Haziran 2012 Nerede bu inek?
    • 28 Mayıs 2012 Kana kan istermiş!
    • 14 Mayıs 2012 ‘Kes zırvalamayı’
    • 1 Mayıs 2012 Menderes de cami yıktırmış... Ne utanmaz adamlarsınız siz!
    • 20 Nisan 2012 Erol Özkasnak
    • 12 Nisan 2012 Suriye’yle savaşa mı giriyoruz?
    • 10 Mart 2012 ‘Zavallı Başbakan’
    • 29 Şubat 2012 Paşa niçin kendini öptürmedi?
    • 27 Şubat 2012 Bizi yormayın kardeşim
    • 17 Şubat 2012 Siz kimi kandırıyorsunuz?
    • 3 Şubat 2012 Rezil olmaya doymadınız mı?
    • 1 Şubat 2012 İyi ki sivil vesayet varmış, şerrinizden korunuyoruz
    • 19 Ocak 2012 Denktaş’ı diriltmek mi?
    • 14 Ocak 2012 Hangi gazeteciler valiz hazırlıyor?
    • 12 Ocak 2012 Kozinoğlu hakkında korkunç karartma
    • 2 Ocak 2012 İlan ediyorum: Hiç yüzleri kızarmayacak!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,381 µs