En Sıcak Konular

Ali Bayramoğlu


Ali Bayramoğlu
0 0 0000

Acıyı bal eylemek: Dersim katliamı ve bu toplum



CHP içindeki tartışmaları iyi takip edin. Onur Öymen'in Dersim katliamını doğrulayan ve öven sözleri büyük tepki görüyor. Alevi kökenli milletvekilleri, parti üyeleri ya da partisiz Alevi vatandaşlar ses veriyorlar.

Bunun öneminin farkında mıyız?

CHP'den söz etmiyoruz, CHP'yi bile kuşatan toplumsal devasa bir algı değişiminin geldiği noktaya işaret ediyoruz.

Görüyor ve göğüslüyoruz.

Siyaset arenasına, basına, sokağa bakın…

Katliamı savunanı yerden yere vuran, bunu yaparken “tarihteki toplumu”, “toplulukları” hatırlayan, keşfeden ve önemseyen bir dalga var karşımızda.

Şüphe yok, bu, bir toplumsal dalga ve meşruiyet dalgası…

Dersim'de yaşananları, Kürtleri, Alevileri, Alevi Kürtleri etnik varlığıyla, dini farklılığıyla görme noktasına hızla ilerleyen bir toplumdur bu.

Adını koyalım:

Bu, bir yüzleşme alıştırmasıdır, “tarih ve ahlakla yapılan toplumsal yüzleşme alıştırması”dır. Bu alıştırmalar önünde durulmaz dev dalgalara benzerler.

Önemli olan bu değişim dalgalarının, sanılanın aksine, yıkıcı, bölücü, dağıtıcı olmaktan çok yeniden kurucu olmasıdır.

Bir toplumun değişimindeki sıhhat, o toplumun kimliğini işlemesinden, kimliği demokrat kılarak, şeffaflaştırarak, farklılıklarını içselleştirerek, hatta üreterek biteviye yeniden kurmasından kaynaklanır…

Bunu anlamak ve algılamaktan uzak kalanlar, örneğin Onur Öymenler, Ertuğrul Özkökler, Deniz Baykallar, Devlet Bahçeliler ve benzerleri siyasette, basında, üniversitelerde bu yüzden çok zamandır tarihin gerisinde, hatta altında kaldılar.

Asıl meseleye dönelim…

Gerçek odur ki Türkiye gerçekten değişiyor.

Tartışılmamış, bilinmeyen bir Dersim meselesi bir anda, cinin şişeden fırlaması ve karşınızda dev bir görüntünün oluşması gibi gündeme geliyor, bilinir olmaya kapılarını açıyor. Önemlidir bu.

Alevilik meselesi keza…

Bir yandan sistem tarafından itip kakılmış, öte yandan Sünni gelenek tarafından kuşkuyla karşılanmış ve dışlanmış bir inanç kendisini ifade etmenin demokratik, dinsel, kültürel yollarını bulmakla kalmıyor. Sünni tutum bu yeni tablo karşısında değişiyor ve dönüşüyor. Devlet bünyesinde sorun çözmek ve hizmet götürmek esaslı Alevi Çalıştayları yapılıyor.

Demokratik açılımın TBMM'de tartışıldığı gün sarf edilen en önemli cümleler bu açıdan Başbakan'ın ağzından çıktı. Dersim'i “katliam ve utanç duyulması gereken bir sayfa” olarak tanımladı, Erdoğan. Bu sözleri Başbakan'ın siyasi geçmişini, kimliğini dikkate alarak dinleyenler, Türkiye'nin nereden nereye geldiğini de görmüş oldular.

Toplumun kendisiyle, tarihiyle, kimliğiyle yüzleşmesi sadece geçmişin olumsuzluklarını deşmek değildir.

Sadece kimlik, mal, can gaspını anlatmak değildir.

O olumsuzluklardan hareketle yeni değer sistemleri, siyasi ilkeler üretebilmektir.

1915 tartışması bu kapıyı açtı, şimdi hızla bu kapıdan içeri süzülenler var…

Tekrar edelim: Türkiye'de sermaye birikimi gasp üzerine oturdu, tek kimlik kan üzerine şekillendi.

Bunlar, susuldukça, savunuldukça, özür akla getirilmedikçe, bizi kırılgan yapan gerçeklerdir.

Türkiye'nin son yıllarda yaşadığı en önemli gelişme bu kırılganlığın sigaya çekilmesidir.

Toplum yüzleşmeyi, görmeyi, korkmamayı öğreniyor…

Bunlar Ergenekon davası gibi temizlenme süreçlerinin itmesiyle oluyor.

Resmi elinde ters tutup, olup biteni otoriterleşme süreci sananların, derin temizliği ve kendiliğindenliği görmeyenlerin hızla doğru açıyı bulmalarında yarar var…

Aksi halde en azından değişimin hazzından mahrum kalacaktır.

Kekelemeye gerek yok:

Aksaklıklar, ihlaller oluyor, soruşturmalar etik sınırları aşabiliyor.

Ama çıplak gerçek şudur ki, biz, siyasi reformların uygulama safhasını yaşıyoruz.

Tekil olaylar bir yana, ana hat budur.

yenişafak



Bu yazı 493 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Eylül 2012 Sorgulama vakti...
    • 28 Ağustos 2012 Kürt sorununda yeni safha...
    • 25 Ağustos 2012 Kürtlerin şiddeti...
    • 30 Haziran 2012 Anter'in katili yaşlanmış mı?
    • 12 Mayıs 2012 Solun şiddetle hesaplaşması
    • 3 Mayıs 2012 Yeni Türkiye'nin doğum belgesi...
    • 21 Şubat 2012 Dink davası ''sil baştan''...
    • 18 Ocak 2012 İkinci cinayet zamanı
    • 17 Ocak 2012 Hrant'a sözüm var...
    • 21 Aralık 2011 Soykırım ve yasa
    • 3 Aralık 2011 Dönme dolap...
    • 30 Eylül 2011 Yazıcıoğlu ve jandarma...
    • 8 Eylül 2011 Aydının şiddetle sınavı...
    • 1 Ağustos 2011 İstifaların anlamı ve yarını: Pek iyi...
    • 28 Temmuz 2011 Parlamentoda bir terörist...
    • 5 Temmuz 2011 Futbolda temizlik, ülkede temizliktir
    • 10 Haziran 2011 Yeni CHP ha! Hadi oradan...
    • 24 Mayıs 2011 MHP'de yaşananlar ve perde arkası
    • 19 Mayıs 2011 Askere ''leş'' toplatmayan generaller iş başında
    • 19 Nisan 2011 Militarist-ulusalcı batak...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,944 µs