En Sıcak Konular

Ertuğrul Özkök


Ertuğrul Özkök
0 0 0000

Bu da benim ilerleme raporum



DÜN, dünya görüşümü, fikirlerimi, önyargılarımı bir kenara koyup, AK Parti hükümetinin icraatı ve öteki kurumların gidişatı konusunda kendimce bir “ilerleme raporu” hazırladım.


Tabi “Kendimce” dediğime göre, sahip olduğum yargıları ne kadar kenara koyabildiğim sorgulanabilir.

Hayatını benim ve Hürriyet’in üzerinden kazanan bazı “kesin inançlıları” ikna etmemin mümkün olmadığını biliyorum.

Ben yine de tarafsız bir gözlemde bulunduğuma inanıyorum.

* * *

*  AK Parti hükümeti, PKK sorununu çözmek amacıyla başlattığı “demokratik açılımda” bana göre tarihi önemde iyi şeyler yapıyor. Henüz ortaya çok somut şeyler konmamakla birlikte, niyetin samimiyeti konusunda ikna olduğumu söyleyebilirim. Bu politikayı ben de destekliyorum.

*  Ermeni açılımı konusundaki adımları da destekliyorum. O alanda da cesur ve önemli adımlar atıldı. Bu adımlar, Türkiye’nin dış dünyadaki imajının düzelmesine de yardımcı olacak.

*  Ortadoğu politikalarında başarılı ve sonuç alıcı bir yol izlendiğine inanıyorum. Ancak, İsrail konusunda gereksiz bir sertleşmeye gidildiği görüşündeyim. Ayrıca bu konuda iç kamuoyunun haddinden fazla “ısıtılmasının” tehlikeli sonuçlar doğurabileceği endişesi taşıyorum.

*  Ekonomik krizin yönetimine gelince. Finansal kurumlar düzeyinde, krizin “teğet geçtiği” düşüncesine katılıyorum. Türkiye’nin bu krizi gelişmiş birçok ülkeye göre daha az hasarla atlattığına inanıyorum.

Bunda 2001 krizi sırasında başarılan yeniden yapılanmanın etkisi olduğu kesin.

*  Buna karşılık reel ekonomide ve ekonominin mikro alanlarında krizin bırakın teğet geçmeyi, damardan girdiğine inanıyorum. Vatandaşının günlük hayatta ekonomik krizden ağır biçimde etkilendiğini görüyorum.

*  Türkiye’nin Batı’dan koptuğu tezine katılmıyorum. Ama Batı ile ilişkilerde, bu izlenimi verecek ve ilerde daha da derinleşebilecek bir üslup sorununun yaşandığına da kesin gözüyle bakıyorum.

* * *

*  Askerin demokrasi üzerindeki vesayetinin kaldırılmasında çok önemli adımlar atıldı. Atılan adımlar sayesinde, Türkiye’nin asker-sivil ilişkilerinde sağlam bir konsensüse doğru gittiğini söyleyebilirim.

*  Ancak, bazı gazetelerin ve köşe yazarlarının askeri eleştirmede “gurur kırıcı” sınırı aşmasının, ordunun psikolojisini olumsuz etkileyecek noktaya geldiğine inanıyorum. Başbakan’ın bu konudaki “ölçülü”, zaman zaman da “kollayıcı” bir üslup ve tutum sergilemesinin de çok iyi olduğu kanaatindeyim.

*  Ergenekon davasının, devlet içindeki çetelerin temizlenmesi ve darbe niyetlerinin engellenmesi bakımından tarihi önemde bir dava olduğuna içtenlikle inanıyorum. Bu yapılanmanın tamamen çökertilmesi ve bir daha kimsenin böyle yollara tevessül etmemesi için sonuna kadar gidilmesi gerektiğini düşünüyorum.

*  Ancak bu dava sırasında yapılan çok vahim hukuk hatalarının, üzülerek davaya gölge düşürdüğünü gözlüyorum. Bu hataların, ilerde Türkiye’nin başına çok ağır İnsan Hakkı ihlalleri yargılamaları getireceğini tahmin ediyorum.

*  Demokrasi üzerindeki askeri vesayet kalkarken, bu defa demokrasi üzerine çok ciddi bir “sivil vesayet” tehlikesinin çökmeye başladığına inanıyorum.

*  Devletin çeşitli kademelerinde görev yapan bazı bürokratların ve kurumların, tıpkı askeri vesayet dönemlerinde olduğu gibi “durumdan vazife çıkararak” büyük haksızlıklar yaptıklarını, hukuk ihlallerine yol açtıklarını giderek daha çok örnekte görüyorum.

* * *

*  Devletin özerk olması gereken bazı çok önemli kurumlarının son yıllarda aşırı derecede siyasallaştığını ve tarafsızlığını kaybederek, cezalandırma aracı haline dönüştüğünü gözlüyorum.

*  Yargı üzerindeki baskıların giderek arttığına ve bağımsız karar verebilme imkânlarının azaldığına inanıyorum. Medyanın bir bölümünün yargı üzerinde insafsız bir baskı oluşturduğunu gözlüyorum.

*  İllegal telefon dinlemeleri alabildiğine arttı. Ayrıca legal telefon dinlemelerinde de konuyla hiç ilgisi olmayan özel konuşmaların da dava dosyalarına konmaları, sızdırılmaları ile toplumun psikolojik dengesini sarsacak bir korku ortamı oluşturuldu. Bu korku artık iktidar yanlılarına bile sirayet eder hale geldi.

*  Basın özgürlüğü konusundaki gelişmeleri ise fevkalade endişe verici buluyorum. Basın üzerindeki baskıların bazı alanlarda askeri rejimleri bile aratır hale geldiğine inanıyorum.

* * *

Evet, benim ilerleme raporum da bu.

Son derece samimi ve tarafsız bir duyguyla kaleme alınmıştır.

hurriyet



Bu yazı 284 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 10 Ocak 2011 İslam’ın samimi sesi bu mektupta
    • 23 Eylül 2010 Hayır Ahmet, babanı sen öldürttün!
    • 2 Temmuz 2010 Halk avukatları silkeliyor
    • 1 Haziran 2010 Size sesleniyorum İsrailli dostlarım
    • 15 Mayıs 2010 O kitabı yeniden yayınlamak isterdim
    • 11 Şubat 2010 Postmodern faili meçhuller
    • 7 Ocak 2010 Eyvah, yine dil zaptiyeliği mi
    • 5 Ocak 2010 Önümüzdeki dönem yükselecek yazarlar
    • 3 Ocak 2010 Genel yayın yönetmeni nasıl gider
    • 9 Aralık 2009 Herkesin iki oy hakkı olmalı
    • 25 Kasım 2009 Ergenekon sanığı ile ortak hisler
    • 12 Kasım 2009 Bu da benim ilerleme raporum
    • 14 Ekim 2009 Kimse bana şunu sormadı
    • 1 Ekim 2009 Jurnalci gazetecilere yazıyorum
    • 16 Eylül 2009 Provokatör veya yoldaş
    • 11 Eylül 2009 Gazetecinin felaketi
    • 27 Ağustos 2009 Ben, gazeteci Ertuğrul Özkök
    • 28 Temmuz 2009 Cesur Türkler, cesur Kürtler
    • 16 Temmuz 2009 Manşet yapmamak doğru muydu
    • 8 Temmuz 2009 Kavgayı bitirmek için plan

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,964 µs