En Sıcak Konular

Taha Kıvanç


Taha Kıvanç
0 0 0000

Başbakan Erdoğan'lı Politik Açılım



Hemen yanıbaşındaki koltukta oturuyor olmama rağmen “Acaba yanlış mı işittim” diye tereddüt geçirdim ne yalan söyleyeyim; “Ben başkaları gibi bırakıp gitmem” türü cümleleri başbakanların ağzından duymak her gün nasip olmuyor çünkü... Diğer katılımcıların yüzünde de önce tereddüt, sonra bir rahatlama fark edince demokrasiye gönül veren herkesi rahatlatacak o cümlenin gerçekten sarf edildiğini anladım.

Türkiye'de sisteme müdahale döneminin hâlâ devam ettiğini düşünenler için tam bir hayal kırıklığı teşkil eden o cümle 27 Mayıs'tan 12 Eylül ve sonrasına uzanan çizgi hatırlatılıp “Müdahale dönemleri geride kaldı diyebilir miyiz?” anlamına gelen bir soru üzerine Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından sarf edildi. Başbakan kendi iktidarlarında asker-sivil ilişkilerinin olması gerekene yakın hale geldiği kanaatında; yine de alınacak yol olduğuna inanıyor.

Gündemin yoğun olduğu bir ortamda 'Politik Açılım' programı Başbakan Erdoğan'ı konuk etti. Derya Sazak, Prof. Mustafa Erdoğan, Prof. Fuat Keyman ve benim katıldığım Politik Açılım bir yıldan biraz fazla bir süredir TRT-1'de pazar öğle saatlerinde canlı yayınlanıyor. Son haftalarda gündemin merkezindeki kişileri konuk etmeye de başladık; iki hafta önceki konuğumuz Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'dü...

Başbakanın İstanbul'da ofis olarak kullandığı mekân Dolmabahçe Sarayı'na bitişik... Osmanlı döneminde sarayın eki olarak kullanılan, ihmal yüzünden dökülmüş yerler yüz ağartacak bir özenle yeniden hayata kavuşturulmuş. Programı, vaktiyle 'Beşiktaş Karakolu' olarak da kullanılan yerde çektik. İzleyen görmüştür; izbe mekân son derece eli-yüzü düzgün bir toplantı salonu halini almış...

İster televizyona program yap, ister birkaç dilin konuşulduğu uluslararası toplantı...

TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin de çok beğendi programın çekildiği yeri; gezdiği gördüğü bazı yabancı kanallar da yeniden kazanılmış benzer yerleri tercih ediyormuş. Eski fabrikalar, terk edilmiş imalâthaneler, elektrik santralleri... Vaktiyle kendi halinde yokolmaya bırakılmış pek çok eski mekân yakın zamanda elden geçirilip değerlendiriliyor. Çağdaş Sanatlar Müzesi... Santral İstanbul... Bir çok başka yer de ilgi bekliyor...

Pazar günü olduğu için izleyicilerin evlerinin sıcaklığına uyalım diye rahat kıyafetlerle yapıyoruz programı; konuk siyasi ise kravat takıyoruz. Bu defa kravatlı gittiğimiz halde, programa Başbakan Erdoğan kravatsız gelmesin mi? Çaresiz bizler de yakaları açtık...

Bunu, gazetecilerin de uyması gereken adab-ı muaşeret kurallarını gözetmediğimiz sanılmasın diye özellikle belirtiyorum. Milliyet'in eski yayın yönetmenlerinden Doğan Heper'i de durumdan haberdar edeyim diye bir de... Geçen hafta “Hah neyse, Cumhurbaşkanının karşısına doğru-düzgün kıyafetle çıktılar” aferinini ondan almışken, yeniden kaybetmek istemem doğrusu...

Notlarıma bakıyorum da, kamuoyunun şu sıralarda konuşup tartıştığı, ya da konuşup tartışması gerektiğine inandığım bütün soruları sormuşuz. Zaten bizim programın cazibesi de bu sanıyorum: Sözünü sakınmıyor hiç kimse, ama bunu saygı çerçevesinde yapıyor... Kavga-gürültü yok programda, buna rağmen toplumun önünü açacak her teklif de kimsenin kaşına gözüne bakılmaksızın söyleniyor.

Programa konuk gelenler de her soruyu çekinmeden sormamızdan mutlu olduklarını belirtme ihtiyacını mutlaka duyuyor.

Şimdiye kadar Cumhurbaşkanı, Başbakan, İçişleri, Dışişleri ve Kültür-Turizm bakanlarını, DTP Genel Başkanını konuk ettik programa; anamuhalefet partisi CHP'nin kapısını birkaç kez çalmamıza rağmen Deniz Baykal katılmak istemedi. Deniz Bey ve arkadaşları TRT'yi boykot ediyor, programlarına katılmıyormuş... Bana, “Aksi halde mutlaka katılırdım” dedi. İyi de, biz bu programı TRT'de yapıyoruz ve Allah'ı var, TRT'den kimse söylediklerimize veya konuklarımıza bugüne kadar karışmadı.

CHP liderini programa bekliyoruz.

Olağanüstü rahattı Başbakan Erdoğan; yanı başında otururken “Şimdi kızar, şimdi ters çakar” diye beklediğim hiçbir yerde rahatlığını terk etmedi. “Futbolcudur, top dolaştırır” diye bekleyenler var idiyse onları da hayal kırıklığına uğrattı; çünkü konuların özünden sapmadı... “Bazı sorulardan veya soruluş tarzından hoşlanmadı” diyebilmek isterdim; hayır, en tepki beklenebilecek soruyu bile tebessümü ihmal etmeyen cevaplarla karşıladı.

Başbakanlığın basınla ilişkilerini yürüten kadrosu bizimleydi: Prof. Nabi Avcı, Kemal Öztürk... Başdanışmanlar Mücahit Arslan, Yalçın Akdemir... Özel kalem müdürü Mustafa Kamacı... Bayağı zengin ve renkli bir ortamda keyifli bir program çıkardık.

Umarım sizler de keyifle izlemişsinizdir; kaçırdınızsa telâfisi mümkün değil. TRT 'Politik Açılım'ın tekrarını bir daha hiçbir kanalında yayınlamıyor çünkü...

yenişafak



Bu yazı 536 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 17 Eylül 2012 Hem okudum, hem de yazdım
    • 4 Eylül 2012 CIA başkanı neden geldi?
    • 16 Temmuz 2012 Vicdanım buna da elvermiyor
    • 2 Temmuz 2012 Suriye nasıl bir ülke, Suriyeliler nasıl insanlar...
    • 21 Mayıs 2012 Bir geziden ilk notlar
    • 15 Mayıs 2012 ‘Yeni CHP’ nihayet sözcüsünü buldu
    • 16 Nisan 2012 Hangi patron, hangi yönetici, hangi yazar içeri alınır?
    • 23 Mart 2012 Ben demedim, o dedi
    • 13 Mart 2012 Köşemi bugün Cumhurbaşkanı Gül’e bırakıyorum
    • 9 Mart 2012 TR325 kodadlı becerikli uzman...
    • 20 Şubat 2012 ‘Operasyon’ diye ben buna derim
    • 30 Ocak 2012 Davos’ta Türkiye dersi
    • 27 Aralık 2011 Bu yılın Cumhurbaşkanlığı büyük ödülü...
    • 12 Aralık 2011 Ak Parti üzerine hesaplar
    • 9 Aralık 2011 Gül vetoya ne zaman karar verdi?
    • 14 Kasım 2011 Kriz çıkaranlar gidiyor, ama yerlerine gelenler de yabancımız değil
    • 24 Ekim 2011 Kaddafi’nin son demleri...
    • 3 Ekim 2011 Dr. Sallaso’nun kunduzunun izinde
    • 29 Ağustos 2011 Ben meraklı bir insanım, özür dilerim
    • 26 Ağustos 2011 Bütün kepazeliklerin anasını açıklıyorum

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,206 µs