En Sıcak Konular

Mehmet Ali Birand


Mehmet Ali Birand
0 0 0000

Kuzey Irak Kürtleri de bizi anlamalı...



Dünkü yazımda sizlere, İstanbul’da American University ve Atlantic Counsel’ın birlikte düzenledikleri Türk- Kuzey Irak yakınlaşmasını konu alan konferansından söz etmiştim. Bu konferanstaki atmosferi anlatmış ve Kuzey Irak Kürtlerinin, Türkiye’den beklentilerine değinmiştim.
Gerçekten de, çok farklı sözler duyduk. Konferansa katılanların duyarlıklarını anladık. Ancak, madalyonun bir de öbür yanı var. Ben hem konferans sırasında bu konuya değindim, hem de burada açıkça anlatmak istiyorum.
Türkiye ile Kuzey Irak’ın birbirilerine muhtaç olduklarına inananlardanım. Kuzey Irak yarın, şu veya buradan gelen bir saldırı veya baskı ile karşı karşıya kalırsa, Türkiye’den daha etkin bir yardım eli bulamaz.
Sırtını İran’a dayayamaz. Sünni veya Şii’lerden de destek gelmez.
Türkiye ile Kuzey Irak Kürtleri birbirleri için, tüm kötülüklere karşı birer tampon görevi görürler. Ancak bunun gerçekleşmesinin tek bir koşulu vardır. O da, PKK’nın aramızdan çıkmasıdır.
Bu konferans sırasındaki tartışmalarda, Iraklı Kürt dostların, PKK’nın Kandil’deki varlığının Türk toplumu açısından ne anlama geldiğini tam anlayamadıkları sonucuna vardım. Genelde, PKK olayına adeta Birleşmiş Milletler gözlemcisi gibi baktıklarını gördüm.
“ PKK sizin bir iç işinizdir. Ne yapıp edip, kendi Kürt sorununuzu çözün de bu dertten biz de kurtulalım...” diyenler vardı. Ben de kalkıp, kendilerine dostça bir öneride bulundum:
“...Arkadaşlar, eğer gerçekten Türkiye’nin sizin arkasında durmasını istiyorsanız, birkaç noktaya dikkat edin.
1. PKK’nın Kandil’deki varlığını hafife almayın. PKK sizin iç sorununuzdur. Kendi sorunuzu halledin ki, biz de bu sorundan kurtulalım,  yaklaşımını benimsemeyin. Birleşmiş Milletler gözlemcisi gibi davranmayın. Türkiye sizden PKK’ya karşı savaş açmanızı ve Kandil dağına saldırıp, orada bulduğunuz tüm Kürt kökenlileri öldürmenizi beklemiyor. Yapamayacağınızı, yapmak istemeyeceğinizi biliyoruz. Ancak sizlerden duyarlı olmanızı, hafife almamanızı istiyoruz. PKK unsuru aramızdan ayrılmadan hiçbir zaman rahat edemeyeceğiz. İlişkilerimiz gerçekten kökleşemez.
2. Çok uzun bir yol alındı ve ilk defa Türkiye ile Kuzey Irak Kürtleri birbirlerini tanımaya başladılar. İlk defa düşmanca bakışlar dağılmaya başladı. Ancak tekrar ediyorum, bunun tek yolu, PKK’yı aramızdan çıkarmaktır. Başka bir yolu yoktur.
3. Üçüncü nokta da, Kuzey Irak’taki bazı çevrelerde hala geçerli olan ve Türkiye’yi düşman gibi görme eğiliminden kurtulmaya bakın. Doğrudur, geçmişte olduğu gibi, gelecekte de Türkiye kadar sizleri anlayacak ve destek verecek başka bir ülke bulamazsınız...”
Bana inandılar mı, bilemem. Ancak söylediklerim çok içtendi ve bu ilişkilerin güçlenmesinden yana olan bir insan olarak konuşmuştum.
Hala da aynı fikirdeyim.
Ne yapıp edip aramızdaki güveni arttırmamız gerekiyor.
Bunun yolu da Kandil’den geçiyor.
  
 
KİTAP KÖŞESİ
Öldüler mi, öldürüldüler mi?
Gazeteci-yazar Şamil Tayyar yine ilginç bir kitaba imza atmış: “Pusu, Derin devletin Kurbanları”… Tayyar kitabında, Türkiye yakın siyasi tarihinde ölümleri pek çok soru işareti uyandıran önemli isimlerin ölümlerinin ardındaki sır perdesini aralamaya çalışmış. Turgut Özal’dan Muhsin Yazıcıoğlu’na, Org.Eşref Bitlis’ten Adnan Kahveci’ye kadar ölümleri hala sıkça tartışılan isimlerin ölüm nedenlerini araştırmış. Kitapta ciddi bir arşiv çalışması var. Kitabın arka kapağındaki, helikopterinin “düşmesi-düşürülmesi?” sonucu hayatını kaybeden Muhsin Yazıcıoğlu alıntısı da hayli ilginç: “Her istihbarat teşkilatının uzman olduğu bir alan varmış. Bizimkiler de trafik kazalarında uzmanmış (Timaş Yayınları, 0212 511 24 24)
  
Komplo mu, provokasyon mu?
Pek çok kesime göre Türkiye bir komplolar ülkesidir. Darbeler, suikastlar,  patlayan bombaların arkasında hep komplo teorileri vardır. Yaşanan tüm şiddet olayları provokasyon amaçlıdır. Komplolara ve provokasyonlara ister inanın ister inanmayın Atilla Akar’ın kitabı çok ilginç. Akar “Türkiye Komplolar ve Provokasyonlar Tarihi” adlı bu kitapta 1 Mayıs 77’de yaşananların, 6-7 Eylül olaylarının, Sivas katliamının ve Gazi Mahallesi olaylarının perde arkasına bakıyor. (Profil Yayıncılık, 0212 514 45 11)

posta



Bu yazı 671 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Eylül 2012 Türkiye, Suriye'de frene basıyor...
    • 25 Temmuz 2012 Türkiye'siz İsrail'in eski etkinliği kalmadı...
    • 20 Temmuz 2012 Esad için yer aranmaya başlandı, ancak henüz kabul eden ülke bulunamadı...
    • 13 Temmuz 2012 Washington Ankara'yı yavaşlatmaya çabalıyor
    • 27 Haziran 2012 Türkiye karizmasını çizdirmedi...
    • 21 Haziran 2012 PKK, vurdukça devre dışı kalıyor...
    • 25 Nisan 2012 23 Nisan müsamelerinden kurtulamayacak mıyız?
    • 19 Nisan 2012 Böyle subay yetiştirirseniz, Darbe'ye hayret etmeyin
    • 2 Mart 2012 ABD raporu: Ermenistan ile ilişkiler açılmalı...
    • 21 Şubat 2012 Bu defa MİT kazandı, ancak dikkat...
    • 9 Şubat 2012 Bırakın dindar nesli, tablet nesli geliyor...
    • 23 Aralık 2011 Biz neden kızıyoruz, asıl Sarkozy utansın...
    • 15 Aralık 2011 Gül 2014'e kadar Çankaya'da...
    • 10 Aralık 2011 Erdoğan çekildi, partinin haline bakın...
    • 30 Kasım 2011 Başbakan'ın ameliyat sonucu saklanmamalı...
    • 27 Ekim 2011 Devlet ne yapsa, bir türlü yaranamıyor...
    • 20 Ekim 2011 Bu açık bir cinayettir, bir savaş ilanıdır
    • 29 Eylül 2011 PKK vuruyor, ancak kışkırtamıyor...
    • 21 Haziran 2011 Erdoğan'ı tarihe asıl Kürt sorunu geçirir...
    • 22 Nisan 2011 Türkiye, BDP'ye sahip çıktı

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,052 µs