En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Fırsat henüz kaçmış değil



Gerçekten de dervişin fikri ne ise zikri de o... CHP lideri Deniz Baykal ile Başbakan Tayyip Erdoğan Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle yanyana düştüklerinde bir şeyler konuştular. CHP lideri Baykal görüşme sonrası “Erken seçimi konuştuk” açıklamasını yaptı; Başbakan Erdoğan ise “Hayır efendim, ne münasebet, biz demokratik açılımı konuştuk” tepkisini verdi.

İkili birbirlerinin neyi kast ettiğini anlamamışlar besbelli...

Bu sayede bizler Deniz Baykal'ın fikrinin 'erken seçim', Tayyip Erdoğan'ın ise 'demokratik açılım' olduğunu biliyoruz.

Önemli olan Başbakan Erdoğan'ın 'demokratik açılım' sürecinin devamından yana tavır alması... Onun yerinde kim olsa, Cumhuriyet tarihinin bu en cesur ve bir o kadar da siyaseten riskli açılımına, muhatapların sergilediği şımarık ve sorumsuz tavır yüzünden, “Benden bu kadar” deyip veda ederdi.

Hâlâ umudunu yitirmemiş olması, sabrının sonsuza kadar süreceğini göstermez elbette. Sürecin muhatapları kendilerini derleyip toparlamaz ve 'sorumlu bir partner' görüntüsü vermeye başlamazlarsa hep birlikte ciddi sıkıntılar yaşanır.

Türkiye'nin önünü açmak üzere iktidarın benimsediği 'demokratik açılım' türü süreçleri bizden önce yaşamış ülkelerde 'sorumluluğunu müdrik muhatap' konusu önemliydi. İngiltere'de geçmişinde IRA ile flört etmişlik de bulunan Sinn Fein liderliği, uzun süren müzakereler boyunca birkaç kez ipleri koparma noktasına gelen Tony Blair hükümetini yüreklendiren taraf oldu. IRA içindeki çelik çekirdeği yumuşatarak savaşı 'barışa' çevirmeyi Gery Adams'ın başında bulunduğu Sinn Fein sağladı.

Süreci yakından izleyen bir yabancının dediği gibi, maalesef bir Gery Adams çıkmadı bizde...

O konuma en fazla yakışan politikacı DTP'li Ahmet Türk de 'güvenilir partner' konumunu ilk parti PKK'lının dağdan indiği gün kaybetmiş oldu.

DTP'liler o gün yaşananların 'kontrol dışı' gelişmeler olduğunu iddia etseler de, hükümet adına süreci yönlendiren İçişleri Bakanı Prof. Beşir Atalay'ın görüşünün farklı olduğu anlaşılıyor. Hükümet çevrelerine göre, DTP verdiği sözlere uymadı, gösterileri kabul edilebilir sınırlar dışına taşırma sorumluluğu da DTP liderlerinde...

Önemli olan soru şu: Bundan sonra ne olacak?

Galiba bu soruya esas cevap vermesi gerekenler hükümetin başlattığı açılımın muhatapları... Demokratik açılımın devam etmesini istiyorlarsa dağdan inmeler yeniden başlayabilir. İlk partide gelenlere gösterilen iyi niyetli yaklaşımdan bundan sonra gelenler de aynen yararlanacaklardır. Süreç bunu gerektiriyor çünkü.

Hükümet de kendi üzerine düşen görevleri, önümüzdeki günlerde konuyu Meclis gündemine taşıyarak yerine getirecektir. İsmi üstünde 'demokratik' bir açılım, demokratik hak ve özgürlüklerin herkes için en geniş biçimiyle kullanılmasıyla gerçekleşebilir. Bunu sağlamanın yeri de TBMM'dir.

En başta kararlaştırıldığı üzere, haklarında mahkeme kararı bulunmayan PKK'lıların dağdan inerek topluma kazandırılması sonrası oluşacak yeni hava, 'sorun' olarak görülen alanlarda yapılacak yasal (ve daha sonra anayasal) düzenlemelerle pekiştirilecektir.

Sürecin bu aşamada akamete uğramasının çıkaracağı faturanın ağırlığı süreci bozma sorumluluğunu taşıyanları zora sokacaktır. Gösterilen iyiniyetin suistimal edildiğinin anlaşılmasıyla alınacak her tür tedbiri, dünya kamuoyu, kabul etmeye hazırdır. Türkiye ile yakınlaşmanın yararlarını görmeye başlayan Irak'ın kuzeyindeki yapının da dirsek çevirmesiyle dağ kadrosunun işi daha da zorlaşacaktır.

Başbakan Erdoğan'ın sürece hâlâ sahip çıkması fırsatın henüz kaçmadığını gösteriyor.

yenişafak



Bu yazı 217 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,789 µs