En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
0 0 0000

Domuz gribi aşısı tartışması



Domuz gribi aşısı ile ilgili tartışmalar sürüyor ve bitecek gibi de görünmüyor. Sadece bizim değil, tüm dünyanın kafası karışık.

Bu senenin sorusu bu: Domuz gribi aşısı olalım mı, olmayalım mı?

Domuz gribi aşısı taraftarları içinde ‘Okullarda ailenin iznine tâbi olmadan ‘zorunlu’ olarak yapılmasını’ gerekli görenler olduğu gibi ‘Onay almadan aşı yapılamaz’ fikrini savunanlar da var. Bir grup da yaygın bir aşı kampanyası yerine ‘Sadece risk altında olanlar aşılanmalı’ diyor.

Bunların karşısında ise benim gibi ‘domuz gribi aşısı ile ilgili tüm dünyada konuşulan bir takım bilimsel endişeleri’ dile getirerek daha temkinli olalım diyen ve bu sözleri farklı sebeplerle ‘Kimse sakın domuz gribi aşısı olmasın’ şeklinde yorumlanan bilim adamları var.

Bir ilaç, aşı veya bir tedavi yönteminin insanlara olumlu-olumsuz her yönüyle ‘tam ve doğru olarak anlatılması’ nın hiçbir şekilde ‘Bu ilacı içmeyin, bu aşıyı olmayın veya bu ameliyatı yaptırmayın’ demek olmadığı apaçık ortadadır.

Tam aksine bir tıbbi girişim veya tedavi uygulanmadan önce hastalara bunların ne için yapıldığının, ne gibi sonuçlar beklendiğinin ve ne gibi yan etki, risk veya komplikasyonların ortaya çıkabileceğinin ‘tüm ayrıntılarıyla’ ve onların ‘anlayabilecekleri bir dille’ anlatması kanuni bir zorunluluktur.

Anlatmak da yeterli değildir, bunun ‘yazılı bir belge’ ile kanıtlanması da gerekir. Üstelik bu belgenin basitçe ‘Tavsiye edilen tedavi ve girişimleri kabul ediyorum, sorumluluk bana aittir’ şeklinde olması da hukuken bir işe yaramaz. İmzalanacak olan belgede o işlem ile ilgili ‘tam ve doğru’ bilgilendirmenin yapılmış olması şarttır.

Okul idarelerinin velilerden çocuklarına aşı yapılmasını isteyip istemediklerine dair imzalamaları istenen belgelerin de bu niteliği taşıması gerektiği kanaatindeyim.

DÜNYA KARARSIZ

Dünya, domuz gribi aşısının ‘gerekli olup olmadığını, güvenirliliğini, etkinliğini, yan etki ve risklerini ve harcanan paranın buna değip değmeyeceğini’ tartışıyor.

Salgını ‘Korku’ başlığıyla kapak konusu yapan ABD’ nin çok satan bilim dergisi Wired’ a göre Amerikalılar ‘Çocuğumu aşılatmalı mıyım, yoksa aşı tehlikeli mi?’ sorusuna cevap arıyorlar. Dergide, domuz gribinden ölenlerin sayısının 1000 kişiyi aşmış olmasına rağmen son yapılan ankette halkın sadece yüzde 35’ inin ‘“Ben bu aşıyı güvenle yaptırırım’ cevabını verdiği bilgisi yer alıyor.

Haberde ABD’de bırakın domuz gribi aşısını, diğer hastalıklar için aşılamalarda bazı eyaletlerde yüzde 6 gibi alarm seviyesinde kayıplar yaşandığı ve Amerikalıların yüzde 25’inin aşıların çocuklarını zehirlediğine inandığı da bildiriyor.

Washington Post ve ABC tarafından yayınlanan bir kamuoyu araştırması da her 10 kişiden 6'sının domuz gribi aşısı olmayacağını, ailelerin de sadece yüzde 52'sinin çocuklarına aşı yaptıracaklarını söylediklerini gösteriyor.

Bütün bu tartışmaların Amerika’ da üretilen aşılarda skualen ve timerosal gibi maddeler bulunmamasına rağmen yapıldığı da, Amerikan hükümetinin aşı yapılan kişilerin bundan zarar gördüğünü iddia ederek aşı üreticileri ve sağlık görevlilerine dava açılmasına karşı kanunla ‘dokunulmazlık’ getirmiş olduğu da dikkate alınmalı. 

AFP’ nin haberinde de bir ankete göre, 86 kişinin öldüğü Kanada’ da halkın yüzde 51’ inin aşıya karşı oldukları sonucunun çıktığı bildiriliyor. 

Almanya’ da aşı olmak istemeyenlerin sayısı tüm ülkelerden fazla. British Medical Journal’ de yer alan yazıda politikacı, bürokrat ve askerlere halka yapılandan farklı özel bir aşı uygulanacağının açıklanmasından sonra kesin aşı olmak isteyenlerin oranının yüzde 12’ ye kadar indiği bilgisi yer alıyor.

GELELİM NETİCEYE

Bu tartışmaların birçok sebebi var. Bence bunların başında da sağlığın çok kâr getiren bir sektör haline gelmiş olması; ilaç ve aşı endüstrisine duyulan güvensizlik geliyor. Domuz gribi virüsünün biyolojik ve ekonomik bir silah olduğu iddiaları da yabana atılacak gibi değil.

Bilim adamları arasındaki fikir ayrılığına gelince: Mutlaka aşı olun diyenlerle, aşıya daha temkinli yaklaşanların aralarında aslında ‘temel görüş farkı yok’. Amaç dünyamızın bu salgını en az zararla atlatması, insanların sömürülmeden sağlıklı yaşamaları. Mücadelemiz bunun için!

 



Bu yazı 3,952 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 14 Mayıs 2013 Akademik sahtekârlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 11 Aralık 2012 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 9 Ekim 2012 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 3 Ekim 2012 Burun damlaları ile aldatılıyor muyuz?
    • 2 Ekim 2012 Kimi kime şikâyet edelim?
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 16 Eylül 2012 Mamografi taramalarına karşıyım
    • 10 Eylül 2012 Modern tıbbın son numarası: Aşırı teşhis
    • 8 Eylül 2012 Mamografi kanser riskini arttırıyor
    • 7 Eylül 2012 Benzer ilaç nedir?
    • 28 Ağustos 2012 Meme taraması saç taramaya benzemez
    • 14 Ağustos 2012 Antibakteriyel ürünlerdeki büyük tehlike
    • 6 Ağustos 2012 Sağlıklı suda hiçbir mikrop olmamalıdır
    • 30 Temmuz 2012 Enerji içecekleri yasaklanmalıdır
    • 23 Temmuz 2012 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 10 Temmuz 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 23 Haziran 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 13 Haziran 2012 Ot-Çöp tüccarlarından alacağımız dersler de var
    • 17 Nisan 2012 Sönmez gene döndü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,676 µs