En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Dağdakiler inerken...



Günlerdir, hacı yolu bekler gibi, sınırın öbür tarafından gelecekleri bekliyoruz. Irak'ın kuzeyindeki Mahmur Kampı'nda yerleşik Türkiyeli Kürt mültecilerden çocuklu-kadınlı 34 kişi dün sınırı geçti. Bu ilk grubu Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde yerleşik PKK-sempatizanlarının dönüşü izleyecek. Bu iki grubu da Kandil'de mevzilenmiş başkalarının izlemesi bekleniyor.

'Hacı yolu bekler gibi' benzetmesi boşuna değil; bu dönüş çok uzun yıllardır arzu edilen bir şey. Kazasız-belâsız gerçekleşmesi halinde, dağları mekân tutan birkaç bin militanın ellerindeki silâhları bırakarak ülkelerine geri dönmesi sağlanmış olacak.

'Dağdakileri indirmek' diye sözü edilen olay bu.

Türkiye son 25 yıl boyunca 'ayrılıkçı' ve 'bölücü' özellikler gösteren bir teröre muhatap; PKK örgütünün eylemleri sırasında ve teröre karşı mücadelede yaklaşık 40 bin kişinin hayatını kaybettiği biliniyor. Aynı süre içerisinde 100 binlerce dolarlık maddi kayıptan da söz ediliyor. Terörün varlığı yüzünden ülkenin doğusu ve güneydoğusu kalkınma hamlesinden payına düşeni alamadığı gibi, 'istikrarsızlık' ülkenin diğer taraflarının da yeterince kalkınmasını engelledi.

'Demokratik açılım' ülkenin birlik ve düzenini yeniden inşa edecek bir proje ve projenin en önemli ayağı da dağdaki militanların tetikten ellerini çekmesi. Teröre bulaşmamış unsurlar yapılan çağrılara cevap olarak dünden itibaren dönüşe geçtiler. Bu yolla birkaç bin genç kazanılabilecek. Terörün çıkmaz yol olduğunu geç anlayanların biraz daha uzun bir yol katetmeleri gerekebilir; amaçlanan, Türkiye'yi tehdit eden bütün silâhlı unsurların belli bir zaman içerisinde etkisizleştirilmesi...

'PKK' diye adlandırılan örgüt yalnızca Türkiye'den beslenmiyor insan unsuru olarak; Irak'tan, Suriye'den ve İran'dan elemanları da içinde barındırıyor. Bu bakımdan Irak, İran ve Suriye'nin de Türkiye ile benzer tavırlar takınması gerekiyordu; birkaç aydır bu yüzden bu ülkelerle aynı çizgide buluşma çabaları sarf edildi. Dün gelen ilk grup o yorucu çabaların sonucu.

'Kan' insanların gözünü bürüyünce sağlıklı kararlara varılamıyor. Yıllardır sonuç alınamamasının altında 'gözleri kan bürümesi' önemli bir etkendi. Bu süre içerisinde kaçan fırsatların haddi hesabı yok. Bu defa sonuca gidileceği umudunun doğması Türkiye içerisindeki demokratik ortamın canlılığıyla yakından ilintili. Herkesin kendini en çarpıcı biçimde ifade edebildiği bir ülkede sonuç almak için silâha başvurulmasını anlatması çok güçleşti terör örgütünün...

Bazılarımız olan-biteni doğru değerlendirmede hâlâ zorlanıyor. Oysa Türkiye son yıllarda kazandığı kendine güvenle hareket ediyor bugün; istikrarı amaçlıyor ve bu yolda devlet kurumları arasında uyumu sağlayabilen güçlü bir hükümet işbaşında. Karar verildiğinde bunu gözünü kırpmadan uygulama iradesi sonuç alabilmenin yolunu açtı.

Terör örgütü Türkiye'deki bu değişimi önüne çıkartılan engellerden anlıyor. Daha önce örgüte müsamahayla yaklaşan, zaman zaman destek çıkan odaklar, giderek arkasından çekiliyor. Bugünün dünyası şiddetin dilini ayıplayan bir dünya ve Türkiye bu anlamda dünyanın yükselen yıldızı. 'Terörist' tanımı icabı maceracıdır, ancak bugünün ortamında Türkiye karşıtı terörün faturası hayli yüksek ve terörist de olsa hiç kimse o kadar da maceracı değil.

Dün başlayan eve dönüşü kolaylaştırıp hızlandırmak bizim elimizde. Teröre mâruz kalınan dönemlerin yaralarını taşıdığı halde bugünleri gerçekleştirmeyi başaran toplumumuz, terörden arınmış bir ülkede çok daha büyük atılımlar gerçekleştirebilecektir.

Bırakalım gelsinler, dinamik bir toplumun parçası haline dönüşmeye çalışsınlar.

yenişafak



Bu yazı 175 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,494 µs