En Sıcak Konular

Fikret Bila


Fikret Bila
0 0 0000

Avşar olayı kafaları iyice karıştırdı



Yargıda yaşadığımız farklı uygulamalar suç ve ceza konusunda kafaları iyice karıştırdı. Ne suçtur, ne değildir; ne ifade özgürlüğüne girer, ne girmez; kim söylerse suçtur, kim söylerse suç değildir, iyice birbirine girdi.
“Kürt açılımı” sürecinde, hükümetin talebi ve teşvikiyle ortaya dökülen görüşler hangi koşullarda suç iddiasına konu olur, hangi koşullarda olmaz? Bu sorulara yanıt vermek neredeyse imkânsız hale geldi.

Hülya Avşar olayı
Taze örneklerden biri, ünlü sanatçı Hülya Avşar ve onunla röportaj yapan Milliyet’ten Devrim Sevimay hakkında açılan soruşturma. Avşar, halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmekle suçlanıyor.
Ünlü sanatçı, annesinin Türk, babasının Kürt olduğunu belirterek, kendisini melez gibi gördüğünü ifade etmiş ve hadi bana bir isim bulun, diye konuşmuştu. Türkiye’de, Avşar gibi, anne ve babası farklı etnik kökenlerden gelen milyonlarca örnek vardır. Tartışma sürecinde de hemen herkesin en çok vurgu yaptığı gerçek de budur. Biz etle tırnak gibiyiz, nasıl ayrılabiliriz yaklaşımı hep bu gerçeğe dayandırılır. Avşar da kendini örnek göstererek aynı gerçeğe dikkat çekmek istediğini belirtiyor.
Değerli bir savcımız, Hülya Avşar’ın bu röportajının “halkı kin ve düşmanlığa teşvik” etmek suçuna girdiği iddiasıyla soruşturma açtı.
Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesi, bu suçu şöyle tanımlıyor:
“Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.”
Hülya Avşar’ın bu sözleri kamu güvenliğini açık ve yakın tehlikeye atıyorsa; o zaman, biz bu konuyu nasıl tartışacağız? Bu süreçte Başbakan, siyasi parti liderleri, bakanlar, milletvekillerinin sözlerini nereye koyacağız?
Dahası, Abdullah Öcalan’ın İmralı’dan her hafta avukatları aracılığıyla muntazam şekilde verdiği demeçleri, terör örgütü liderlerinin geniş yer ve yankı bulan açıklamaları ne oluyor o zaman? Ve bu demeç ve açıklamaları sadece haberleştiren Milliyet muhabiri Namık Durukan’a soruşturma açılmasına ne diyeceğiz?

Kürtçe yasağı
Bir savcımız Avşar hakkında soruşturma kararı verirken, bir diğer savcımız, Kürt propaganda yasağını çiğneyen bir siyasetçi için, “TRT-6 24 saat Kürtçe yayın yapıyor, artık bu yasağın içeriği anlamsız kalmıştır” yaklaşımıyla, soruşturmaya gerek olmadığına hükmetti.
Yüksek Seçim Kurulu’nun kararına ve Seçim Kanunu’nun 58. maddesine bakarsanız, Türkçe dışında bir dille siyasi propaganda yapmak suç. Ama savcı, fiili durumla çelişen bu hükmün anlamı kalmadığı kanaatine vardı ve soruşturma açmadı. Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek de açılım süreciyle ilgili olarak bu kararı bir uygulama örneği olarak verdi.

Yasama veya yargı
Suç, suçun unsurları, ifade özgürlüğünün sınırları konusunda birçok çelişik karar örneği daha verilebilir. Herkesin tek güvencesi hukuk olduğuna göre ya siyaset kurumumuz yasaları yeniden düzenleyerek ya da yargı kurumumuz uygulama birliği veya en azından yakınlığı sağlayarak, bu karışıklığa son vermelidir.

milliyet



Bu yazı 857 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ankara’nın müzakere planı nedir?
    • 26 Eylül 2012 Özkök: Bektaşi fıkrasına döndü
    • 19 Eylül 2012 PKK, BDP’yi boşa çıkardı
    • 9 Eylül 2012 PKK’nın yerleştirmeye çalıştığı dil
    • 7 Eylül 2012 Bomba sayımı vardı
    • 5 Eylül 2012 PKK’nın ‘ele geçirme’ ısrarı
    • 29 Ağustos 2012 Çiçek’in mutabakat çağrısının muhatabı
    • 28 Ağustos 2012 Çiçek’ten ulusal mutabakat çağrısı
    • 26 Ağustos 2012 Kuzey Irak-Kuzey Suriye çelişkisi
    • 25 Ağustos 2012 ''Çözüm'' denilince ne anlaşılıyor?
    • 23 Ağustos 2012 Sadece cenazede değil
    • 19 Ağustos 2012 PKK’nın ''kontrol bende'' mesajı
    • 15 Ağustos 2012 PKK ile ilgili yanılgılar
    • 8 Ağustos 2012 Şemdinli’de neler oluyor?
    • 6 Ağustos 2012 PKK saldırılarının şifreleri
    • 5 Ağustos 2012 Büyük tasfiye
    • 29 Temmuz 2012 Kuzey Irak’ta ağzı sütten yanan Türkiye
    • 27 Temmuz 2012 Ankara’nın Barzani tercihi
    • 26 Temmuz 2012 PKK ve Kürt sorunu boyut değiştiriyor
    • 22 Temmuz 2012 Esad’ın tutunması artık çok zor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,146 µs