En Sıcak Konular

Taha Kıvanç


Taha Kıvanç
0 0 0000

'Sit-com cemaati' haberleri



Hürriyet'ten ayrılan Bekir Coşkun 'Onuncu Köy' köşesini Habertürk gazetesine taşıyor; gazete kaç gündür “Türkiye'nin sevilen yazarı burada yazacak” anonsuyla duyuruyor haberi... Bakalım yeni köyünde ne yapacak, neler yazacak?

“Bugüne kadar ne yazdıysa onu yazar” diyecekleri uyarırım: Bu iş sandığınız kadar kolay değil. Gazetesini değiştiren her yazar yeni yuvasında eski başarısını tekrarlayamıyor. Okur uyumu şart.

'Onuncu Köy' köşe ismi olarak çok çağrışımlıydı ve Bekir Coşkun'un dokuz köyden kovulma iddiasını yansıtıyordu. Hürriyet'ten kendisini dışarıya iten olmadı. Bu durumda köşesini aynı isimle mi açacak, yoksa 'transfer' biçimine de uygun daha makul bir yeni isim mi bulacak?

Aynı türden yazılarla okurun karşısına çıkmayabileceğini düşündüren açıklamalar da yaptı Bekir Coşkun; “Göbeğini kaşıyan adamlarla barışmak istiyorum” dedi meselâ. 'Kürt açılımı' ve 'Ermeni açılımı' ile gündemi belirleyen bir iktidara doğru bir 'Bekir Coşkun açılımı' neden olmasın? Sizler hatırlamasanız bile, bir ara büro komşuluğu da yaptığımız için kalemini iktidarlar konusunda usturuplu kullandığı dönemleri de hatırlıyorum Bekir Coşkun'un...

Kendisine yeni yuvasında mutluluklar dilerim.

Esas Bekir Coşkun sonrası Hürriyet'te neler olabileceği beni düşündürüyor. Özellikle her ayrılanın yerini doldurma görevini üstlenen Mehmet Y. Yılmaz'ın durumu benim için endişe kaynağı... Şimdiden birkaç kimliği birden taşıyor ve herbirinin altında eziliyor, bir de Bekir Coşkun işlevini üstlenmeye kalkarsa, hali nice olur, düşünmek bile istemiyorum.

Yazarlık hayatına 'aşk yazılarının dayanılmaz yazarı' reklâmı eşliğinde başlamıştı Mehmet Yılmaz; ustası Hıncal Uluç gibi yazacaktı... Uzun bir süre genç kızların hatıra defterlerine girecek türden mavi-pembe yazılar yazdı da... Ardından Fatih Altaylı ayrıldığında Hürriyet kendisine orta sayfayı teslim etti ve birdenbire selefinin saldırgan üslubuna büründüğü görüldü. 'Hıncal-Altaylı' gibi yeni bir türün örneklerini okudu Hürriyet alanlar...

Emin Çölaşan ayrıldı, Hürriyet kendisine “Ondan boşalan yeri doldurmak ve o gitti diye kaçabilecek okurları gazetede tutmak da senin görevin” talimatını vermiş olmalı ki, Mehmet Yılmaz'ın eşzamanlı olarak Emin Çölaşanlaştığı süreci izlemeye başladık.

'Hıncal-Altaylı' iken âniden 'Hıncal-Altaylı-Çölaşan' karması bir yazara dönüştü...

Şimdi bir de Bekir Coşkun kimliğine bürünürse okurların kafası iyice karışabilir...

Okurların kafasının karışması neyse de, Hürriyet'i çıkaran 'sit-com cemaati'nin kafası iyice pejmürde... Başka bir gazetede rastlasaydım “Ramazan başlarına vurmuş” diyebileceğim hatalarla çıkıyor Hürriyet gazetesi; ertesi günü bekliyorum, iki satırla küçük bir özür bile dilemediklerine göre, hatalarının farkına da varmıyorlar...

Önceki gün sözgelimi, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın New York temaslarını duyurduğu sayfasında bir fotoğrafta yapılan büyük hata gibi... Fotoğrafta Tayyip Erdoğan, Egemen Bağış, Mehmet Şimşek görülüyor; bir dördüncü kişi daha var ve fotoğrafın üzerinde o kişinin 'Mevlüt Çavuşoğlu' olduğu yazılı...

Oysa Hürriyet'in Mevlüt Çavuşoğlu diye tanıttığı kişi Mücahit Arslan...

Mevlüt Çavuşoğlu Ak Parti Antalya Milletvekilidir ve Avrupa Komisyonu Parlamenterler Meclisi'nde Türk delegasyonu başkanıdır... Ankara'da ve değişik başkentlerde bilinen bir simadır. Fotoğraftaki kişi de, Başbakan Erdoğan'ın özel müşaviri olduğu için, siyasetle ilgilenenlerce tanınır.

Hürriyet tanımıyor; olacak şey değil...

'Sit-com cemaati' yalnız fotoğrafları veya siyasi kişilikleri karıştırmıyor, ansiklopedi bilgilerini zorlayacak garipliklerle bilim literatürüne gülünç katkılarda da bulunuyor. Kürşat Bumin'in son yazısında ele aldığı 'Grönland ve küresel ısınma' konulu dizi gibi...

Grönland'ta küresel ısınmanın izini süren Hürriyet yazarı, 58 bin nüfuslu ülkede her yıl üçbine yakın kişinin intihar ettiğini, 600 metrelik buzulun her yıl 200 metre eridiğini, buna karşılık 'maden zengini' olan ülkenin petrolüyle Suudi Arabistan kadar zengin olacağını anlatıyor dizisinde...

Otel müdürü ve konsolos konuk gazetecinin 'şerefine' şampanya açtırmışlar. Birlikte geyik ve bizon eti yerken belediye başkanına “Peki Türklere bir mesajınız var mı?” sorusunu sormuş Hürriyet yazarı. Aldığı cevap şu: “Evet, Türklere ülkemize gelip görmeleri çağrısında bulunuyorum. İklim değişikliğini görsünler. Onlar için çok ilginç yerler var. Buzullar kaybolmadan bu ülkeyi mutlaka görmeleri gerekir. (…) İşadamları şimdiden adımlarını atabilirler. Örneğin öğretmene, psikologa ihtiyacımız var.”

“Grönland'ta dondurucu soğukta, Hürriyet küresel ısınmanın izini sürdü” diye takdim edilen dizi sıradan bir yazı dizisi değil, komedi 'sit-com'u mübarek...

Parayı bulur verir patron, Hürriyet'i vergi cezaları değil, yayın hataları zorlar...

yenişafak



Bu yazı 633 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 17 Eylül 2012 Hem okudum, hem de yazdım
    • 4 Eylül 2012 CIA başkanı neden geldi?
    • 16 Temmuz 2012 Vicdanım buna da elvermiyor
    • 2 Temmuz 2012 Suriye nasıl bir ülke, Suriyeliler nasıl insanlar...
    • 21 Mayıs 2012 Bir geziden ilk notlar
    • 15 Mayıs 2012 ‘Yeni CHP’ nihayet sözcüsünü buldu
    • 16 Nisan 2012 Hangi patron, hangi yönetici, hangi yazar içeri alınır?
    • 23 Mart 2012 Ben demedim, o dedi
    • 13 Mart 2012 Köşemi bugün Cumhurbaşkanı Gül’e bırakıyorum
    • 9 Mart 2012 TR325 kodadlı becerikli uzman...
    • 20 Şubat 2012 ‘Operasyon’ diye ben buna derim
    • 30 Ocak 2012 Davos’ta Türkiye dersi
    • 27 Aralık 2011 Bu yılın Cumhurbaşkanlığı büyük ödülü...
    • 12 Aralık 2011 Ak Parti üzerine hesaplar
    • 9 Aralık 2011 Gül vetoya ne zaman karar verdi?
    • 14 Kasım 2011 Kriz çıkaranlar gidiyor, ama yerlerine gelenler de yabancımız değil
    • 24 Ekim 2011 Kaddafi’nin son demleri...
    • 3 Ekim 2011 Dr. Sallaso’nun kunduzunun izinde
    • 29 Ağustos 2011 Ben meraklı bir insanım, özür dilerim
    • 26 Ağustos 2011 Bütün kepazeliklerin anasını açıklıyorum

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,371 µs