En Sıcak Konular

Ruşen Çakır


Ruşen Çakır
0 0 0000

TSK açılımın neresinde?



Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ, bayramda Mardin’e düzenlediği geziyle neyi amaçladı, bilmiyorum, fakat bunun baştan sona başarılı bir organizasyon olduğu kanısındayım. Öncelikle şunu vurgulamalıyız: Org. Başbuğ’un bu gezi sırasında yaptıkları ve söylediklerinin, ordunun “gündelik siyasete karışması” olarak değerlendirilmesi ve buna bağlı olarak eleştirilmesinden doğal bir şey olamaz. Nitekim son olayda bu türden itirazlara şaşırtıcı bir şekilde CHP’nin de katılmış olduğunu gördük.

Mardin gezisi bize şunu bir kez daha gösterdi: AB reformları, Ergenekon soruşturması, askeri yargının etki ve yetkilerinin kısıtlanması gibi bir dizi gelişmeyle Türkiye’nin her geçen gün daha fazla “sivilleştiği” gerçek olmakla birlikte asker siyasetin tamamen dışına çıkmış değil ve bunun için daha fazla zaman ve emeğe ihtiyaç olacak. Kuşkusuz Org. Başbuğ’un siyasi çıkışları, örneğin selefi Org. Yaşar Büyükanıt’ınkilerle kıyaslanamaz. Bu noktada kendisinin Org. Büyükanıt’ın 27 Nisan bildirisi gibi vahim hatalarından ciddi dersler çıkarmış olduğunu da düşünebiliriz.

Her ne kadar kendisi böyle adlandırmasa da, Kürt sorununun hak ettiği gibi ülkenin ana gündem maddesi haline gelmesinin Org. Başbuğ’un belki de en büyük avantajı olduğunu söyleyebiliriz. Zira Org. Başbuğ’un yıllardır, bu sorunun “terörle mücadele” dışındaki boyutları üzerine de kafa yormakta olduğunu ve sonuçta bugün devlette bu konuya “en hakim” kişilerden biri haline geldiğini biliyoruz. Org. Başbuğ’un, bu sorununun sadece silahla çözülemeyeceğini açıkça kabul etmesi ve siyasi iktidarın diğer çözüm arayışlarına yeşil ışık yakmasının, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “tarihi fırsat” tanımlaması yapmasında, son derece etkili olduğu ortadadır.

Mutabakat var mı?

Ne var ki hükümetin “Kürt açılımı” na start vermesinden bu yana yaşananlar ve en son Org. Başbuğ’un Mardin’de verdiği mesajlar, devlet kurumları arasında “mutlak bir mutabakat” olmadığını çok net bir şekilde gözler önüne seriyor. Anlaşıldığı kadarıyla önümüzdeki günlerde sıklıkla dillendirilecek olan “TSK açılımın neresinde?” sorusunun cevabını kolay kolay bulamayacağız. Örneğin Başbakan Erdoğan’ın siyasi danışmanı Doç. Yalçın Akdoğan, Pazar günü Star Gazetesi’nde bu soruyu “Asker, bu sürecin ne başında, ne dışındadır” diye cevapladı. Kürt açılımında kritik bir rol oynadığı belli olan Doç. Akdoğan, “TSK, hükümetin de paylaştığı bir kısım hassasiyetleri ortaya koyarak bir duruş sergilemiştir. Bu duruş, kanaatimce sürece karşı olmak, hükümetin ulaşmak istediği hedefi paylaşmamak anlamına gelmemektedir” diyor. Fakat daha ileri gidip “hükümetin ulaşmak istediği hedefi paylaşmak anlamına gelmektedir” diye de yazamıyor.

Gözlediğim kadarıyla birçok “kırmızı çizgi” de hükümet ile TSK ortak düşünmekle birlikte atılması söz konusu olan kültürel ve siyasi adımlar noktasında aralarında ciddi görüş ayrılıkları mevcut. Durumu şöyle özetleyebilirim: Hükümet eğer Org. Başbuğ’un çizmiş olduğu çerçeveyi kabul edecek olursa, büyük iddialarla deklare ettiği açılımı gerçekleştiremez.

Çıkış mümkün

Peki ne olacak? Bir taraf çizgileri daha da kızıllaştırmaya çalışırken, diğeri bunları pembeleştirmekle mi uğraşacak? Böylesi bir durumda açılımın devlet içi çekişmelere kurban gideceği bellidir. Fakat bu tür bir açmazdan kurtulmak sanıldığı kadar zor olmayabilir. Doç. Akdoğan aynı yazıda öncelikli hedef olarak “terör sorununun öncelikli gündem maddesi olmaktan düşürülmesi”ni gösteriyor. Gerçekten de bir şekilde PKK’nın silahsızlandırılması başarılabilirse -ki bu yönde birçok koldan çok yoğun ve çoğu “örtülü” çalışmalar sürdürüldüğünü biliyoruz-, yani “terör sorunu” devre dışı bırakılabilirse, Kürt sorununun demokratik çözümü çok daha kolay olacaktır. En azından çözüm tartışmaları silahların gölgesinde yapılmayacak, bir dizi kültürel ve siyasi adım “bölünme” kaygıları yerine bir barış ortamında atılabilecektir. Bu nedenle PKK’nın kayıtsız şartsız silah bırakması çağrısını bıkmadan tekrarlamakta yarar var.

vatan



Bu yazı 239 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 12 Şubat 2012 Türkiye dehşet senaryolarına hazır olmalı
    • 23 Haziran 2011 Herkes elini çabuk tutmalı
    • 13 Haziran 2011 Hoca’nın rüyasını talebesi gerçekleştirdi
    • 8 Mayıs 2011 Beş soruda Hizbullah-PKK gerginliği
    • 27 Nisan 2011 Suriye mi, İsrail mi?
    • 24 Kasım 2010 Öcalan bunu hep yapıyor
    • 20 Ekim 2010 Bir toplum mühendisliği projesi olarak KCK operasyonu
    • 28 Temmuz 2010 Ne açılım, ne referandum yüzünden
    • 23 Haziran 2010 PKK kayıtsız şartsız silah bırakmalı
    • 10 Mayıs 2010 Türklerin kaygıları, Kürtlerin haysiyeti
    • 3 Mayıs 2010 ''PKK ne yapmak istiyor?''
    • 13 Nisan 2010 Ahmet Türk Türkiye’dir
    • 12 Şubat 2010 Devletin zirvesinde koalisyon fikrine hazır mıyız?
    • 5 Şubat 2010 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine erken ve gerekli bir bakış
    • 28 Ocak 2010 Alevi açılımında son dönemeç
    • 19 Ocak 2010 Adalet istiyoruz
    • 12 Ocak 2010 PKK nasıl silahsızlandırılacak?
    • 17 Aralık 2009 Gül nasıl devreye girebilir?
    • 4 Aralık 2009 Açılım gemisi İmralı açıklarında batmak üzere
    • 19 Kasım 2009 Dersim yanlışları

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,191 µs