En Sıcak Konular

Ferai Tınç


Ferai Tınç
0 0 0000

12 Eylül ne zamana kadar?



12 Eylül’ün üzerinden 29 yıl geçti.

50 genci idam eden bir toplumun, kendisiyle hesaplaşmış olgunluğu var mı üzerimizde?


Darbeleri didik didik ettik mi?

Gençlerin ideolojik kavgasının yarattığı kaos ortamına bir silah sesiyle son veren bir süreç mi sadece 12 Eylül?

Bilançoya bakıyorum tüyler ürpertici.

12 Mart’ınkiler hariç bilançoda.

Dün gibi. Ama yaşadıklarımı öylesine içime gömmüşüm ki, hatırladıkça ruhumu kaplayan ilk duygu aşağılanmışlık.

Tek başına ve topyekün.

Aklıma geldikçe utandıran, beni hikayesizleştiren insanlık dışılıkları öyle sessiz sakin, sineye çekerek gitmeye hazırım bitecek olsa... Ama bitmiyor.

İşkenceler sürüyor. Şiddet, ses tonlarından aile içine, sebepsiz cinayetlere kadar her seviyede hükmünü sürdürüyor, hiç sorgulanmadığı, ayıplanmadığı, toplum vicdanında mahkum edilmediği için.  

Cumhuriyet tarihinin sorulmadık hesapları birike birike, güce tapan, gücün eteğine yapışarak kendini kurtarmaktan başka çaresi olmayan insanların ülkesi haline geldi Türkiye.

Sistem bir türlü oturamıyor. Demokrasi kültürü yaygınlaşamıyor. Başına geleni hak ettiğine inandırılan bir toplum.

Bir çorba, bir kap pilav için Ramazan çadırları önlerindeki hale bakın. İnsanları bir iftar vakti birbirini itip kakar hale getiren, dindarlığı görgüsüzlüğe vardıran anlayışa bakın. 

Sellerde kalan insanların çaresizliğine, yöneticilerden yardım istediklerinde azarlanışlarına, eleştiri kabul etmeyen zihniyete bakın. Şu içler acısı toplumsal kabullenmişliğe, suskunluğa bakın. 

* * *   

DARBENİN otuzuncu yılına adım atıyoruz. Otuz yıl, 60,70,80’de her on yılda bir darbe ile budanan Türkiye toplumu ilk kez otuz yıl darbesiz yaşıyor. 

Muhtıraları, andıçları ve girişimleri saymazsak tabii. Onlar geçmişin artçı sarsıntıları, kimi zaman da öncü olabiliyor.

Seksen beş yıllık bir cumhuriyetin otuz yılının darbelerle altüst olması acaba kaç neslin sakatlanması anlamına geliyor hesapladınız mı?

Eğer bu ülkeye demokrasi kültürü bir türlü yerleşemiyorsa, toplumsal psikolojinin kapasitesi kendine demokratlıkla sınırlı kaldıysa ardında 12 Eylül’de iyice ortaya çıkan, tepeden inmeci o temel içgüdünün etkisi yok mu hiç? 

Evet 12 Eylül sadece gençliğe yönelik değildi. İşçi Partisi’nin ansızın yükselişiyle sol düşüncenin güçlenmesine, işçilerin hak arama mücadelelerine, sivil toplumun kendini bulma çabasına da karşıydı. 

Farklılıklarını keşfetmeye başlayan toplumda Kürtlerin ve Alevilerin seslerini yükseltmelerine, azınlık sorunlarının ilk kez su yüzüne çıkma hazırlıklarına karşı da gerçekleşti.

Kadınlara da karşıydı. 

* * *  

BAZILARI, Ergenekon dururken 12 Eylül’ü sorgulamayı işgüzarlık gibi görüyor.

Değil. Cumhuriyet tarihiyle yüzleşmeden Ergenekon’u samimi ve olması gerektiği gibi çözebilmek mümkün mü? Biz, bir darbe girişimine karşı başka bir darbeci kafa ile yapılan operasyonların da tanığı olmadık mı? 

Varlık vergilerini, azınlıkları ülkeyi terke zorlama politikalarını, 34 Trakya olaylarını, aykırı görüşlerin işkencelerle, tabutluk cezalarıyla, tırnak sökerek susturulma girişimlerini yani 47 tutuklamaları, 51 tutuklamalarını, 27 Mayıs, 12 Mart ve 12 Eylül’ü sorgulamadan, tanıklıkları bugünkü nesillere taşımadan bu Cumhuriyet, seksen yıl daha geçse de olgunlaşamayacak. Demokrasi kültürü kök salamayacak, 12 Eylül zihniyeti devam edip gidecek.

hurriyet



Bu yazı 145 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Kasım 2010 Talabani'nin resti
    • 2 Ağustos 2010 Ortadoğu’da gerilim yüksek
    • 21 Mayıs 2010 Acem oyunu
    • 14 Eylül 2009 12 Eylül ne zamana kadar?
    • 7 Ağustos 2009 Mahmur Kampı neden önemli
    • 10 Mayıs 2009 Anneler en çok barış istiyor
    • 2 Ocak 2009 Geçen yılın iki olayını birinci seçtim
    • 13 Ekim 2008 İlerleme raporunun pazarlama stratejisi belli oldu
    • 11 Ağustos 2008 Gürcü lideri kim itti?
    • 10 Ağustos 2008 Kafkasya’da süper güç rekabeti
    • 4 Ağustos 2008 Kerkük krizi tırmanıyor
    • 26 Mayıs 2008 Fransa’nın eski başbakanı, Sarkozy’ye aldırmayın diyor
    • 25 Nisan 2008 Ortadoğu barışı ve Golan
    • 7 Nisan 2008 Zirvelerin ardından
    • 17 Mart 2008 Dış politikada baskı dönemi başlarken
    • 14 Mart 2008 Açlığın yeni yüzü ve füze kalkanı
    • 25 Şubat 2008 Kıbrıs’ta nerede kalmıştık?
    • 18 Şubat 2008 Kontrollü bağımsızlık
    • 25 Ocak 2008 Ege’de yeni sayfanın manşeti ’cesaret’
    • 21 Ocak 2008 Soğuk savaş üslubu geri dönerken

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,249 µs