En Sıcak Konular

Ahmet Kekeç


Ahmet Kekeç
0 0 0000

Siz kimin yol arkadaşısınız?



Havamda olsaydım, Can Dündar refikimizin “Eyvah, Bodrum’a da Ramazan gelmiş, herkes oruç tutuyor, bütün barlar kapalı” şeklindeki ağlamalarından, “Tevazu edebiyatının ustası...” diye başlık atan Pakize Barışta’nın insanda yaşama iştiyakı uyandıran “tevazu anıtı” yazılarından, Yahya Kemal’in Ali Kemal’inden, sevgili kardeşim Dücane Cündioğlu’nun “İnsanı tavaf etmedikten sonra...” başlığını uygun gördüğü muhteşem yazısından sözedecektim.

Dücane’nin bir “umreciler” deyişi var ki, ölünür.

İstihfaf yok.

Herhangi bir aşağılama yok.

Umreciler...

Başkasının ağzından sıradan bir lafız olarak kalacak bir söz, bu kadar mı açıklayıcı olur?

Can Dündar için de ne söylesek boş.

Ne yazdığını bilmiyor.

Bazen ne yazmadığını da bilmiyor.

Şöyle bir açıklama girişiminde bulunayım: Epeydir Ramazan’lar yaz aylarına tekabül etmiyor. Takvimin bir cilvesi... Yani endişeye mahal yok, ülkeye “şeriat” filan gelmiyor. Can kardeşimiz gönül rahatlığıyla “sipariş belgesellerine” devam edebilir.

Hem, şeriat gelirse onun için tavassutta bulunabilirim, “Bu arkadaşımız Said Nursi belgeseli çekmek istiyor, ona dokunmayın” derim.

Neyse... Siz en iyisi adı geçen yazıları internetten bulup okuyun. Yahya Kemal için de kitapçıya kadar yorulmanız icap edecek. Yahya Kemal, 1915 ufunetinden sonra Türk Ocakları’nda ne türden konferanslar tertip edildiğini de anlatıyor, okusanız küçük dilinizi yutarsınız.

Biz esas konumuz olan, bir süre daha “esas konumuz” olmaya devam edecek Deniz Baykal’a dönelim.

Buyurmuş ki muhterem, “Başbakan’ın bizimle ilişki kurma ihtiyacı içinde olduğunu görüyoruz. Biz bu yanlış yolculuğunuzda sizin yol arkadaşınız olmayacağız. Sizin

zaten yeterince yol arkadaşınız var. Size bu yolculuğunuzda en kısa zamanda durum değerlendirmesi yapıp, tekrar kendinize yeni bir yol haritası çizmenizi tavsiye ediyorum.”
Şunu demek istiyor Baykal:

Barış için yol arkadaşı olmayız.

Biz de yıllardır, dilimiz döndüğünce, bunu anlatmaya çalışıyoruz işte.

Barış için yol arkadaşı olmazlar.

Demokratikleşme için adım atmazlar.

Memleketin herhangi bir sorunu için, herhangi bir yapıcı tavır geliştirmezler.

Elini taşın altına koymazlar.

Elini taşın altına koyanları darbeyle korkutmaktan vazgeçmezler.

Darbelere, muhtıralara, andıçlara, lahikalara, psikolojik savaş belgelerine, Ergenekon’a toz kondurmazlar.

Memleketi nasıl kalkındıracakları, demokratikleşmeyi nasıl gerçekleştirecekleri, barışı nasıl tesis edecekleri, devleti nasıl “yeniden vatandaşın devleti” kılacakları konusunda bir fikirleri yok.

Fikir yok...

Sadece laf var.

Baykal handiyse kırk yıldır siyasetin içinde... Bugüne kadar ağzından memleketin hayrına olabilecek olumlu bir “söz”, bir “proje”, bir “kurtuluş planı”, bir “kalkınma reçetesi” duydunuz mu?

Duyamazsınız.

Bir vakitler, “CHP parti filan değil, bürokrat totaliterliğin kendini ifade edebildiği yegâne siyaset kanalıdır” demiştim de, kıyametleri koparmışlardı... Hatta, mahkemeye vermeye filan kalkmışlardı.

Demokrasi olmasın.

Kürt meselesi çözülmesin.

Barış gelmesin.

Peki siz kimin yol arkadaşınız muhteremler?

Nihai olarak ne istiyorsunuz?

Zahmet olmazsa, bunu anlayabileceğimiz bir cümleyle açıklar mısınız?

star



Bu yazı 245 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz ve empati
    • 5 Temmuz 2012 Hükümeti ve cemaati çökertecek tek isim
    • 26 Haziran 2012 Ben olsam bu gazetecileri sürerdim cepheye
    • 20 Haziran 2012 Bu yazıyı Kürt kardeşlerim okusun
    • 4 Haziran 2012 Nerede bu inek?
    • 28 Mayıs 2012 Kana kan istermiş!
    • 14 Mayıs 2012 ‘Kes zırvalamayı’
    • 1 Mayıs 2012 Menderes de cami yıktırmış... Ne utanmaz adamlarsınız siz!
    • 20 Nisan 2012 Erol Özkasnak
    • 12 Nisan 2012 Suriye’yle savaşa mı giriyoruz?
    • 10 Mart 2012 ‘Zavallı Başbakan’
    • 29 Şubat 2012 Paşa niçin kendini öptürmedi?
    • 27 Şubat 2012 Bizi yormayın kardeşim
    • 17 Şubat 2012 Siz kimi kandırıyorsunuz?
    • 3 Şubat 2012 Rezil olmaya doymadınız mı?
    • 1 Şubat 2012 İyi ki sivil vesayet varmış, şerrinizden korunuyoruz
    • 19 Ocak 2012 Denktaş’ı diriltmek mi?
    • 14 Ocak 2012 Hangi gazeteciler valiz hazırlıyor?
    • 12 Ocak 2012 Kozinoğlu hakkında korkunç karartma
    • 2 Ocak 2012 İlan ediyorum: Hiç yüzleri kızarmayacak!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,646 µs