En Sıcak Konular

Mehmet Ali Birand


Mehmet Ali Birand
0 0 0000

Erdoğan, Pandora kutusunu açtı artık kapanmaz...



3 Mart 1987 günkü Milliyet Gazetesindeki köşemde ilk defa –özetle- şunları yazmıştım:
“Resmi söyleme göre, son olayları dağdaki eşkiyalar çıkarmış ve askeri harekat planlanıyormuş. Gizlilik perdesini artık yırtalım ve olayın adını koyalım: Bunun adı Kürt Sorunudur ve çözümü sadece asker gücüyle olmaz…”
Türk basınında ilk defa “Kürt Sorununu” telaffuz ettiğimden dolayı fırtına kopmuştu.O dönemlerde resmi Devlet Politikasına uymadığınız taktirde, Devlet size ya haddinizi bildirir veya cezalandırırdı.
Ben de nasibimi aldım.
Tam 22 yıldır, Kürt Sorunu ve PKK bağlamında yazılar yazdım.
İlk Defa Abdullah Öcalan ile görüşüp, Suriye’deki Beka vadisindeki PKK kampında röportaj yaptığımdan dolayı, Milliyet toplatılmış ve 15 yıl hapis istemiyle mahkemelere verildim.
Boyun eğmedim ve inandığımı yazmayı sürdürdüğm.
Kürt Sorununun sadece askeri yöntemlerle çözümlenemeyeceğini, Kürt varlığını içimize sindirmemiz, onları insan yerine koymamız gerektiğini ve başta Ana Dilleri olmak üzere tüm haklarını vermeden Pkk terörünü durduramayacağımızı, bu sorun çözümlenemediği taktirde de ülkemizin çok daha fazla bölünme tehdidiyle karşı karşıya kalacağını hem köşe yazılarımda,hem de 32 inci Gün programında ısrarla savunduğumdan dolayı Andıçlandım . Arkama Yeşil kod adlı katil takıldı, aleyhime sayısız mahkeme açıldı. Büyük baskılar altında kaldım.
O dönemlerde benimle aynı çizgide olanların sayısı bir elin beş parmağını geçmezdi. Hele bakıyorum da, bugünkü Açılımı destekleyip, etrafı kasıp kavuranların hiçbiri o zor günlerde ortalarda yoklardı.
Ben hep vardım ve sonuna kadar da aynı çizgide olacağım.
T.C Devletinin elini kolunu bağlayan bu sorunun çözümünü, kendi yaşam sürecinde görebilmekte, emin olun en büyük arzumdur.
--------------------------------------
HEYECAN İÇİNDEYİM VE KÜRT AÇILIMI SÜRECİNİ DESTEKLİYORUM. ZİRA, İLK ADIM ATILDI VE ARTIK PANDORA KUTUSU AÇILDI. UZUN SÜRSE DAHİ, ARTIK BUNUN GERİ DÖNÜŞÜ OLMAZ.
-------------------------------------------------
Neden heyecanlı olduğumu ve neden bu Açılımı desteklediğimizi herhalde anlatabildim. Ülkem adına, toplumum adına ümit doluyum.
Henüz ortada bir şey yok.
Paketin içeriği bilinmiyor.
Her kafadan bir ses çıkıyor. İktidar acele etmiyor.
Hiç önemli değil. Ben bir başlangıçtan söz ediyorum. Atılan ilk adımdan, T.C Devletinin ilk defa Kürt Sorununu Çözme Mekanizmasını başlatma çabasından söz ediyorum.
Önemli olan budur.
Hastalığı tespit etmek ve tedavisi için kolları sıvamaktır.
Bugüne kadar birçok Başbakanımız kanseri tespit etti, ancak hiçbiri – Özal hariç- harekete geçme cesaretini tam anlamıyla gösteremedi.
Recep Tayip Erdoğan, beğenin veya beğenmeyin, bu cesareti gösterdi.Cumhurbaşkanı Gül ile birlikte imkansızmış gibi görünen bir ortam yarattılar.
Başbakan’ın birçok politikalarına karşı çıktım. Eleştirilerde bulundum. Bazı yaklaşımlarını da alkışladım.
Bana göre Erdoğan, kimi zaman belirli kalıpları kıran, resmi ezberi bozan son derece önemli açılımlara imza atmış bir Başbakandır. Aynı Başbakan bazen de , son derece gereksiz ve ülkenin laik düzenine karşı bir tehdit oluşturma kuşkusu yaratan söylem ve adımlar da atmıştır.
Ancak bugün başlattığı süreci, ben alkışlarla karşılıyorum.
Erdoğan, Anap lideri Turgut Özal’ın bıraktığı bayrağı kaptı ve ülkemizin kaderini değiştirebilecek bir süreç başlattı.
Çalışmaları yürütme görevi de İçişleri Bakanı Atalay’a verildi. Çok doğru bir seçim yapıldı. Dünkü basın toplantısındaki konuşması son derece sakin ve sağduyulu idi.
Gazeteleri okuyun, etrafınıza bakın ve bu kadarının dahi, içerde ve dışarıda nasıl olumlu bir yankı yaptığını, gerilimin nasıl düştüğünü ve Güneydoğu’daki umutların nasıl arttığını göreceksiniz.
Türkiye’de ilk defa bir umut rüzgarı esiyor. Kanın dökülmeyeceği, annelerin yürekleri hopluyarak çocuklarından kötü haber beklemeyecekleri bir dönemin başlayabileceğinin umududur bu…
İşte bu kadarını dahi alkışa değer buluyorum.
-----------------------------------------
BUNDAN SONRASI DAHA DA ÖNEMLİ. AÇILIMIN İÇERİĞİ ORTAYA ÇIKINCA, HEM BİR PAZARLIK DÖNEMİNE GİRİLECEK, HEM DE AK PARTİ’NİN NE KADAR CİDDİ OLDUĞU ANLAŞILACAK.
------------------------------------------------
 
Şu sıralarda yaşananlar, hatta Açılım Paketi’nin içeriği kesinleştikten sonra yaşanacakları çok doğal karşılamalıyız.
Kimimiz destek verecek, kimileri son derece sert tepki gösterecek.
Kürt’ler pazarlık sürecinde en fazlasını elde edebilme çabasına girecek.
Süreci engelleyebilmek isteyenler harekete geçecek, dev suikastlar, büyük olaylarla kamu oyunu korkutmaya çalışacaklar.
Bütün bunları yaşayacağız.
Birgün bakacağız, süreç durmuş. Ertesinde yine başlamış.
Uzun, son derece zor bir süreçten geçeceğiz.
Bazen ülkenin bölündüğü korkusuna kapılacağız.
Bazen yorulup, ümitlerimizi keseceğiz ve “ olmuyor, bırakalım” diyeceğiz.
Sonra…Sonra birgün , kara bulutlar ve fırtınalar durulacak ve bir güneş doğacak. İşte o gün, ülkemizin adeta yeniden doğuşunu yaşayacağız. Elleri ve ayaklarındaki prangaları atmış olan bir Türkiye’nin yükselişi başlayacak.
İşte beni bu ümit sızıntısı dahi heyecanlandırıyor.
Bundan dolayı ,Gül ile Erdoğan’ın bu girişimini tüm kalbimle destekliyorum.                        

posta



Bu yazı 659 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Eylül 2012 Türkiye, Suriye'de frene basıyor...
    • 25 Temmuz 2012 Türkiye'siz İsrail'in eski etkinliği kalmadı...
    • 20 Temmuz 2012 Esad için yer aranmaya başlandı, ancak henüz kabul eden ülke bulunamadı...
    • 13 Temmuz 2012 Washington Ankara'yı yavaşlatmaya çabalıyor
    • 27 Haziran 2012 Türkiye karizmasını çizdirmedi...
    • 21 Haziran 2012 PKK, vurdukça devre dışı kalıyor...
    • 25 Nisan 2012 23 Nisan müsamelerinden kurtulamayacak mıyız?
    • 19 Nisan 2012 Böyle subay yetiştirirseniz, Darbe'ye hayret etmeyin
    • 2 Mart 2012 ABD raporu: Ermenistan ile ilişkiler açılmalı...
    • 21 Şubat 2012 Bu defa MİT kazandı, ancak dikkat...
    • 9 Şubat 2012 Bırakın dindar nesli, tablet nesli geliyor...
    • 23 Aralık 2011 Biz neden kızıyoruz, asıl Sarkozy utansın...
    • 15 Aralık 2011 Gül 2014'e kadar Çankaya'da...
    • 10 Aralık 2011 Erdoğan çekildi, partinin haline bakın...
    • 30 Kasım 2011 Başbakan'ın ameliyat sonucu saklanmamalı...
    • 27 Ekim 2011 Devlet ne yapsa, bir türlü yaranamıyor...
    • 20 Ekim 2011 Bu açık bir cinayettir, bir savaş ilanıdır
    • 29 Eylül 2011 PKK vuruyor, ancak kışkırtamıyor...
    • 21 Haziran 2011 Erdoğan'ı tarihe asıl Kürt sorunu geçirir...
    • 22 Nisan 2011 Türkiye, BDP'ye sahip çıktı

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,977 µs