En Sıcak Konular

Bülent Korucu


Bülent Korucu
0 0 0000

Gizli tanık konusu neden önemli?



Ergenekon Terör Örgütü Davası sonrasında kamuoyunun ilgisine mazhar olan gizli tanık kavramı hak ettiği önemi görmüyor. "Yapmak zor, yıkmak kolaydır" sözü burada kullanılabilir. Davanın ilerlemesi açısından katkısı sınırlı, ama engellemek üzere psikolojik operasyon yapanlar için bulunmaz fırsat.
Olayın bu boyutunu yeterince yazdık. Bugün aynı günlerde yaşanan paralel gelişmelerle birlikte düşünmeye çalışalım. Önceki gün gazetelerde yer alan bir habere dikkatinizi çekmek istiyorum. Ergenekon Terör Örgütü Davası tutuklu sanığı Yarbay Mustafa Dönmez'de yakalanan krokilerle ilgili bilirkişi raporu açıklandı. Jandarma kriminal uzmanları krokilerin Yarbay Dönmez'in 'eli ürünü' olduğunu mahkemede ifade etti. Uzmanların söz konusu teyidinin anlamı çok büyük. Zira iddianamenin ek klasörlerinde yer alan '61' sayısıyla kodlanmış mavi ajandada yer alan krokiler, Başbakan Tayyip Erdoğan'a suikast planlarını ihtiva ediyor. Ajandanın cep kısmında bilgisayar çıktısı alınmış, yakın ve uzak mesafeli uydu fotoğrafları bulunuyor. Fotoğrafları inceleyen Ankara Emniyet Müdürlüğü, krokilerde işaretli evin Başbakan Erdoğan'ın Keçiören'deki evi olduğunu belirtti. Diğer kroki ise Zir vadisindeki aramalarda ele geçirilen cephaneliğin bulunmasını sağlamıştı.

Burada parantez açıp medyada devam eden tasfiye tartışmalarıyla ilgili bir ipucu da ben vereyim. Krokilerle ilgili haberi iç sayfalarında tek sütuna kullanan gazeteler ve gazeteciler, tasfiyeye mahkûmdur. Böylesi önemli gelişmeyi neredeyse görmezden gelmek mesleğe ihanettir. Ülkenin başbakanıyla ilgili suikast iddiasının en önemli deliline uzman onayı, her halükarda büyük haberdir.

Ergenekon Davası ve gizli tanık konusu herkes için çok önemlidir, ama bir kişi için ekstradan ehemmiyet arz eder. O kişi, Tanık Koruma Daire Başkanı Ali Uzuner. Birinci sınıf emniyet müdürü Uzuner, Başbakan Erdoğan'ın koruma müdürlüğü görevinde uzun süre bulundu. Savcılar, Ergenekon Örgütü'nün Başbakan'ı hedef alan suikast planları yaptıklarını ileri sürüyor ve buna dair teyit edilmiş ciddi deliller sunuyorlar. Kişinin adı önemli değil, makamı korumakla yükümlü ekibi yönetmiş kişi bugün davayla ilgili hayati konumda. Normal kamu görevlisinin taşıdığı sorumluluğa ilave olarak Uzuner'in kişisel hikâyesiyle örtüşen kısımlar var. Ve bunlar ekstra özeni gerektiriyor. Son günlerdeki tartışmalarla yıpranan dairenin ve kurulun bütün kabahatini Uzuner'e yüklüyor değilim. Mahkemelerin görev alanına giren işleri de ondan beklemiyorum. Ancak yapabilecekleri ve yapmak zorunda oldukları konusunda kamuoyunun endişelerini paylaşıyorum. Zaman'a konuşan gizli tanık, henüz kendisiyle irtibata bile geçilmediğini söyleyince orada duruyorum.

***

Metin Paşa'nın tarihî konuşması tebessüm ettirdi. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Metin Ataç'ın devir teslim törenindeki konuşmasını 'tarihî' diye nitelerken mübalağa yaptığımı düşünmüyorum. Şöyle zihninizi yoklayın kaç tane kuvvet komutanının veda konuşmasını hatırlıyorsunuz? Ben söyleyeyim; hiç. Çünkü tamamı fotokopiyle çoğaltılmış intibaı uyandıran ağır 'nutuk'lar. Ataç'ın konuşması ise uzun yıllar hatırlarda kalacak. Metin Paşa'yı dinlerken hayatı, kendimiz ve çevremiz için çekilmez hale getirdiğimiz hissine kapıldım. Yöneticiliği asık surat, devlet adamlığını çatık kaş, hitabeti ise ağır nutuktan ibaret görüyoruz. Oramiral Ataç, espri yapabilen, gülmeyi ve güldürmeyi zaaf olarak görmeyen, kendiyle barışık insanlardan. Ergenekon soruşturması kapsamında hedefte olduğu ileri sürülenlerdendi, Ataç. Bu suçlama çerçevesinde tutuklanan genç subaylar var. İnsan düşünmeden edemiyor; böyle birini kim neden öldürmek ister? Yoksa asıl sorun zaten bu sıra dışı kişiliği mi?

 zaman



Bu yazı 291 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 28 Eylül 2012 Emri verenle alan bir olur mu?
    • 11 Eylül 2012 Siyasette sonuçsuz arayışlar
    • 4 Eylül 2012 PKK'yı kim cesaretlendiriyor?
    • 3 Ağustos 2012 Özkök Paşa'nın tarihî tanıklığı
    • 31 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu, koltuğunu sağlamlaştırdı
    • 27 Temmuz 2012 Anketler ne diyor?
    • 6 Temmuz 2012 Ahmet Şık, Ahmet Şık'ı yalanlıyor
    • 26 Haziran 2012 Karayılan söyledikleri mi kaçırdıkları mı?
    • 15 Haziran 2012 Özal'ın ölümü aydınlanacak mı?
    • 22 Mayıs 2012 Anayasanın dili
    • 11 Mayıs 2012 Başkanlık Türkiye'de uygulanabilir mi?
    • 8 Mayıs 2012 CHP'de yerel seçim mücadelesi
    • 4 Mayıs 2012 AİHM, mahkemeyi ibra etti
    • 17 Nisan 2012 Balyoz'da acı fren!
    • 27 Mart 2012 Balyoz'a ABD'den destek gelmiş!
    • 16 Şubat 2012 MİT tartışmasındaki toz bulutu
    • 8 Şubat 2012 Dindarların talebi özgürlük
    • 3 Şubat 2012 CHP'liler dama oynuyor
    • 31 Ocak 2012 CHP'de anomali doğumun yan etkileri
    • 20 Ocak 2012 Mahkeme aslında 'örgüt var' diyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,750 µs