En Sıcak Konular

Ergun Babahan


Ergun Babahan
0 0 0000

Tehlikenin farkında mısınız?



Türkiye uzun yıllar MHP’nin gençlik tabanını “Ülkücüler” ile solcu gençlik arasındaki çatışmanın bedelini ödedi.

Bir cinnet dönemi yaşandı ve çok masum genç hayatını kaybetti.

O dönem kendilerine milliyetçi diyen kesim, aslında enternasyonalizme, yani komünizme karşı tavır alıyordu.

Esas itibariyle, kavga etnik kökenli bir kavga değildi.

Solcu hareketlerin birçok akımı Mustafa Kemal’in “Burjuva demokratik” devrimine sahip çıkıyor, onu bir adım ileri götürüp “proleter” devrimi hedefliyordu.

Dünyada yükselen değer sol idi ve Sovyetler Birliği, Türkiye’deki sol üzerinden pozisyon almaya çalışıyordu.

Soğuk Savaş ortamında böyle bir durum ne Amerika Birleşik Devletleri’nin, ne de o dönem onun en yakın müttefiki Silahlı Kuvetler’in işine gelirdi.

Böyle bir çatışma ortamı sol hareketin önünü kesmek için başlatıldı.

Ancak o dönem MHP ve lümpen gençlik kitlesi, kendilerine milliyetçi demekle birlikte etnik temelli bir siyaset yapmıyordu.

Temel hedef, anti-komünist olmaktı.

Bugün bu gerçek tamamen değişti.

Bugün MHP hala milliyetçi temelde siyaset yapıyor ama hasmı artık komünistler değil, “Kürtçe konuşan” vatandaşlar.

Üstelik bugün ana muhalefet partisi de MHP’nin arabasına binmiş, aynı türküyü çağırıyor.

Özetle nasyonel temelli bir hareketle karşı karşıyayız ve bu grubun karşısında da Kürt milliyetçiliğini temsil eden, eli silahlı bir başka örgüt var.

Temel hedef bu örgütün etkisiz hale getirilip silah bırakmasını sağlamak olmak gerekirken, bu örgütün silahına

daha bir sıkı sarılmasına yol açacak, yeni yeni gençleri silahlanmaya itecek bir politika izliyor iki parti.
Hasan Cemal dün Milliyet’teki köşesinde bu konunun altını çizmişti:

“Baykal’la Bahçeli’nin oyunu tehlikeli, hem fazlasıyla.

CHP ve MHP liderleri her türlü ölçüyü kaçırmış durumdalar.

Allah akıl versin!

Kışkırtıcı bir tavır içindeler.

Hem Kürtleri kışkırtıyorlar.

Hem Türkleri kışkırtıyorlar.

Türkiye’yi cepheleştirici, Türkiye’yi kamplara ayırıcı bir çizgi izliyorlar.

Kutuplaştırıyorlar ülkeyi.

Vahim bir sorumsuzluk bu.

Siyaset kurumunda 1950’lerin, 1960’ların, 1970’lerin sorumsuzluğu ne idiyse, bugünkü de bazı bakımlardan farklı değil.

O zamanlar da siyasetçiler öylesine bir sorumsuzluk içindeydiler ki, Türkiye cephelere ayrılmış, kamplaşmış, kutuplaşmıştı. Hem Kürtleri kışkırtıyorlar.”

Bu tesbit, sokağa meğilli bir gençlik tabanı olan MHP için çok daha yerinde.

Bahçeli’nin açıklamaları, ülkeyi yeni bir gerilime ve karanlık döneme sürükleyebilir.

Ama unutmamak gerekir ki, bugünün dünyası çok farklı.

Böyle bir ortamda dağa çıkmak da uluslararası hukukun elinden kurtaramaz sizi.

Sadece Türkiye hem canıyla, hem kanıyla, hem enerjisiyle yeni bir bedel daha ödemiş olur.

Açılımı eleştirmek elbette hakkınız ama bunun üslubuna dikkat etmek gerekir.

AK Partili Bozdağ da açılıma yönelik eleştirileri yanıtlarken daha seviyeli bir üslup tutturursa, muhalefeti gereksiz yere tahrik etmemiş olur.

star



Bu yazı 276 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 6 Mayıs 2012 Adalet talebinden tahrik olan bir ordu! Astsubaylar direnin
    • 4 Nisan 2012 Benim darbecim insanlık suçu işlemez
    • 24 Mart 2012 Ergenekon ve psikolojik savaş
    • 14 Mart 2012 Kürt meselesinde tarihi uyarı
    • 7 Mart 2012 Türkiye, AB için neden önemli!
    • 4 Mart 2012 Medya nasıl kurtulur?
    • 3 Mart 2012 Medya eliyle hükümet devirmek de darbedir!
    • 19 Şubat 2012 Sayın Başbakan 3’üncü dönemler hep zor geçer!
    • 15 Şubat 2012 Washington’ın Türkiye’ye bakışı
    • 14 Şubat 2012 Gazetecinin suç işleme özgürlüğü
    • 7 Şubat 2012 Tencere dibin kara
    • 5 Şubat 2012 Sadece ordu yetmez devleti sıfırdan kurmalı
    • 22 Ocak 2012 Barlas, Özkök’ü neden uyarmıştı!
    • 3 Ocak 2012 Bu facia AK Parti için çok ciddi alarm
    • 13 Aralık 2011 Siyaset ve sadakat
    • 11 Aralık 2011 Bu iddianamede ciddi şike var!
    • 6 Aralık 2011 İşte kahramanınız Kozinoğlu!
    • 22 Kasım 2011 CHP, Dersim ve Ermeni kırımı!
    • 19 Kasım 2011 Atatürk milliyetçiliği ‘Ne Mutlu Türküm’ demektir
    • 15 Kasım 2011 Ulusalcılara bir iyi bir de kötü haber

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,498 µs