En Sıcak Konular

Rüşdü Paşa



Rüşdü Paşa
0 0 0000

Değişimin krizi



'yalnızca arzunun ve ölümün aşırılığı hakikate ulaşmamızı sağlar'.

            bataille.

            "içinde yaşadığımız 'olağanüstü hal' istisna değil kuraldır".

            benjamin

1.türkiye iktisadında 2009 yılında yaşanan kriz'in başlangıcı 1980 yılı'dır. türkiye iktisadı'nda 1980 yılı bir başlangıç. türk iktisadında bugün, bir kategori olarak, 1980 yılında başladı. nedir 1980 yılında olan? türk iktisadında bugün nasıl bir zaman dilimidir? iktisat, batı bilimi. iktisat bir teori olarak batı'da kapitalist düzenin savunulması olayı ile ilişkili bir şekilde ortaya çıktı, gelişti. iktisat, önünde ve sanunda, bir düşünce. 'birşey temsil ettiği ölçüde nesnel gerçekliğe sahiptir' prensibi, batı dışındaki yerlerde iktisat'ın bir bilim olarak var olmadığı anlamına geliyor. batı ile batı dışı etkileşimi, batı'nın başlattığı birşey. batı, kendi yöntem ve düşüncesi ile öteki yerlere müdahale etti, etmeye devam ediyor. türkiye iktisadında 1980 yılı, batı'nın bir müdahalesi olarak varsayılabilir. bir: türkiye'de iktisat, 1980 müdahalesi ile siyasal'dan kopartıldı. iki: toplum, 1980 müdahalesi ile siyasetsizleştirildi. üç: iktisat, bir yöntem ve düşünce olarak, 1980 müdahalesi ile, siyasetin ve toplumun dışında, kendi kendine ayrı bir alan, kendi gereklilik ve gerçekliğini kendisinin yarattığı bir nesne olarak olarak oluşturuldu.

2.fernand braudel'e göre kapitalizm yalnızca iktisatın bir organizasyon şekli değil. braudel'e göre, kapitalizm ayrı bir değerler sistemi, tüketim biçimi, sosyal yapı ve devlet şekli. türkiye'de 1980 müdahalesi ile değerler sistemi, tüketim biçimi, sosyal yapı ve devlet şekli değişmeye başladı. bugün, türkiye'de, bir değişim var. bunlar.

3.polanyi, büyük dönüşüm, isimli açıklayıcı eserinde sanayi devriminden yirminci yüzyılın ilk yarısına kadar kapitalizmin gelişmesini analiz etti. polanyi, metinde, iki yönlü hareket, adını verdiği birşey kullanır. ilk yön, devletin iktisadi faaliyetlerinin tasviye edilmesi, piyasa sisteminin şartlarının oluşturulması olarak tanımlanır. ikinci yön, toplumun ilk yöne karşı verdiği tepki olarak tanımlanır. toplum, devletin bu faaliyetlerinin sonucu ortaya çıkan yıkıcı sonuçlara tepki veriyor. ikinci yön bu. türkiye'de 1980 yılı ile başlayan zaman devresinde devlet ile toplum ilişkisi, batı'da sanayi devrimi ile yirminci yüzyıl arasındaki devlet ile toplum ilişkisi ile paralelel sayılabilir. ilişkide benzerlik olarak paralellik durumu. türkiye'de etnik ve dini milliyetçilik, piyasa sisteminin tahrip edici etkileri karşısında yitirenlerin sığınacakları iki doktrin olarak ortaya çıktı. etnik ve dini milliyetçilik, kaybedenler için, doktrin sahipleri için bir çıkış, kurtuluş önermiyor. iki tip milliyetçilik, ilginç bir şekilde, global güçlerle işbirliği içindedir ve  karşı cephedekilerle ittifak kurmayı öneriyor. içe kapanmayı önermesi beklenen iki tip milliyetçilik milliyetçilik, tam tersine, dışa açık. 

4.zengin ile fakir arasındaki iktisadi fark, büyüyor. batı'da ve türkiye'de. globalleşme devresindeki kapitalizm, yeni kapitalizm, normal olarak gelir ve gelire bağlı servet dağılımını eşitsizleştiriyor. bir. iki: eşitsizleşme sonucunda orta sınıf tamamen göçtü. yine batı'da ve türkiye'de. globalleşme, emeğin işbölümünü değiştirdi. ülke içinde sosyal sınıflar, global ölçekte yabancı sınıflarla yeni ilişki biçimi gerçekleştirdi. ticareti ve sermaye hareketlerini serbestleştirmek yolu ile devlet, yeni ilişkilerde kurucu bir işlev sahibi oluyor.

5.globalleşme süreci ile birlikte, batı, bir coğrafya ve tarihi birikim olarak tanımlanmıyor. süreç ile birlikte, batı, bir düşünce olarak var. zihinsel bir durum olarak. yeni.

6.türkiye'de aşağı'dan gelen 'değişim talepleri' olarak nitelendirilen şeyler arasında demokrasi ve özgürlük kelimeleri var. birşey yok: 'iktisat'. globalleşme sürecinde gelir kaybeden, piyasa sisteminin genişletilmesi ile refah kaybına uğrayan, yeni kapitalist tüketim dünyasının dışında kalan, değerlerinin düştüğününü gören gruplar, sınıflar, iktisatın dışına itiliyor. dışardakilerin talepleri hiç sorulmadı.

7.batı'da ve türkiye'de demokratikleşme bir hayal. olan şey, uzun süredir, politiksizleşme. iktisatın politikadan kopartılması ile başlayan süreç bir kuşakta sonuç verdi: 'politika artık yok'.

8.bir kriz tasviri yapılıyor, krizin anlaşılmasına engel. kriz, zaman olayının bir fonksiyonu olarak anlatılıyor. başladı ve bitecek, zaman değişkenine bağlı. kriz, böyle ise, sorun yok. sorun, zaman sorunu. herkes yeteri kadar beklemeli. yaşanmakta olan kriz böyle birşey mi?

9.kitle, politika'da bir yere geliyor, bir hareket ediyor, kitlenin geldiği yerin girişinde kitleyi oluşturanların eline bir yazı veriliyor, oy olabilir, kitle'nin hareket maksadı ile yazı, çoğu kere örtüşmüyor, örtüşme zorunluluğu yok. kitle, bilmediği dile maruz kalır.

10.son kriz, 2008 yılında başlayan ve ne zaman biteceği bilinmeyen kriz, global ekonomiden dönüşün krizidir. globalleşme sona eriyor. kriz bir geçişin krizi. gobal ekonomiden sonrası nedir? henüz tasarlanmadı.

11.kriz'den nasıl ve ne zaman çıkılacağına ilişkin türk iktisatçıların tahminleri, bir tekrar. batı'da konuşulanların yanlış çevirisi. 2001 krizinden birkaç ay evvel, gelecek on yılı görebildiklerini söyleyen bırkanız yapsınlar, bırakınız geçsinler iktisatçıları, bugün, yeni krizin geleceğini öngörmediler, göz göre göre gelmekte olan krize dair birşey söylemediler.

12.kapitalizm, kendini değiştiriyor. kriz, büyük ölçüde, kapitalizmin değişim sürecinin bir fonksiyonu olarak ortaya çıktı ve değişim sürecinin tamamlanması ile sona erecek.

13.türkiye'de kriz, global krize bağlı olarak başladı ve devam ediyor. türkiye iktisadı, dışardan gelmekte olan yabancı para ile işliyor. son devrede, türkiye iktisadına, kaynağı belirsiz olarak tanımlanan kategoride, yeteri kadar yabancı para girdi. türkiye'de bir para krizinin olmaması için, para girişinin sürekli olması ve yeteri kadar yüksek sayıda gerçekleşmesi gerekmektedir. türkiye iktisadına para girişi olmadığı anda, para krizi olacaktır.

14.edebiyat, kendi üstüne katlanmış, söylediği şeyden başka birşey söylemek isteyen ikinci bir dil olarak biliniyor, edebiyat, ikinci bir dil, iktisat'ın dilinin kurulaştırılması, hayati olandan kopartılması, bir işlev nedeni ile olmalı, yükleme yapılıyor. şaşırmak, felsefi bir bakış açısı değildir.

15.benjamin: "tarih, bir inşaa faaliyetinin nesnesidir. yapı, homojen ve boş bir zamanda değil "şimdi'nin zamanının" doldurduğu bir zamanda yükselir. nitekim robespierre için eski roma, tarihin sürekliliğinden koparılıp aldığı, "şimdi'nin zaman"yla yüklü bir geçmişti. fransız devrimi kendisini roma'nın tekrarı gördü. tıpkı modanın eski giysilere başvurması gibi o da eski roma'ya başvurmuştu. moda hep geçmişin ormanlarında avlanıp güncel olanı yakalar, bir kaplan sıçrayışıyla."



Bu yazı 819 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 4 Temmuz 2012 korku zamanın kaybedilmesidir
    • 4 Nisan 2012 Nietzche bir gelecek tarihçisidir
    • 7 Mart 2012 Mesele Bir Şapka Meselesidir
    • 6 Şubat 2012 Yerliler 1986 Nereye
    • 26 Ocak 2012 Bakış açın yoksa, sen yoksun
    • 9 Ocak 2012 kıyamam sana
    • 22 Kasım 2011 İtalyan Düşü
    • 16 Kasım 2011 evine dön
    • 3 Kasım 2011 İktisatçı
    • 1 Kasım 2011 Arzu
    • 27 Ekim 2011 Ayakta kalmak
    • 11 Ekim 2011 Yöntem
    • 29 Eylül 2011 yalan
    • 16 Temmuz 2011 Kendin olmak bir saldırıdır
    • 22 Haziran 2011 kaçış
    • 26 Mayıs 2011 obama’ya açık mektub
    • 23 Mayıs 2011 kafka’nın dûnyasındayım (*)
    • 18 Mayıs 2011 geçmiş sonradan gelir
    • 14 Mayıs 2011 hakikatin rengi yeşildir
    • 11 Mayıs 2011 halk günü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,690 µs