En Sıcak Konular

Bülent Korucu


Bülent Korucu
0 0 0000

Konuştukça battı



Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nda yaşanan krizin baş aktörü olduğu ileri sürülen Ali Suat Ertosun'un basın toplantısı, aslında itiraflar geçidi olarak gerçekleşti.
Ertosun, bilhassa Ergenekon Terör Örgütü Davası sanıklarından Engin Aydın'la olan ilişkisini izah etmekte zorlandı. Geçmişte bakanlık danışmanı olarak Aydın'la çalıştıklarını, oradan kalma bir dostlukları bulunduğunu ve Türk toplumunun eğilimlerine uygun biçimde 'vefa' gösterdiğini söyledi. 'Başına iş gelmiş arkadaşa vefa' ifadeleri ilk itirafları. Zira yalanlamaya çalışsa da görüşmenin dostun başına gelen 'iş'le ilgili olduğu ve vefa kapsamında gerçekleştiği kendi ifadelerinden anlaşılıyor. Vefanın açılımı şudur: "Üzülme, biz senin yanındayız." Bu mesajı Aydın'ın bütün dostları verebilir; yüksek yargıç olanlar hariç. Ertosun, görüşmenin herkesin gözü önünde bir yerde gerçekleştiğini söylüyor. Belki asıl problem de budur. Zira destek mesajları, görülebilecek şekilde verilirse anlamı olur. Asıl büyük itirafı Ertosun şu cümleyle yapıyor: "Dava, Yargıtay'a geldiğinde görevde olursam girmem." HSYK üyesi Ertosun, Yargıtay'daki oturumlara katılamayacağını itiraf ediyor. Aynı konuda HSYK'daki oturuma katılmasını nereye koyacağız? Ertosun, Aydın'la görüşmelerinde Danıştay İdari Dava Daireleri başkan vekilinin de yanlarında yer aldığını belirtti. Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılarla ilgili bakanlık kararları, temyiz makamı olduğu için buraya geldiğinde söz konusu kişi oy kullanacak mı?

Kendisiyle alakalı geçmişte yapılan suçlamalardan aklandığını anlatırken söyleyebildiği tek mahkeme kararı Can Dündar'a karşı kazandığı tazminat davası. Sabancı suikastı sanığı Mustafa Duyar'ın öldürülmesi, Uşak Cezaevi olayları ve Hayata Dönüş operasyonları konusunda 'soruşturmaya yer olmadığı' kararlarını sıraladı. Yani bugün eleştirdiği uygulamayla kurtulmuş ve bunu hüccet gösteriyor. Bakanlık müfettişleri inceleme yapmış ve bakanlık soruşturmaya yer olmadığı kararı vermiş. Soruşturmalar sırasında Can Dündar'ın lehine ifade verdiğini ilave etmeyi unutmadı. Ertosun, Duyar'ın ve katilinin kendinden önce nakledildiğini bildirdi. Fakat cinayet emrini veren Nuriş Çetesi'nin kendi döneminde geldiğini es geçti. Evet tetikçi ondan önce gelmişti ama azmettirici 15 Şubat 1999'da nakledilmişti.

Ertosun, şikâyetlerle ilgili olarak bakanlığın gereğini yaptığını ve zaten yetkinin de Adalet Bakanlığı'nda olduğunu kayıtlara geçirdi. Bakanlığın açıklamasında yer alan 'idari mekanizma' vurgusunu teyit etmek zorunda kaldı. Ergenekon soruşturmalarında savcı ve hakimlerin yaptığını savunduğu hataları sıralarken 'demokratikleşme açılımı' ifadesini kullandı. Bugünlerde yapılan açılımlara gönderme yaparak 'Bizimki içi dolu açılımlar' demeyi ihmal etmedi. Ertosun'u en çok zorlayan soru şuydu: Bahsettiğiniz uygulamalar yıllardır var. Sizin arkadaşlarınızın da içinde bulunduğu sanıklara tatbik edilince mi hukuksuzluk aklınıza geldi? Ertosun, kurulun daha önce bunları gündeme getirmemiş olmasının kendisini bağlamayacağını ileri sürdü. Peki, on yıllardır adliye camiasında önemli görevler yapan Ertosun, kişisel olarak bu görüşleri hangi düzlemlerde dile getirdiğini açıklayabilir mi?

zaman



Bu yazı 317 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 28 Eylül 2012 Emri verenle alan bir olur mu?
    • 11 Eylül 2012 Siyasette sonuçsuz arayışlar
    • 4 Eylül 2012 PKK'yı kim cesaretlendiriyor?
    • 3 Ağustos 2012 Özkök Paşa'nın tarihî tanıklığı
    • 31 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu, koltuğunu sağlamlaştırdı
    • 27 Temmuz 2012 Anketler ne diyor?
    • 6 Temmuz 2012 Ahmet Şık, Ahmet Şık'ı yalanlıyor
    • 26 Haziran 2012 Karayılan söyledikleri mi kaçırdıkları mı?
    • 15 Haziran 2012 Özal'ın ölümü aydınlanacak mı?
    • 22 Mayıs 2012 Anayasanın dili
    • 11 Mayıs 2012 Başkanlık Türkiye'de uygulanabilir mi?
    • 8 Mayıs 2012 CHP'de yerel seçim mücadelesi
    • 4 Mayıs 2012 AİHM, mahkemeyi ibra etti
    • 17 Nisan 2012 Balyoz'da acı fren!
    • 27 Mart 2012 Balyoz'a ABD'den destek gelmiş!
    • 16 Şubat 2012 MİT tartışmasındaki toz bulutu
    • 8 Şubat 2012 Dindarların talebi özgürlük
    • 3 Şubat 2012 CHP'liler dama oynuyor
    • 31 Ocak 2012 CHP'de anomali doğumun yan etkileri
    • 20 Ocak 2012 Mahkeme aslında 'örgüt var' diyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,217 µs