En Sıcak Konular

Ahmet Kekeç


Ahmet Kekeç
0 0 0000

Senin görevin suçluları korumak mı?



Bu hamur çok su kaldırır... Dönüp dolaşıp yazacağız. Bıkmadan, usanmadan... Tekrara düşmek pahasına... Söylemleri ve katkılı eylemleriyle kendisini tarihe geçireceğiz...

Diyecekler ki, ‘Eskinin sosyalisti, yeninin sosyal demokratı Baykal, meğer su katılmamış bir militaristmiş.’

Zaten öyleydi...

Zaten militer devletimizin bekasını halkın taleplerine tercih ediyordu.

Zaten varlığını statükonun varlığına adamıştı.

Zaten anakronik ‘altı ok siyaseti’nin dışına çıkamazdı...

Madem öyleydi, ne diye bize ‘sosyal demokratmış gibi’ yapıyordu? Ne diye militarizmlerle sorunlu bir siyasetçiymiş görüntüsü veriyordu? Ne diye ‘serbest piyasa ekonomisine dayalı bir sosyal demokrasi tezi’ türünden kendisinin de inanmadığı laflar ediyordu? Ne diye ‘İngiltere’de neyse, bizde de o olsun; Tony Blair ne yaptıysa biz de onu yapıyoruz’ diye yüksek perdeden uçuyordu?

Bir vakitler, ‘altı ok’u tartışmaya açmıştı.

Henüz rüştünü ispat etmemiş marjinal CHP’nin başındaydı.

Klasik CHP devletçiliğiyle ödeşecek, sosyal demokrat umdeleri partiye egemen kılacaktı.

Böylece, batı tipi bir sosyal demokrasi nasıl olurmuş, mahdum İnönü ve Karayalçın takımına gösterecekti.

Serbest piyasa ekonomisi mi?

Hiç karşı değildi.

Özelleştirmeler mi?

Bir an önce hayata geçirilmeliydi?

12 Eylül’ün ‘beşi bir yerde anayasası’ mı?

Hemen değiştirilmeliydi?

Darbeciler mi?

Hemen yargılanmalıydı.

Darbe anayasasının başımıza tebelleş ettiği kurumlar mı?

Hemen kaldırılmalıydı.

Böyle bir adamdı Baykal...

Beklenen izdivacı gerçekleştirip, SHP ve CHP’den mürekkep ‘birleşik sol’un başına geçince aslına rücu etti.

Döndü, ‘Anadolu solculuğu’ dedi.

Döndü, ‘Ordu, sivil kamuoyunun oluşmasına katkı sağlayan önemli bir baskı grubudur’ dedi.

Döndü, ‘Şeyh Edebali, Kemal Tahir, bize özgü bir solculuk, kem küm’ dedi.

Döndü, ‘Bu anayasa değişikliği de nerden çıktı?’ dedi.

Döndü, ‘Hükümet, YÖK’ün yapısını değiştirmeye çalışıyor, buna izin vermeyeceğiz’ dedi.

Döndü, ‘Andıç dediğiniz, birtakım bilgilendirme raporlarıdır’ dedi.

Döndü, ‘Anayasa Mahkemesi 367 kararını onaylamazsa, ülkede kargaşa çıkar’ dedi.

Döndü, ‘Parti kapatma davasında Anayasa Mahkemesi laik cumhuriyetin hassasiyetlerini gözeterek gereğini yerine getirecektir’ dedi.

Döndü, ‘Ergenekon diye bir şey yoktur’ dedi.

Döndü, ‘Dursun Çiçek’e ait olduğu söylenen uyduruk belgeyle cumhuriyetimizin kurumlarına savaş açılmaktadır’ dedi.

Şimdi de, provokasyon yapan askerlerin adli mahkemelerde yargılanabildiğini, darbeci ve cuntacıların sivil mahkemede yargılanmasına imkan tanıyan yasaya gerek olmadığını söylüyor.

Madem öyleydi, sivil mahkemenin Şemdinli davasında verdiği karar neden askeri mahkeme tarafından bozuldu ve 39 yıl ceza alan sanıklar beraat ettirildi?

Değişime direnmek ‘siyasal bir tutum’ olabilir.

Baykal sadece değişime direnmiyor...

Daha kötüsünü yapıyor:

Suçluları koruyor.

star



Bu yazı 333 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz ve empati
    • 5 Temmuz 2012 Hükümeti ve cemaati çökertecek tek isim
    • 26 Haziran 2012 Ben olsam bu gazetecileri sürerdim cepheye
    • 20 Haziran 2012 Bu yazıyı Kürt kardeşlerim okusun
    • 4 Haziran 2012 Nerede bu inek?
    • 28 Mayıs 2012 Kana kan istermiş!
    • 14 Mayıs 2012 ‘Kes zırvalamayı’
    • 1 Mayıs 2012 Menderes de cami yıktırmış... Ne utanmaz adamlarsınız siz!
    • 20 Nisan 2012 Erol Özkasnak
    • 12 Nisan 2012 Suriye’yle savaşa mı giriyoruz?
    • 10 Mart 2012 ‘Zavallı Başbakan’
    • 29 Şubat 2012 Paşa niçin kendini öptürmedi?
    • 27 Şubat 2012 Bizi yormayın kardeşim
    • 17 Şubat 2012 Siz kimi kandırıyorsunuz?
    • 3 Şubat 2012 Rezil olmaya doymadınız mı?
    • 1 Şubat 2012 İyi ki sivil vesayet varmış, şerrinizden korunuyoruz
    • 19 Ocak 2012 Denktaş’ı diriltmek mi?
    • 14 Ocak 2012 Hangi gazeteciler valiz hazırlıyor?
    • 12 Ocak 2012 Kozinoğlu hakkında korkunç karartma
    • 2 Ocak 2012 İlan ediyorum: Hiç yüzleri kızarmayacak!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,676 µs