En Sıcak Konular

Bülent Korucu


Bülent Korucu
0 0 0000

CHP'nin mutfağında biri mi var?



CHP yönetiminin siyasi intihara karar verdiğine kesin kanaat getirdim. Konunun sadece siyaset bilimcilerin ilgi alanına girmediğini düşünüyorum.
Sosyologların yanında psikologlar da devreye girmeli. Ömrünün son demini yaşayan ak saçlı yöneticilerin 'bizimle beraber parti de gitsin' türü yaklaşımları var mı? Bu davranış, eski Mısır'da sahip olduğu her şeyi beraberinde mezara götüren kralların psikolojisiyle paralellik taşıyor mu, bilemiyorum.
Keskin ifadelerimin sebebi, CHP'nin 'darbecileri yargılayacak' diye özetlenen kanun değişikliğini Anayasa Mahkemesi'ne götürme gerekçeleri. Fikret Bila'nın yazdıkları doğruysa CHP, iptal başvurusu için gerekçelerini yazmış bile. İki gerekçeden hangisinin öldürücü darbe olduğuna karar veremedim, ama bu sefer kesin sonuç almaları kuvvetle muhtemel. Her iki madde de hukuk mantığı ve siyaset bilimi açısından bir partinin kapısına kilit vurmayı gerektirecek cinsten. Ne diyeceğini bilmez halimi maruz görün, gerçekten hayretler içindeyim. Rivayete göre CHP, Yüksek Mahkeme'ye şu şekilde iptal başvurusu yapacakmış: Birinci gerekçe, Anayasa'nın 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırılık. Suçların niteliğine göre mahkemelerde yargılanması, kişi veya mahallin belirleyici olamayacağı konusunda büyük mutabakat var. 'Değişiklikler, 145'e aykırı ve iptal olabilir' diyenler bile muhtevanın doğruluğunu beyan ediyor ve 145'in değişmesi gerektiğini dile getiriyor. Darbe teşebbüsünü yargılamayı, hukuk devleti ilkesine aykırı bulan zihniyeti anlamak için siyaset bilimi yetersiz kalır ve psikiyatriden yardım almak kaçınılmazdır. İkinci gerekçe en az ilki kadar tuhaf. CHP darbeciliği bir disiplin suçu olarak göresiymiş. Emir-komuta zinciri kırıldığı için disiplinsizlik olarak algılanıp askerî mahkemelerde yargılanmalıymış. Yani emir-komuta zinciri içinde yapılan darbeleri CHP suç saymıyor. Bu komik yaklaşımı ciddiye alıp tartışmaya bile gerek yok. Ancak CHP'nin tutarsızlık sorununu tekrar kayıtlara geçirmeliyiz. CHP, bir tek darbe için yargılama teklifi yaptı; o da emir-komuta zinciri içinde icra edildiğine ortak kanaat bulunan 12 Eylül. 12 Eylülcüleri yargılamak için anayasa değişikliği önergesi verip, partilere destek turu atacaksınız, sonra emir komuta zinciri içinde yapılmış darbeleri suç saymayacaksınız! "Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu" sözünün bundan daha iyi yakışacağı yer olamaz. 145. maddeye aykırılıkla alakalı tezin bir parçası da şöyle: Askerî görev ve hizmetlerle ilgili suçlar askerî mahkemede yargılanır. CHP'nin, yeni kanunla birlikte adli yargıya geçen suçları askerî görev kapsamında değerlendirdiği anlaşılıyor. Mesela cumhurbaşkanına suikast, cebir ve şiddet kullanarak parlamentonun ve seçilmiş hükümetin görev yapmasını engellemek, hükümete karşı silahlı isyan gibi. CHP, yaklaşık 20 maddelik listeden askerî görevle ilgili gördüklerini sıralarsa belki söylediklerimizin bir kısmını geri alabiliriz.

Bir siyasi parti bunları ciddi ciddi söyleyebilir mi? "Mutfakta biri mi var?" diye klişeleşen reklam sloganı aklıma gelmiyor değil. CHP hukuk bürosuna birileri sızmış, içten çökertmeye mi çalışıyor acaba? Bu gerekçelerle müracaat etsinler, bırakın Sosyalist Enternasyonal'e gitmeyi, köy kahvelerinde seçim konuşması yapacak yüzleri bile kalmaz.

Sabih Kanadoğlu notu: Anayasa'nın 6. maddesi "Hiçbir kimse veya organ kaynağını anayasadan almayan bir yetkiyi kullanamaz." derken, Sabih Kanadoğlu, yerel mahkemeleri Anayasa Mahkemesi yerine geçmeye çağırıyor. Herkes kafasına göre uygunluk denetimi yapıp icraata geçebilir o zaman. Uygunluk denetimiyle yetkili Anayasa Mahkemesi bile hatırı sayılır bir mevzuatla sınırlanmışken bunları söylemek, hukuk anarşisine ve yetki gaspına zemin hazırlamaktır. Kanadoğlu'nun 'Zihni Sinir proceleri' hukuku yaralıyor.


zaman



Bu yazı 467 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 28 Eylül 2012 Emri verenle alan bir olur mu?
    • 11 Eylül 2012 Siyasette sonuçsuz arayışlar
    • 4 Eylül 2012 PKK'yı kim cesaretlendiriyor?
    • 3 Ağustos 2012 Özkök Paşa'nın tarihî tanıklığı
    • 31 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu, koltuğunu sağlamlaştırdı
    • 27 Temmuz 2012 Anketler ne diyor?
    • 6 Temmuz 2012 Ahmet Şık, Ahmet Şık'ı yalanlıyor
    • 26 Haziran 2012 Karayılan söyledikleri mi kaçırdıkları mı?
    • 15 Haziran 2012 Özal'ın ölümü aydınlanacak mı?
    • 22 Mayıs 2012 Anayasanın dili
    • 11 Mayıs 2012 Başkanlık Türkiye'de uygulanabilir mi?
    • 8 Mayıs 2012 CHP'de yerel seçim mücadelesi
    • 4 Mayıs 2012 AİHM, mahkemeyi ibra etti
    • 17 Nisan 2012 Balyoz'da acı fren!
    • 27 Mart 2012 Balyoz'a ABD'den destek gelmiş!
    • 16 Şubat 2012 MİT tartışmasındaki toz bulutu
    • 8 Şubat 2012 Dindarların talebi özgürlük
    • 3 Şubat 2012 CHP'liler dama oynuyor
    • 31 Ocak 2012 CHP'de anomali doğumun yan etkileri
    • 20 Ocak 2012 Mahkeme aslında 'örgüt var' diyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,542 µs