En Sıcak Konular

Ismet Berkan


Ismet Berkan
0 0 0000

CHP neye itiraz ediyor, neyi savunuyor?



İkinci Ergenekon iddianamesi mahkeme tarafından kabul edilip dava resmen açıldıktan sonra bu köşede bir yazı yazdım.
Orada söylediğim kabaca şuydu: Asker kişilerin, emekli dahi olsalar, darbeye teşebbüs suçuyla itham edilmeleri halinde hangi mahkemde yargılanacaklarına ilişkin bir bulanıklık var. Ergenekon savcıları, iddianamelerinde konunun sivil yargının alanında olduğunu tartışıyorlar uzun uzun ama bu onların vereceği bir karar değil; kararı eğer hep mahkemeler üzerinden gideceksek sonunda Yargıtay veya uyuşmazlık mahkemesi verecek. Oysa parlamento işi oralara kadar bırakmadan bir an önce gerekli düzenlemeyi yapmalı ve yargılamanın sivil mahkemede olacağı netleşmeli.
Parlamento nihayet bunu yaptı.
Yaptı ama daha önce bu değişikliğe onay verdiği anlaşılan CHP şimdi ‘Kandırıldık’ diyor, iktidar partisini çok ağır kelimelerle suçluyor.
Suçluyor ama CHP’nin tam olarak ne demek istediğini, neye itiraz ettiğini hâlâ anlamış değilim.
CHP acaba, ‘Darbeye teşebbüs suçuyla itham edilen asker kişiler askeri mahkemede yargılansın’ mı demek istiyor? Gerçekten bunu mu savunuyor,
daha beş gün önce ‘Darbelere karşıyız, gelin geçici 15. maddeyi kaldırıp 12 Eylül darbecilerine yargı yolunu açalım’ diyen parti?
***
Gelin kısa bir hatırlatma yapalım. Örneğimiz meşhur Şemdinli davası. Hani, zamanın Kara Kuvvetleri Komutanı’nın adını iddianamesine aldı diye mesleğinden olan savcının meşhur ettiği dava.
Dava neydi? İki istihbaratçı astsubay ile onların haber elemanı olarak kullandıkları bir eski itirafçı PKK’lı, Şemdinli’de bir kitapevine bomba atarlar. İnsanlar ölür. Halk bombacıları anında yakalar.
Bu kişiler sivil mahkemede yargılandılar ve ağır mahkûmiyetler aldılar ama Yargıtay davayı bozdu, yargılamanın askeri mahkemede görülmesi gerektiğine hükmetti. Daha önce jet yargılamayla mahkûm edilen şüpheliler halen serbest ve yargılama da askeri mahkemede bir türlü bitmiyor.
Şimdi, burada işlenen suç askeri suç mu sivil suç mu? Sırf suçlananlar üniformalı kişiler diye onları ne yaparlarsa yapsınlar askeri mahkemede mi yargılayacağız? Mesela trafik kazası yapıp ölüme sebebiyet verseler bile onları sivil mahkemede yargılayamayacak mıyız?
İşte Meclis’ten geçen ve Cumhurbaşkanı’nın onayını bekleyen yasa bu çeşit bulanıklıkları
ortadan kaldırıyor, yargılamanın sivil mahkemede olması gerektiğini söylüyor.
***
Askeri Mahkemeler, eğer olmaları gerekiyorsa, varolmaya devam edebilirler.
Ancak görev alanları askerlik mesleğiyle sınırlı olabilir ancak.
TCK’nın da suç olarak tanımladığı fiiller söz konusu olduğunda, görevli mahkeme askeri değil sivil mahkeme olmak zorunda. Çünkü bir ülkenin bir tane yargısı olur, iki tane değil.
Askeri disiplin suçlarıyla ilgili kurulacak askeri mahkemelerin bir de ‘Askeri Yargıtay’ı olması bence bir hayli tartışmalı bir durumdur.
CHP neyi savunuyor, bence bir an önce durumunu netleştirmeli.
Onların neyi savunduğunu görelim ki, biz de notumuzu verelim.


 radikal



Bu yazı 380 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Temmuz 2012 ‘Tanrı Parçacığı’ bize neler vaat ediyor?
    • 10 Mart 2012 Tartışmayı içerikten biçime kaydırmak
    • 25 Haziran 2011 PKK dağdan nasıl iner
    • 26 Şubat 2011 1968 neden 68’de olduysa, şimdi de isyanlar ondan oluyor
    • 26 Aralık 2010 Seçim soruları: AK Parti kaç alacak, ya CHP?
    • 2 Kasım 2010 PKK’nın içine girdiği açmazı görmek
    • 31 Ekim 2010 ‘Kırmızı Kitap’efsanesinin sırları
    • 27 Temmuz 2010 Askeri vesayetin hukuki altyapısı
    • 24 Temmuz 2010 Enerji stratejimiz var mı?
    • 21 Temmuz 2010 Sahiden 12 Eylül'ü mü oylayacağız?
    • 14 Temmuz 2010 İran çelişkileri ve iç politika yansımaları
    • 7 Temmuz 2010 Liderler neden görüşecek, neyi görüşecek?
    • 5 Temmuz 2010 Dindar solcular
    • 3 Temmuz 2010 Kılıçdaroğlu, bu kafayla hiçbir şeyi çözemez!
    • 26 Haziran 2010 Hep aynı denklemin içine sıkışmak
    • 24 Haziran 2010 Eşit yurttaşlığa dayalı demokratik cumhuriyet
    • 13 Haziran 2010 Karpuz gibi ortasından ikiye bölünmüş ülke...
    • 6 Haziran 2010 Mahkûmun açmazı: Hayattaki karşılığı
    • 24 Mayıs 2010 Maalesef bizde hattı muhalefet yoktur, sathı muhalefet vardır
    • 4 Mayıs 2010 Eski defterleri açmak...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,616 µs