En Sıcak Konular

Ahmet Kekeç


Ahmet Kekeç
0 0 0000

Buna uyanıklık derler Çelebi!



Deniz Baykal, ortaya, kendisinin de inanmadığı bir fikir attı; darbelerin incelenebileceğini, askeri müdahalelerin tartışılabileceğini, ‘12 Eylül’den hesap sorulabileceğini’ söyledi, siyasetçi ve aydın takımı heyecanla atladı konunun üzerine.

Bunlardan biri de, DİSK’in devrimci başkanı Süleyman Çelebi.

Baykal ‘darbeler’ diyor ama, biz bir tek darbeyi anlıyoruz.

12 Eylül...

Solcu ve sosyal demokratlarımızın sevmediği tek darbe bu... 27 Mayıs ve 28 Şubat’a bayılıyorlar. Bazen 12 Mart’a da mırın kırın ediyorlar ama, darbe 9 Mart’ta gerçekleşseydi, onu da seveceklerdi. Kim sevmez ‘Cemal Madanoğlu İlhan Selçuk konsorsiyumu’nun kotaracağı ulusalcı bir darbeyi!

Baykal ‘12 Eylül yargılansın’ diyor.

Biz buradan Kenan Evren’in yargılanması gerektiğini anlıyoruz.

Darbeye karşıymış gibi bir görüntü veren Baykal, demek ki, darbenin Kenan Evren ve arkadaşları tarafından gerçekleştirilmiş olmasına karşı...

Bir insan ‘karşı olduğu’ şeyin anayasasını savunur mu hiç?

Baykal savunuyor işte.

Bir insan ‘karşı olduğu’ şeyin kurumlarını sahiplenir mi hiç?

Baykal sahipleniyor işte.

Bu meseleyi de bu şekilde hallettikten sonra, gelelim, ‘Evet, evet... 12 Eylül darbecileri yargılanmalıdır’ diye kafa çıkaran Süleyman Çelebi’ye.

Diyor ki Çelebi, ‘Bugünkü iktidarın temelleri, 12 Eylül uygulamalarıyla atılmıştır. 1981 yılında okullara zorunlu din dersi getirildi, Türk-İslam sentezinin milli kültür olarak kabul edilmesi kararlaştırıldı, Diyanet İşleri’nde 260 din görevlisinin maaşının Rabıta-ül İslam örgütünce ödenmesi onaylandı. Bütün bunlar 12 Eylül’ün neden yapıldığını ve tahribatının bütün toplumsal alanlara nasıl yayıldığını göstermek için bizce fazlasıyla yeterlidir. Gerçek bir demokrasiye ulaşmak için önümüzdeki tek seçenek, 12 Eylül darbecilerinin yargılanmasıdır.’

Ne kadar ‘sorunlu’ bir açıklama, görüyorsunuz değil mi?

Diyelim ki öyledir...

Diyelim ki, 12 Eylül bugünkü iktidarın temellerini attığı için suçludur...

Peki, gerçek bir demokrasiye ulaşmak için neden sadece 12 Eylül’cülerle hesaplaşıyoruz? 12 Eylül darbecilerini yargılamalıyız da, 27 Mayıs ve 28 Şubat darbecilerini bağışlamalı mıyız?

12 Mart’çıları ne yapmalıyız?

Lahikacılara, andıççılara, e-muhtıracılara, y-muhtıracılara, z-muhtıracılara hiç dokunmamalı mıyız? Ergenekon’culardan, 367’cilerden, ‘psikolojik savaş’çılardan, belgecilerden hesap sormamalı mıyız?

Bu kadar cinayet işlendi, bu kadar bomba yakalandı, bu kadar mühimmat ele geçirildi, bu kadar darbe günlüğü ve harekat planı deşifre edildi... ‘Gerçek bir demokrasi’ arayan Süleyman Çelebi’miz nerelerdeydi?

Neden bir tek cümlesi, bir tek demeci, yalancıktan da olsa bir tek açıklaması yok?

Süleyman Çelebi bıraksın onu bunu da, ‘1 Mayıs katliamı’nı gerçekleştirenlerin yakasına yapışsın...

Kendisine bir generalin ismini vermiştim.

İz sürsün...

Daha da iyi bir iş yapmak istiyorsa, 200 sanıklı ‘1 Mayıs davası’nın neden bir türlü görülmediğini, hangi ‘gizli el’in bu soruşturmayı engellediğini araştırsın.

Davanın görülebilmesi için gerekirse işçilerini sokağa döksün.

Uyanıklık yapmasın.

star



Bu yazı 349 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz ve empati
    • 5 Temmuz 2012 Hükümeti ve cemaati çökertecek tek isim
    • 26 Haziran 2012 Ben olsam bu gazetecileri sürerdim cepheye
    • 20 Haziran 2012 Bu yazıyı Kürt kardeşlerim okusun
    • 4 Haziran 2012 Nerede bu inek?
    • 28 Mayıs 2012 Kana kan istermiş!
    • 14 Mayıs 2012 ‘Kes zırvalamayı’
    • 1 Mayıs 2012 Menderes de cami yıktırmış... Ne utanmaz adamlarsınız siz!
    • 20 Nisan 2012 Erol Özkasnak
    • 12 Nisan 2012 Suriye’yle savaşa mı giriyoruz?
    • 10 Mart 2012 ‘Zavallı Başbakan’
    • 29 Şubat 2012 Paşa niçin kendini öptürmedi?
    • 27 Şubat 2012 Bizi yormayın kardeşim
    • 17 Şubat 2012 Siz kimi kandırıyorsunuz?
    • 3 Şubat 2012 Rezil olmaya doymadınız mı?
    • 1 Şubat 2012 İyi ki sivil vesayet varmış, şerrinizden korunuyoruz
    • 19 Ocak 2012 Denktaş’ı diriltmek mi?
    • 14 Ocak 2012 Hangi gazeteciler valiz hazırlıyor?
    • 12 Ocak 2012 Kozinoğlu hakkında korkunç karartma
    • 2 Ocak 2012 İlan ediyorum: Hiç yüzleri kızarmayacak!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,098 µs