En Sıcak Konular

Bülent Korucu


Bülent Korucu
0 0 0000

Ergenekon'un başka türlü hastaları



Asrın Davası Ergenekon'da 100. duruşma gününde küçük bir sürpriz yaşandı. Ergenekon Terör Örgütü davası sanıklarından emekli Tuğgeneral Levent Ersöz ve eşinin olduğu iddia edilen bir ses kaydı internete düştü.
Bayan Muzaffer Ersöz literatüre yeni bir kavram kazandırdı: Ergenekon Hastalığı. Bunun için tıp fakültelerinde bir ana bilim dalı kurulur mu, zaman gösterecek. Ancak hukukta uzmanlık alanı haline gelme ihtimali daha yüksek. Samanyolu Haber'in sık kullandığı şekliyle 'Ergenekon rahatsızları' birkaç kısma ayrılabilir. Bu hastalarda görülen belirtiler farklı, etkilenen organlar ayrı; tek ortak payda var sebep. Bazı hastalıklarda olduğu gibi yer ismiyle anılsaydı, 'Silivri hastalığı' da denilebilirdi. Silivri sınırları içinde bulunma da şart değil, isminin duyulması bile kriz gelmesine yetiyor. Hastaların diğer ortak özelliği ise tedavilerin haddinden fazla uzun sürmesi. Normal bir hastanın, normal bir hastanede 10 günde biten tedavisi, sıra Ergenekon hastalarına gelince aylar, yıllar sürebiliyor. Hatta ucu açık, ne kadar süreceğini kimsenin kestiremediği tedaviler var. Hastaya göre değişiyor tedavinin süresi. Evet, yanlış yazmadım, hastalığa değil, hastaya göre. Silivri'deki tutuklu sanıkların, bazılarına imtiyazlı muamele yapıldığı iddiasıyla isyan etmeleri haksız sayılmaz.

Bayan Ersöz'e izafe edilen ifadeyle 'Ergenekon'un başka türlü hastaları' arasında en dikkat çekenler hafıza problemi yaşayanlar. Kolay izah edilemeyen kazalar sonunda kısmi hafıza kaybı yaşıyorlar. Daha çok dava dosyasındaki konuları unutuyorlar. Yaşları ilerlemiş sanıklar arasında doğal olarak prostat sorunu sıkça görülüyor. Doğal olmayan, küçük polikliniklerde üç beş günde hallolan meselenin dünyanın en gelişmiş hastanelerinden birinde aylarca çözülememesi. Kalp rahatsızlıkları da yine yaşa ve tabii ki strese bağlı olarak ortaya çıkıyor. Çifte standart yine karşımıza çıkıyor. Mahkeme Başkanı Köksal Şengün'ün anjiyo olup 10 günde işbaşı yapmasına mukabil, Mehmet Haberal'ın yaklaşık 50 gündür hastanede yatıyor olmasını kamuoyu anlamakta zorlanıyor. Bir de risk altındaki gruptan bahsedebiliriz. Ergenekon hastalığına yakalanma ihtimalleri yüksek olan bu kişiler kuluçka devresini 'Ergenekon'a hastalık' şeklinde geçiriyor. Ergenekon'un avukatı gibi cansiperane savunma yapanların birçoğunun zaman içinde 'Silivri sakini' haline geldiğini müşahede ettik. Önceden hastalık belirleyip zamandan kazanmak için rapor hazırlayanlar bile olabilir. Neyse Allah hepsine şifa versin.

Biraz da yargılama safahatına dönelim. Dün gerçekleşen 100. duruşmayla dünyanın en hızlı yargılamalarından birine imza atılıyor. Silivri'de aralıksız çalışan özel yetkili 13. Ağır Ceza Mahkemesi bu tempoyu iki buçuk ay gibi kısa süreye sığdırdı. Günlerce savunma yapan sanıklar ve vekillerine rağmen az zamanda çok yol alındı. İfade sırası kendisinde olmadığı halde söz alıp saatlerce görüşlerini açıklayanlar da cabası. Savunma hakkının alabildiğine geniş kullanıldığı örnek bir yargılama yapılıyor. Savcılara hakaretin gırla gittiği, mahkeme heyetinin tehdit edildiği serbest tartışma ortamında sanıklar içini döküyor. Hâkimlere gözdağı verecek kadar ileri gidilmesinin sebebi psikolojik çöküntü olabilir. Tutuklu kalınan süre uzadıkça umutlar azalıyor ve saldırgan tutumlar su üstüne çıkıyor. Bir ara sık kullanılan bir nakarat vardı: 'Neden yargılandığını bilmeden aylardır içerideler' diye başlayıp devam eden. Artık pek duymaz olduk. Onlarca soruyla bunaltıldıklarını söyleyen zanlıların şikâyeti çok tutarlı değildi zaten.

zaman



Bu yazı 283 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 28 Eylül 2012 Emri verenle alan bir olur mu?
    • 11 Eylül 2012 Siyasette sonuçsuz arayışlar
    • 4 Eylül 2012 PKK'yı kim cesaretlendiriyor?
    • 3 Ağustos 2012 Özkök Paşa'nın tarihî tanıklığı
    • 31 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu, koltuğunu sağlamlaştırdı
    • 27 Temmuz 2012 Anketler ne diyor?
    • 6 Temmuz 2012 Ahmet Şık, Ahmet Şık'ı yalanlıyor
    • 26 Haziran 2012 Karayılan söyledikleri mi kaçırdıkları mı?
    • 15 Haziran 2012 Özal'ın ölümü aydınlanacak mı?
    • 22 Mayıs 2012 Anayasanın dili
    • 11 Mayıs 2012 Başkanlık Türkiye'de uygulanabilir mi?
    • 8 Mayıs 2012 CHP'de yerel seçim mücadelesi
    • 4 Mayıs 2012 AİHM, mahkemeyi ibra etti
    • 17 Nisan 2012 Balyoz'da acı fren!
    • 27 Mart 2012 Balyoz'a ABD'den destek gelmiş!
    • 16 Şubat 2012 MİT tartışmasındaki toz bulutu
    • 8 Şubat 2012 Dindarların talebi özgürlük
    • 3 Şubat 2012 CHP'liler dama oynuyor
    • 31 Ocak 2012 CHP'de anomali doğumun yan etkileri
    • 20 Ocak 2012 Mahkeme aslında 'örgüt var' diyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,897 µs