En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

CHP'nin yeni 'Kürt açılımı'



Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün taa Kırgızistan'dan “Kürt sorununa herkes katkı sağlamalı, siyasi partiler de...” mesajını verdiği gün, CHP lideri Deniz Baykal Güneydoğu gezisinin ilk durağı Adıyaman'da beklenen katkıyı yaptı. Baykal'ın konuya yaklaşımı, kendisinin “Soruna ilişkin çözüm önerileri ayrıştırıcı değil, kaynaştırıcı olmalı” sözüyle hayli uyumlu...

Ülkemizin şu sıralarda yaşadığı durumu geçmişte başından geçirmiş ülkelerde çok tartışılan konu, belli ki, CHP liderinin zihnini de işgal ediyor: “Önce silâhlar mı susmalı ve bırakılmalı, yoksa teröristi bunu yapmaya zorlayacak af gibi hukuki yöntemlere mi ilk olarak başvurulmalı?”

Öncelik hangisinde olmalı?

“PKK'nın dağıldığı, dağdan indiği, bir daha teröre kalkışmayacağı ortaya çıkarsa elbette o zaman gerekli siyasi, insani ve hukuki adımlar atılır” sözleri Deniz Baykal'ın ikisi arasında bir yerde durduğuna işaret ediyor. Sözlerinin devamından da, CHP liderinin, silâh bırakanların demokratik sistem içerisinde yer almalarına, hatta geniş bir afla topluma kazandırılmalarına karşı çıkmayacağı anlaşılıyor.

Aslında şimdi tartıştığımız konular bugün kendisinin lideri olduğu siyasi hareketin 15 yıl önce yayımladığı 'Kürt Raporu'nda çözüm olarak sunulmuştu; iktidar partisinin büyük bir tereddütle yapmaya çalıştığı, CHP'nin eski önerilerinin hayli gerisinde bile sayılabilir. Deniz Baykal'ın Adıyaman'da, “O rapora bugün de sahip çıkıyoruz” demesi en az şu sözleri kadar önemli:

“Herkes kendi etnik kimliğiyle elbette iftihar edecektir. Ancak kimsenin etnik kimliği, Cumhuriyet'i ayrıştırmaya neden olmamalıdır. Çözüm tartışmalarında temel anlayış etnik temelde ayrıştırmayı amaçlar nitelikte olmasın. Bizi kaynaştıran, bütünleştiren etnik kimlik çerçevesinde tüm özgürlüklerin kullanıldığı, ama herkesin milletin bir parçası olmayı doğal saydığı bir anlayış temel alınmalıdır."

Bu sözler Deniz Baykal'a ait.

Türkiye'de siyasi tartışmaların büyük bir bölümü dar köprü üzerinde karşı karşıya gelmiş iki keçinin inatlaşmasına benziyor. Oysa köprü artık hayli geniş ve uygarca tartışmanın şartları da eskisinden daha fazla. Yapılanları iktidara veya muhalefete mal ettirmemek için keçi inadı sergilemenin âlemi yok yani. Sorunların çözümüne katkıda bulunmak, katkıda bulunan için, hangi konumda olursa olsun, olumlu bir puana dönüşebilir. CHP Deniz Baykal'ın açıklamalarıyla, şimdilik sınırlı bir biçimde de olsa, o yola girmiş görünüyor.

Yıllardır örgüt kurmakta zorluk çektiği Güneydoğu ve Doğu Anadolu kentleri bir zamanlar CHP'nin kalesi sayılıyordu. Süreç içerisinde, durumu iyi değerlendiremeyen bir parti olarak CHP sorunun parçası haline dönüşüverdi. Şimdi, uzun zamandır ilk kez olarak, CHP yeniden bölgede kulak verilen bir parti olma şansını yakalayabilir. Yeter ki, varolan sorunun çözümü yönünde katkılarını sürdürsün...

Bölgeyi ziyaret ederken Baykal'ın sarf ettiği 'yeni' sözler ile mayınların temizlenmesiyle ilgili yasal düzenleme konusundaki CHP tavrı birbiriyle çelişkili değil; tam tersine, bölge insanı da düzenleme konusundaki 'toptancı' yaklaşımı benimsemiyor. Deniz Baykal'ın 'Kürt sorunu' ile ilgili son olumlu çıkışı ve bölgeyi ziyareti, öyle sanıyorum ki, iktidar partisini mayınlı arazide yalpalamaktan da kurtaracaktır. Yapılması gereken, CHP'nin savunduğu gibi, mayın temizleme ile temizlenmiş toprakları tarıma açma işlerini birbirinden ayırmaktır çünkü...

Cumhurbaşkanı Gül'ün “Önümüzdeki günlerde iyi şeyler olacak, devletin birimleri birbiriyle uyumlu çalışıyor” ile başlayıp “Sürece herkes katkı sağlasın, muhalefet partileri de...” ile devam eden çıkışları CHP'nin 'yeni Kürt açılımı' ile ilk yankısını almış oldu.

Gerisi gelecektir. Mutlaka gelmelidir.

yenişafak



Bu yazı 231 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,746 µs