En Sıcak Konular

Mehmet Ali Birand


Mehmet Ali Birand
0 0 0000

DTP de yardımcı olmalı...



İçinde yaşadığımız süreci daha belirginleştirmek istiyorsak, şu cümleleri kullanmak daha doğru olur:
- PKK terörünü etkisizleştirme
- Kürt sorunuyla ilgili yasakları azaltmak ve Kürt kökenli vatandaşlarımızın beklentilerini olduğunca karşılamak, kalplerini kazanmak.
İki noktayı içimize sindirmemiz gerekiyor.
Biri, PKK’nın tümüyle silinmesi ve bir daha adından söz edilmez konuma sokulmasının imkansızlığıdır.
Terör örgütleri  etkisizleştirilir, eylemleri önemsiz  sayılara indirilebilir, ancak hiçbir zaman tümüyle yok edilemezler. Daima bir yerlerde  yaşamlarını  sürdürürler.
Kendi kendimizi hazırlamamız gereken diğer gerçek, Kürt sorununun kolay kolay çözümlenemeyeceğidir. Mutlaka yeni  istekler, yeni beklentiler çıkacaktır.
Önemli olan, PKK terörünü ve Kürt sorununu “Birlikte yaşanabilir” bir düzeye  indirebilmektir.
İşte bu açılardan bakılırsa, önümüze açılan sürecin bir fırsat yarattığını söyleyebiliriz.
PKK’nın toplu şekilde silah bırakıp, ellerinde çiçekler sallayarak dağlardan inmesini beklemeyelim. Buna karşılık,  PKK’nın hiç değilse uzunca bir süre, silah bırakmasını, tetiği çekmeden durmasını  sağlamak dahi çok büyük bir gelişme olacaktır.
Kürt sorununda da, tüm Kürt kökenli vatandaşlarımızın, Türk kardeşlerinin  boynuna sarılıp, yanaklarından öpmelerini beklemeyelim. Yaşam koşullarını düzeltmek, ana dillerini öğrenip kullanmalarını, çocuklarına veya yaşadıkları  yerlere Kürtçe isim  koymalarını sağlamak ve iş alanı yaratmak dahi yeterlidir.
Bu  şekilde, Kürt sorunu belki temelinden  çözülmez, ancak “birlikte yaşanabilir” bir noktaya getirilebilir.

DTP'den önemli beklentilerimiz var...
Önümüze açılan bu süreci ciddi şekilde kullanacaksak, herkese görev düşüyor.
En başta iktidar ve TSK olmak üzere, politika oluşturanlar, ortak bir politikada anlaşmalı ve uygulamalılar.
Medya,  reyting ve tiraj için bu konuda etrafı yangın alanına dönüştürmek yerine, sadece “haber verme” görevini yapmakla yetinmeli.
Muhalefet, eleştiri hakkını kullanırken, sırf iktidara muhalefet etmiş olmak için herşeye karşı çıkmamalı.
Yargı, her gördüğü DTP’liyi tutuklamak, her söylenen sözü cezalandırmak, her afiş asan çocuğu hapse atmaktan  ve DTP’yi kapatma heyecanından kendini  kurtarmalı.
Peki, bütün bu olayda DTP’nin rolü yok mu?
Var tabii...
DTP’liler de, içinden geçilen süreci germek yerine, yumuşatmaya çalışmalılar...
Ağızlarından çıkan sözleri daha dikkatli telaffuz etmeli. Birkaç defa düşündükten sonra konuşmalılar.
DTP, barışa giden yolu kolaylaştırabileceği gibi, güçleştirebilir hatta imkansızlaştırabilir. İsterlerse, bu süreci  yokuşa sürebilirler. O zaman da, tarihi sorumluluğu omuzlarına alırlar.
Hep beraber hareket etmek zorundayız.
Aksi halde,  daha fazla kan, daha fazla ölüm göreceğiz...
Yazık değil mi?

 
Faşistlik bu değilse acaba nedir?
Başbakan’ın Düzce’deki konuşmasına tepki gösterenlerin bir bölümünü hayretler içinde izliyorum.
“Bir bölümü” dememin nedeni, tepki verenler içindeki faşistleri hesaba katmamamdır. Ancak aralarında, yıllar boyunca “akıllı-uslu” diye nitelediğim ve alkışladığım bazıları var ki, asıl beni şaşırtanlar  onlar.
Başbakan son derece açık bir gerçeğe dikkat çekmiş  ve “Farklı etnik kimlikte olanlar kovuldu. Acaba kazandık mı? Bunlar aklı selimle düşünülmedi. Bu aslında faşizan bir yaklaşımdır” demişti.
Yalan mı?
İçimizde, birlikte yaşadığımız uzun yıllar aynı toprakları paylaştığımız, ortak anılarımızın bulunduğu Rumları kovalamadık mı?
Türklüğe yakışmayacak yöntemlerle, yerlerinden söküp atmadık mı?
Kiliselerini, iş yerlerini, mezarlarını bile tahrip etmedik mi?
Yalan mı?
Ermenileri kovalamadık mı?
Kimi mahalle baskısıyla, kimi vergi veya bürokrasinin tutumu nedeniyle göçmek zorunda kalmadılar mı?
Yahudileri dahi pek rahat bırakmadık.
Kürtlerin önemli bir bölümüne eziyet etmedik mi? En temel haklarını  ellerinden almadık mı?
Hepsinin gerekçesi vardı.
Gayri müslümden alıp müslümana vermek için varlık vergisini kullandık... Rumlara karşı Kıbrıs ve Selanik olaylarını gösterdik... Ermenilere ASALA’nın cinayetlerini... Yahudilere Filistin’deki gelişmeleri...
Şimdi gelelim bugüne...
Başbakan doğru bir noktaya parmak bastı. Ancak, sadece “saptama yapmak” yetmiyor. Eğer söylediklerine gerçekten inanıyorsa, o zaman tarihteki hatalardan vazgeçtiğini gösterir.
Ruhban okulu başta, kiliselerin onarılmasından tutun Kürt sorununa, Yahudiler aleyhine söylemleri engellemekten Ermeni  vatandaşlarımızı rahatlatmaya kadar giden bir dizi adım atar...
İşte o zaman, bu söyledikleri havada kalmaz...

posta



Bu yazı 578 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Eylül 2012 Türkiye, Suriye'de frene basıyor...
    • 25 Temmuz 2012 Türkiye'siz İsrail'in eski etkinliği kalmadı...
    • 20 Temmuz 2012 Esad için yer aranmaya başlandı, ancak henüz kabul eden ülke bulunamadı...
    • 13 Temmuz 2012 Washington Ankara'yı yavaşlatmaya çabalıyor
    • 27 Haziran 2012 Türkiye karizmasını çizdirmedi...
    • 21 Haziran 2012 PKK, vurdukça devre dışı kalıyor...
    • 25 Nisan 2012 23 Nisan müsamelerinden kurtulamayacak mıyız?
    • 19 Nisan 2012 Böyle subay yetiştirirseniz, Darbe'ye hayret etmeyin
    • 2 Mart 2012 ABD raporu: Ermenistan ile ilişkiler açılmalı...
    • 21 Şubat 2012 Bu defa MİT kazandı, ancak dikkat...
    • 9 Şubat 2012 Bırakın dindar nesli, tablet nesli geliyor...
    • 23 Aralık 2011 Biz neden kızıyoruz, asıl Sarkozy utansın...
    • 15 Aralık 2011 Gül 2014'e kadar Çankaya'da...
    • 10 Aralık 2011 Erdoğan çekildi, partinin haline bakın...
    • 30 Kasım 2011 Başbakan'ın ameliyat sonucu saklanmamalı...
    • 27 Ekim 2011 Devlet ne yapsa, bir türlü yaranamıyor...
    • 20 Ekim 2011 Bu açık bir cinayettir, bir savaş ilanıdır
    • 29 Eylül 2011 PKK vuruyor, ancak kışkırtamıyor...
    • 21 Haziran 2011 Erdoğan'ı tarihe asıl Kürt sorunu geçirir...
    • 22 Nisan 2011 Türkiye, BDP'ye sahip çıktı

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,993 µs