En Sıcak Konular

Rüşdü Paşa



Rüşdü Paşa
0 0 0000

İktisata giriş dersinde çakmak



"kral olduğuna inanan bir deli, kral olduğuna inanan, yani 'kral'lık göreviyle dolaysızca özdeşleşen bir kraldan daha deli değildir. "
zizek.

focuault: 'hakikati söylemeye kimler muktedirdir? birileri, kendilerini hakikat söyleyicisi olarak sunma ve öyle kabul ettirme gücünü hangi etik ve manevi koşullardan alırlar? hakikati söylemek neden önemlidir? hakikati söylemek hangi sonuçları doğurur? hakikati söyleme etkinliği ile iktidarın icrası arasında nasıl bir ilişki vardır?'

âli paşa:"fransa da, ingiltere de seçkin temsilciler yolluyorlar buraya. seçkin ama mütehakkim. ellerindeki bütün kuvveti düşüncelerinin emrine veriyorlar. ama paris'in veya londra'nın düşüncesi istanbul'dakilerle uyuşamıyor. elçileri aydınlatmaya çalışıyoruz, ama boşuna. ne yapabiliriz? zaman kazanmak zorundayız. siz buna sözünde durmamak diyorsunuz, bir felaketten kaçmak. kapitülasyonlar elimizi bağlamış; elçiler memlekete bizden daha fazla hakim. banka açmalıymışız, fransız mektebi, fransız lisesi kurmalıymışız. ne işimize yarayacak bütün bu müesseseler? yabancılara mülkiyet hakkı tanımalıymışız. ingiltere'den daha liberal olmamız isteniyor. bunları kabul etmek, türkiye'yi parçalamak demek. tereddüt gösterince suiniyet sahibisiniz diyorlar. intihar etmek istemiyoruz o kadar. türkiye değişmeli, amenna...ama bu değişiklik kendi eserimiz olmalı, ağır ağır gerçekleşmeli. yürümeliyiz, kabul. acele etmeliyiz, doğru. ama süratin de bir hududu var. kazanları patlatmamalıyız."

işte ingiltere. üretim ve tüketim faaliyetlerine ilişkin iktisat düzeni insanların üretim ve tüketimini engellemekte, engelliyor. kriz var. ingiltere'de cambridge var, serinkanlı düşünmesini bilen araştırmacılar, büyük kütüphaneler, bilgisayar yazılımları ve veri sistemleri. kapitalizmin bütün ihtişamı ve sefaleti bir tiyatro olarak sergileniyor. görmüyorlar mı? hayır, hayır kesinlikle görmüyorlar. tarih, ideolojidir. hep öyleydi. ingiltere'de de öyle, öyledir. nesneleşme bir sonuç ve her alanda var. kapitalizmin ürettiği ve kapitalizmin yaşaması için gerekli olan birşey. insan özgürleşmiyor, özgürleşmedi. birşey, kapitalizm gibi birşey insanı bir nesne haline getirdi. londra'da hiç kimse ne yöne doğru yürüdüğünü bilmiyor. londra'nın bulvarlarında yerli ve yabancı herkes kaybolmuştur, kayboluyor. üretmek ve tüketmek. insan bir iktisadi birim. üretim ve tüketim ençoklaştırılacak. herkesin işi ençoklaştırmaktır. elde edilen sayı, refah göstergesi. üretimin ve tüketimin değeri. yıllık olarak. kişi başına. bir düzey.

leroy maxime: " 'filozofların aydınlatmadığı toplumu, şarlatanlar aldatır.' condorcet. bugün düşündüklerimiz çok daha önce de düşünülmüştü. hem de ekseriya aynı derecede etraflı, aynı derecede berrak olarak. eğer her ülkede kalabalık bir okuyucu kitlesi, bu gerçeğin farkına varmış olsaydı, birçok hayal kırıklıkları önlenmiş olurdu. bütün dertlerimiz bugün doğmadı. her nesil, bir öncekinin tecrübelerinden faydalansa, bu kadar çok bocalamazdık. tarlaya benzer insanlık tarihi, yeknesak bir manzaranın ortasında, sayısız köylü nesillerinin ekip biçtiği, görünüşü pek az değişen bir tarlaya."

ingilizler, emtia'yı sevdi. bir yanda emtia hareketleri, diğer tarafta para akımı. kapitalist sistemi '1929 büyük buhranı'ndan sonra kurtarmış olan john maynard keynes'in yazdıkları 2008 krizinden çıkış için işe yaramaz mı? keynes teorisini birşey üzerine kurdu: belirsizlik. keynes'e göre yatırımı gerçekleştirenlerle tasarruf yapanlar farklı kişilerdir ve farklı saiklerle davranırlar. varsayım. geçerli. 1929 buhranı işsizlik yarattı, büyük. keynes'in önerisi şu: 'devlet, yatırım yapsın.' yaptı. talep canlandı. işsizlik problemi çözüldü. günümüzün iktisat problemi, 2008, talep yaratılarak çözülebilir mi? yanıt: evet. çözülebilir. o halde? problem şu: bugün banka sistemi batmış durumda, battı.

kapitalist sistemde insan, tanım olarak, bir faktördür. üretim faktörü. aynı birim üretim daha az sayıda insan kullanılarak ya da daha çok sayıda insan kullanılarak gerçekleştirilebilir. fark, teknoloji'dir. ilk teknoloji, sermaye-yoğun teknoloji olur. ikinci teknoloji ise emek-yoğun. sistemde esas olan firma karının ençoklaştırılmasıdır. dikkat: burada insan ve insanlıkla ilgili bir hadise yoktur, olmaz. tanım böyle.

ingiltere'de bir de devlet var. devlet, liberal. liberal devlet bir ahlaki kaygusu olan devlet değil. devleti liberal yapan, çıkar gruplarının temsilcisi olan siyasal partiler karşısındaki mesafesi. mesafe, demokrasinin işlemesini sağlamak için. tek amaç, demokrasinin işlemesi. iktisat krizi, ingiltere'de beklenen krizdir, krizdi. soru şu: devlet, gelmekte olan kriz karşısında bir önlem aldı mı? soru ortada. kriz gözgöre geldi. dünya finans sisteminin bir krize neden olacağı haber verildi, yazıldı. mali değerler alım satımı yapan soros, bile, uyardı. yıllar önce. devlet'in yapması gereken tek birşey vardı: mali piyasalarda yapılan sözleşmeri düzenlemek. düzenlemedi. piyasanın yaptığı herşeyin doğru olduğuna ilişkin ideoloji hakimdi, hakimdir devlet aygıtına. gidiş görülmedi. devleti yöneten liberalizmin, kitleyi iktisat krizinden korumak amacı yok.

susan strange, finans piyasalarının nasıl birşey olduğunu anlatmak için bir kavram uydurdu: 'kumarhane kapitalizmi'. içinde yirmidört saat kumar oynanan bir piyasa. para piyasalarının globalleşmesi, piyasada yeni araçların geçerli olması, piyasanın bir otorite olmadan işlemekte olması durumu. dünya iktisadı, birçok ülkenin herbiri bir kumarhane. fiyatlar oluşuyor, fiyatlar belirliyor, arz ve talebin kesiştiği nokta fiyatı belirliyor. sözleşmeler yapılıyor, varolmayan ürünlerin, gelecekte üretileceği hayal edilen ürünlerin sözleşmeleri. harvard, m.i.t. mezunu gençler aracı şirketlerde çalıştılar. aldıkları yüksek ücretleri new york'un yeni açılan restaurantlarında, barlarında, yaşadıkları başka hayat tarzlarını sergilerken harcadılar. yeni şeyler uyduruldu. dijital iktisat gibi. ortada tek bir kıymet var. kıymet birden fazla kez satıldı. tam da iktisatın tanımına aykırı olarak. yapanlar iktisatçıydılar. herşey bile bile yapıldı.

kriz, piyasanın batmasıdır. batacaktı, battı. piyasayı serbest yapan, devletti. liberal devlet. gerçek dünyada bir varlığı olmayan kağıtların alımına ve satımına izin verildi. devlet tarafından. para piyasasını globalleştiren devlet, gerekli düzenlemeleri yapmadı. piyasa kendi kendine çalışırken, battı. kriz, bu. krizle birlikte, liberal devlet yaklaşımı sona erdi. devlet, bankalara el koydu. olan, el koymak. nobel ödüllü iktisatçı paul krugman'ın a.b.d.'nin yeni başkanı'na önerisi şu: 'amerikan bankalarının tamamını devletleştir.'

a.b.d. bekliyor. a.b.d. yeni ingiltere'dir.

yeni devrede amerikalılar, türklere yeni tavsiyelerde bulanacaklardır. türkler iktisat işlerinde tavsiye isterler. âli paşa artık yok. tercüme odası bürokratları var.



Bu yazı 1,288 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 4 Temmuz 2012 korku zamanın kaybedilmesidir
    • 4 Nisan 2012 Nietzche bir gelecek tarihçisidir
    • 7 Mart 2012 Mesele Bir Şapka Meselesidir
    • 6 Şubat 2012 Yerliler 1986 Nereye
    • 26 Ocak 2012 Bakış açın yoksa, sen yoksun
    • 9 Ocak 2012 kıyamam sana
    • 22 Kasım 2011 İtalyan Düşü
    • 16 Kasım 2011 evine dön
    • 3 Kasım 2011 İktisatçı
    • 1 Kasım 2011 Arzu
    • 27 Ekim 2011 Ayakta kalmak
    • 11 Ekim 2011 Yöntem
    • 29 Eylül 2011 yalan
    • 16 Temmuz 2011 Kendin olmak bir saldırıdır
    • 22 Haziran 2011 kaçış
    • 26 Mayıs 2011 obama’ya açık mektub
    • 23 Mayıs 2011 kafka’nın dûnyasındayım (*)
    • 18 Mayıs 2011 geçmiş sonradan gelir
    • 14 Mayıs 2011 hakikatin rengi yeşildir
    • 11 Mayıs 2011 halk günü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,579 µs