En Sıcak Konular

Mustafa Ünal


Mustafa Ünal
0 0 0000

Hâkimi kim öptü?



Hangi hâkimi kastettiğimi tahmin etmek zor değil; Cumhurbaşkanı Abdullah Gül için 'Dokunulmazlığı yok, yargılanabilir' diyen Sincan 1. Ağır Ceza Reisi Osman Kaçmaz. İki gündür Türkiye'nin gündeminde, herkes ondan bahsediyor.
Bir karar verdi, manşetlere çıktı. Meğer ismi Ergenekon davasının dosyasına da girmiş. Nasıl mı? Hakim, bir gün Ergenekon örgütünün tutuklu sanıklarından Kemal Kerinçsiz'le karşılaşmış ve karşısına geçerek 'Beni hatırladın mı Kemal?' diye sormuş. Yüzüne dikkatlice bakan Kerinçsiz 'Hayır, hatırlayamadım' diye cevap vermiş. Bunun üzerine hâkim, 'Ben Sincan Ağır Ceza'dan senin itirazını karara bağlayan mahkemenin reisiyim' demiş. Kemal Kerinçsiz, yaşadığı sürpriz karşısında heyecanlanmış. Hâkim Kaçmaz hakkındaki takdir hisleri ağzından şöyle dökülüyor: 'Sarıldım, öptüm adamı. Türkiye'de böyle hâkimler kaldı mı acaba dedim. Oturduk sohbet ettik, aslan gibi bir çocuk.'

Bu anekdot doğru olabilir mi? Dün birçok gazetede ayrıntılı şekilde yer aldı. Gün boyu acaba tekzip eder mi diye bekledim, akşam saatlerine kadar herhangi bir açıklama gelmedi. Suskunluğunu, haberin doğruluğuna işaret sayabiliriz. Hâkim Osman Kaçmaz'la Kemal Kerinçsiz arasındaki muhabbeti normal karşılayanlar olabilir, ben yadırgayanlardanım. Kerinçsiz, Ergenekon'dan tutuklanmadan önce de kamuoyu tarafından bilinen, tanınan biriydi. Ulusalcıların boy gösterdiği hemen her eylemde en ön safta yer aldı.

Neresinden bakılırsa bakılsın, bir hakimin bu özelliklere sahip birisi tarafından öpülmesi şık değil. Bu ikili yarın tekrar karşılaşırsa... Niye olmasın? Kerinçsiz'in tutukluluğu ilelebet devam etmeyecek... Benzer mekânlarda dolaştıklarına ve ortak dostları olduğuna göre bir gün karşılaşmaları pekala mümkün.

Hâkim, Kerinçsiz'e, 'Beni tanıdın mı?' diye sormaz herhalde. Kerinçsiz'in, 'Türkiye'de böyle hakim kaldı mı?' diye büyük gururla selamladığı Kaçmaz'ın yüzünü ömrü boyunca unutacağını sanmıyorum. Hakim Kaçmaz, 'Ben Cumhurbaşkanı Gül'ün yargılanmasının önünü açan hâkimim' dediğinde Kerinçsiz acaba sevincini nasıl gösterir? Daha önce gözünden öpmüştü, bu kez alnından öpeceği kesin... Sincan Hâkimi Kaçmaz hakkındaki bir iddiada 4 yılda temyiz edilen 185 kararından 161'i kanuna aykırı bulunarak bozulmuş. Doğruluğunu kuşkuyla karşıladığım bir iddia bu. Bir hâkimin 185 kararından sadece 24'ü hukuka uygun diğerleri aykırı olabilir mi?

Bir hâkim kararını neye göre verir? Kanunlara bakarak... Yüksek oran, yasaların yerine kendisini koyduğunu gösterir ki hukuk sistemi bu kadar keyfîliğe izin vermez, müdahale eder. Şemdinli olayını hatırlayın... Söz konusu olan bir mahkeme kararı değildi, savcının iddianamesiydi. Sırf bir ucu kuvvet komutanına dokundu diye Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ayağa kalktı. Savcı, meslekten uzaklaştırılarak en ağır cezayı aldı.

Sincan hâkiminin kararı Şemdinli iddianamesinin çok ötesinde. Hukukî dayanaktan yoksun, Anayasa'ya aykırı, usulsüzlük söz konusu. Sokaktaki vatandaş sormadan edemiyor: Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun harekete geçmesi için bir ucunun illa üst düzey bir komutana mı değmesi lazım? Türkiye Cumhuriyeti'nde cumhurbaşkanı komutanlardan daha mı az muteber? Sistemin refleksi komutan için anında çalışırken cumhurbaşkanı mevzubahis olduğunda neden devre dışı?

Doğrusu sokakta vatandaşın bu sorularını cevaplamakta güçlük çekiyorum. Vatandaşın bu algısı ister istemez yargıya olan güveni zedeliyor. Bir ülke için yargısının güven yitirmesinden daha ağır ne olabilir? Cumhurbaşkanı Gül, 'Yargılanmaktan endişe etmiyorum, tek kaygım cumhurbaşkanlığı makamının zedelenmesi.' derken haklı. Kayıp Trilyon davasının dosyasına bakılırsa muhtemel bir yargı sürecinin sonucu bugünden belli...

Bu cesur ve yürekli karardan sonra Sincan Ağır Ceza Hâkimi Osman Kaçmaz'ı bakalım kim öpecek? Hemen 'Kemal Kerinçsiz' demeyin, o hâlâ içeride... Dışarıdakilere bakın...
 
zaman



Bu yazı 600 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz duruşu
    • 23 Eylül 2012 'Balyoz' yok sayılamaz
    • 19 Eylül 2012 Menderes'in kabrinde bir CHP lideri
    • 5 Eylül 2012 İki görüşme...
    • 29 Ağustos 2012 Çiçek'in çıkışı
    • 1 Ağustos 2012 Tutukluluk avantaja dönüşmemeli
    • 29 Temmuz 2012 Rüya gibi
    • 25 Temmuz 2012 Suriye nelere gebe?
    • 18 Temmuz 2012 CHP değişir mi?
    • 1 Temmuz 2012 Davutoğlu ile Suriye...
    • 27 Haziran 2012 Cevap, yeri ve zamanı geldiğinde...
    • 20 Haziran 2012 Dağlıca yine dağladı
    • 17 Haziran 2012 7+5 senaryoları
    • 13 Haziran 2012 Kürtçe derste tarihî adım
    • 8 Haziran 2012 İyimser hava
    • 30 Mayıs 2012 'Hassas ve gerilimli iş'
    • 23 Mayıs 2012 Meclis'te Erdoğan barışı
    • 18 Mayıs 2012 Rota başkanlık sistemi
    • 16 Mayıs 2012 Tutuklu vekillere yasayla tahliye yok
    • 9 Mayıs 2012 28 Şubat'ın dalga boyu

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,365 µs