En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Cumhurbaşkanı ne yapsın?



Ak Parti'yi siyaset-dışı kalması gereken kurumları da kullanarak demokrasi-dışı yollardan iktidardan etmeye kararlı odaklar, Süleyman Demirel'in bir zamanlar kullandığı deyimle, akıllarını peynir ekmekle yemiş olabilirler mi?

Bu soruyu sormamın iki sebebi var: İlki, dünya konjonktürünün Türkiye'ye biçtiği role aykırı bir zorlamanın bedelinin ne kadar ağır olacağını 'komplocular' düşünebilecek durumda insanlar; bunu nasıl göze alabilecekler? İkincisi de, geçmişte yapılan benzeri zorlamaların dönüp kendilerini vurduğunu 'komplo'ya sığınanların çoktan öğrenmiş olmaları gerekiyor; akıllarının başlarına gelmesi için daha kaç kez aynı hatayı işlemeleri gerekiyor?

Türkiye, eski dönemlerden farklı olarak, dünya demokrasileriyle olağanüstü içli-dışlı bir ülke haline geldi. Yalnız uluslararası platformlarda üstlendiği görevler, ya da evrensel ihtilâflarda kendisinden beklenen misyon yüzünden değil, ekonomisinin yapısı açısından da 'demokrasi' çevreninden kopması düşünülemez Türkiye'nin...

Her yolu mübah gören bir anlayışla mevcut iktidarın başına çorap örme hesapları yapanlar, olmaz ya hani ezkazara başarılı olurlarsa, hayatlarının yanlışını işlediklerini daha ilk günden anlayacaklardır. Türkiye onların dizgini altına girmeyi, ya da sağa-sola savrulmayı kabul edebilecek bir ülke değil artık...

Daha önce kimbilir kaç kez yazdığımı bir daha kayda geçirmekte hiçbir mahzur yok: Türkiye demokrasi limanına en sağlam palamarlarla bağlı olması gereken bir ülke durumunda bugün; o limandan ayrılmayla sonuçlanacak her türlü macera maceracıların başına büyük iş açacaktır...

Hadi dünyaya meydan okumayı göze aldılar, aleyhlerine pusu kurdukları iktidarın da gafletine geldi ve başarılı oldular diyelim; bu yolla devre dışı bırakmayı hesapladıkları siyasi çizginin toplum tabanında daha da güçlenmesine sebep olmayacaklar mı? Geçmişte ANAP'ın ve Refahyol'un önünü benzer tezgâhlara başvurarak kestiler de ne oldu? Ak Parti'nin oylarının yüzde 34'ten yüzde 47'ye sıçraması onların zorlamalarının sonucu değil miydi?

Ne yaparlarsa yapsınlar, her yaptıkları önünü kestikleri siyasi çizgiye yarıyor; bu defa da benzer bir sonucu kendi elleriyle sağlayacaklarına hiç kuşku yok...

O halde? O halde neden her seferinde tokatı kendileri yedikleri halde, kendileri ve yapmak istedikleri açısından en uygunsuz bir zamanda, saygın kurumları dahi cepheye sürerek, illâ demokrasiyi sakatlamaya, ülkeyi istikrarasızlaştırmaya çalışıyorlar?

Bu sorunun makul ve mantıklı bir cevabı yok. Bu durumda cevabı 'mantık-dışı' ve 'makul-olmayan' alanda aramalıyız...

Olan-bitenin ardında bir yabancı el bulunduğu teorisine ne dersiniz? Herhangi bir sebeple Türkiye'nin istikrarsızlaşmasını arzulayan bir yabancı ülke ile iktidardaki kadrodan ölesiye nefret edenlerin buluşması? Yıkımda kurulan işbirliğinin, aynı ülke tarafından yıkım-sonrasında da sürdürüleceği beklentisi? Bu ilk senaryo...

İkinci 'mantık-dışı' ve 'makul-olmayan' senaryo ise, 'pir-i fani' denilebilecek yaş grubundaki birilerinin nasıl olsa görmeyecekleri bir geleceği umursamadan yıkım faaliyetini planlamaları üzerine oturuyor. Son zamanlarda adları duyulan bazısı garip isimli oluşumlarda yaşını-başını çoktan almış kişilerin yer aldığı görülüyor. Hayatlarını adadıkları yanlışlığın hayal kırıklığıyla son bir kez daha saldırıya geçiyor olamazlar mı?

Kötü bir film senaryosu gibi gelse de fark etmiyor, çünkü hayata geçirmek istedikleri senaryo kötü...

Bu konu yerine, ilk planladığım gibi, “Sincan Ağır Ceza Mahkemesi kararı karşısında Cumhurbaşkanı ne yapsın?” sorusuna cevap arayan bir yazı yazabilirdim. İsterseniz o görevi de bir cümleyle yerine getireyim: Cumhurbaşkanı konuyu mümkün olduğu kadar uzatsın ve sonunda kendisini halkın oylarıyla Çankaya Köşkü'ne yeniden döndürecek süreci başlatsın...

yenişafak



Bu yazı 251 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,348 µs