En Sıcak Konular

Mustafa Ünal


Mustafa Ünal
0 0 0000

Ya Menderes ya Aragones



Yarın Demokrat Parti'nin kongresi var. Üç aday, genel başkanlık için yarışacak. Hüsamettin Cindoruk, ilerlemiş yaşına rağmen 'Aragones gibi formdayım' diyerek aktif siyasete geri döndü. Bırakmayı düşünen Süleyman Soylu, tabandan gelen baskı ve DP misyonu üzerine yaşanan tartışmalar sonrası politikaya devam kararı verdi.
Mehmet Ali Bayar da aday. Bayar, DP'nin önemli isimlerinden. Pek iddialı değil. Adaylığı biraz da Cindoruk'la ayrışma, onlardan farklı olduğunun altını çizmek için... DP, oy oranı alt düzeylerde seyretse de geleneği ve misyonu olan bir parti. 1990'lı yıllarda izlediği siyasetten dolayı oyları giderek düştü. Özellikle Demirel'in liderliğinde demirkırat çizgisinde derin kırılmalar yaşandı. DYP–SHP koalisyonu onulmaz yaralar açtı. Özellikle SHP'ye teslim edilen Adalet Bakanlığı'nda sol ideolojik kadrolaşmanın bedelini DYP ağır ödedi. Demirkırat kökenli siyasetçilerin 28 Şubat sürecinde üstlendikleri antidemokrat rolün faturası da bu partiye çıktı. Bugün DP'deki kavganın köklerini buralarda aramak gerekir. Genel başkanlık için sadece isimler yarışmıyor. Yaşanan, tam bir misyon kavgası. Süleyman Soylu, DP'yi köklere döndürmenin mücadelesini veriyor. DP'nin geleceğini, köklere dönüşte görüyor. 29 Mart'ta teşkilatları dağılmış, kadroları sağa sola savrulmuş, umutları tükenmiş DP'yi düştüğü yerden kaldırmak için insanüstü çaba harcadı. Hatırı sayılır oranda da oy aldı.

Soylu, antidemokratik dayatmalara çok sert tavır koydu. Sadece sözle değil, bunu eyleme de döktü. Ergenekon davasını demokratik hayatın geleceği açısından önemli gördüğünü her fırsatta dile getirdi. Demirkırat geleneğini 2000'li yılların siyaset diliyle yeniden ifade etmeyi kendine misyon olarak belirledi. Hüsamettin Cindoruk'un adaylığı, kişisel ikbali için değil. Bir siyaset mühendisliği projesi olarak sahneye çıkıyor. Bir toplum mühendisi olarak cumhurbaşkanlığı seçimlerinden bu yana ekranlarda görüşlerini aktardı. Düşüncesi, duruşu bilinen biri. Cindoruk'u sahneye süren Süleyman Demirel. Yine emanetçi yani. Bu kez Demirel'in değil, bir misyonun emanetçisi. Cindoruk, 367 dayatması ile 27 Nisan bildirisine açıkça destek verdi. Kırat'a en büyük darbeyi vuran isim aslında. 28 Şubat sürecinde 40 milletvekilini DYP'den koparttı. DYP kan kaybetti, buna karşılık DTP seçimlerde hiçbir varlık gösteremedi.

Demirel, Cindoruk için DP kongresine asılıyor. Tabanı yönlendirmek için yoğun çaba içinde. Delegelerle görüşüyor, eski isimlerle kulis yapıyor. Cindoruk projesinin amacı DP değil yalnızca. DP üzerinden merkez sağı toparlayacak yeni bir siyasî hareket oluşturmak. Siyasette yeni arayışların meşruiyeti tartışılmaz. Ancak bunun, siyasetin veya toplumun dinamikleriyle mi yoksa mühendislik hesabıyla mı gerçekleştiği önemli. Cindoruk projesi siyasetin doğal dinamikleriyle gelişmiyor, bir mühendislik işi. Daha çok da Anadolu değil Ankara siyasetiyle ilgili. O yüzden başarı şansı yok. Türk toplumu mühendislik projelerine sıcak bakmıyor. Hüsamettin Cindoruk ve Süleyman Demirel'in oy kullandığı sandıktan DP'ye oy çıkmadı. İster inanın ister inanmayın, Cindoruk ve Demirel, desteğe en fazla ihtiyacı olduğu seçimde Demirkırat'a oy vermemiş. Sandığa gitmemiş olamayacaklarına göre... Acaba hangi partiye oy verdiler? Kırat mahzun mahzun dururken acaba hangi amblemin böğrüne bastılar?

Sağdan bir partiye mi? Üç hilalli MHP'ye mi? Yoksa CHP'nin altıokuna mı? Demirel ve Cindoruk, CHP'ye oy vermiş olabilir mi? Her ikisinin de seçim döneminde CHP'ye sıcak mesajlar gönderdiği sır değil. DP'ye oy vermediği ortaya çıkan Cindoruk ve Demirel'in DP liderliği için mücadeleye kalkışması aslında mühendislik projesi hakkında çok şey anlatıyor. DP kongresinde mücadele isimler arasında değil, zihniyetler çarpışıyor. Menderes'in çizgisini ve Demirkırat'a sadakati simgeleyen Soylu ile demokrasi dışı yolları meşru gören Cindoruk siyasetinin hesaplaşması...
 
zaman

 



Bu yazı 312 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz duruşu
    • 23 Eylül 2012 'Balyoz' yok sayılamaz
    • 19 Eylül 2012 Menderes'in kabrinde bir CHP lideri
    • 5 Eylül 2012 İki görüşme...
    • 29 Ağustos 2012 Çiçek'in çıkışı
    • 1 Ağustos 2012 Tutukluluk avantaja dönüşmemeli
    • 29 Temmuz 2012 Rüya gibi
    • 25 Temmuz 2012 Suriye nelere gebe?
    • 18 Temmuz 2012 CHP değişir mi?
    • 1 Temmuz 2012 Davutoğlu ile Suriye...
    • 27 Haziran 2012 Cevap, yeri ve zamanı geldiğinde...
    • 20 Haziran 2012 Dağlıca yine dağladı
    • 17 Haziran 2012 7+5 senaryoları
    • 13 Haziran 2012 Kürtçe derste tarihî adım
    • 8 Haziran 2012 İyimser hava
    • 30 Mayıs 2012 'Hassas ve gerilimli iş'
    • 23 Mayıs 2012 Meclis'te Erdoğan barışı
    • 18 Mayıs 2012 Rota başkanlık sistemi
    • 16 Mayıs 2012 Tutuklu vekillere yasayla tahliye yok
    • 9 Mayıs 2012 28 Şubat'ın dalga boyu

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,013 µs