En Sıcak Konular

Can Dündar


Can Dündar
0 0 0000

Yol var, harita yok



Hasan Cemal’in Milliyet’teki sansasyonel Kandil röportajı, pek az habere kısmet olacak bir etki yarattı.
İçeriği kadar zamanlamasıyla da önemliydi.
Dağın çatışmadan yorgun olduğu biliniyordu.
Ankara da Kürt sorunundan bitap düşmüştü.
Washington’un değiştirdiği “uluslararası konjonktür”, bir süredir “tavsiyeler” postalayıp duruyordu.
Genelkurmay Başkanı “Türkiye halkı” vurgusu yapmış, Kürt kimliğini yok sayan bir yaklaşımı noktalamıştı.
Başbakan, Güneydoğu dağlarındaki yazılara sahip çıkan sözlerini seçim sonrası bir daha ağzına almamıştı.
Hasan Cemal’in dizisi tam bu konjonktürde geldi.
Her ne kadar Karayılan röportajda yeni bir şey söylemiyor ve yine aba altından sopa gösteriyorsa da “Üniter devletten yanayız”ı bir daha teyit etmesi ve belli koşullarda silah bırakmaya hazır bir örgüt görüntüsü vermesi, “Çözüm yaklaşıyor mu?” heyecanını artırdı.
* * *
Karayılan röportajından sonra devletin zirvesinden iki işaret geldi:
Önce İçişleri Bakanı, “Erdoğan’ın 2005’te Diyarbakır’da yaptığı konuşmanın arkasındayız” diyerek Başbakan’ın “Kürt sorunu benim de sorunum” sözüne atıf yaptı.
Ardından da Cumhurbaşkanı, Kürt sorununu “Türkiye’nin en önemli sorunu” olarak saptarken “Kaçırılmaması gereken bir fırsat var. İyi şeyler olabilir” diyerek bir beklenti yarattı.
Gül’ün “fırsat” lafı Karayılan’ın açıklamalarının hemen peşinden söylendiği için muhalefeti kuşkulandırdı.
Oysa Cumhurbaşkanı’nın bahsettiği fırsatın, (en azından tek) gerekçesinin, PKK’nın yolladığı sinyaller olmadığı kesin...
Daha önemlisini Gül ayrıntıya girmeden açıkladı:
“Devlet içinde bu konu eskiye göre daha açık konuşuluyor. Herkes işin çok daha farkında...”
İşte bu, gerçekten yeni bir durum...
“Fırsat” denilen şeyi asıl değerli kılan da bu...
Hükümetlerin ananevi “Asker bıraksa neler yapacağız ama...” bahanesi de bitiyor böylece...
Ve top, tamamen Erdoğan’ın ayağına geçiyor.
* * *
Kimsenin aklına şeytan düşürmenin zamanı değil, ama yakın tarihimiz, bu tür beklenti ortamlarının genelde kanla noktalandığını söylüyor bize...
1993 ateşkes sürecini hatırlamak bile yeter...
O fırsatı harcamanın bedelini 16 yıl ve nice canla ödedik.
O yüzden bu kez çok daha dikkatli yürünmesi gereken bir yoldayız.
Sorun şu ki, yol belli, ama gidiş için bir harita yok elde...
Kamuoyunun nabzını yoklar tonda söylenen sözlerin, gizli işler çevriliyor duygusu veren sinyallerin kimseye bir faydası yok.
Tersine, gecikmeden, samimiyet, cesaret ve şeffaflıkla, yakın, orta, uzun vadede atılacak adımları teker teker saptayıp toplumun önüne çıkmak ve en geniş mutabakat için zemin yaratmaya çalışmak gerekiyor.
Özellikle muhalefetin kuşkularını gidermek, DTP’yle diyaloğa özen göstermek ve bu yolla süreci Meclis içinde tutabilmek çok önemli...
MHP’nin peşinen “ihanet” türü çıkışlardan vazgeçmesi, DTP’nin de Ankara’yı adım atmaya ikna etmek için harcadığı enerjinin bir bölümünü de dağı şiddetten vazgeçirmeye harcaması gerekiyor.
Herkes için bir sınav dönemi bu...
Bu kez de haritasızlıktan yolda kaybolursak, bir daha bu “fırsat”ı yıllar yılı yakalayamayabiliriz.

milliyet

 



Bu yazı 205 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 24 Nisan 2010 23,5 Nisan
    • 21 Aralık 2009 Menderes’in hücresi Öcalan’ınkinden küçüktü
    • 14 Mayıs 2009 Yol var, harita yok
    • 6 Nisan 2009 ‘Dünya büyükse biz de büyüğüz’
    • 26 Mart 2009 Bu bir darbe davası
    • 10 Şubat 2009 Neden kimseye güvenmiyoruz?
    • 14 Haziran 2008 Hakan Yakın’ın golü
    • 18 Mart 2008 İflas
    • 28 Ocak 2008 Ergenekon
    • 24 Aralık 2007 Sivil operasyonun tam sırası
    • 28 Ağustos 2007 Bravo çocuklar!
    • 27 Ağustos 2007 2007 yazı
    • 29 Mayıs 2007 Dağılmış pazar yerleri gibi...
    • 13 Ocak 2007 Kritik eşikte önemli konferans
    • 23 Aralık 2006 Kenan Doğulu'dan mesaj var
    • 21 Kasım 2006 Vicdanı sızlamayan çocuklar
    • 14 Kasım 2006 Tarihi bir itiraf
    • 4 Kasım 2006 Utanç
    • 30 Eylül 2006 Fransa'ya gözlük
    • 28 Eylül 2006 Avrupa için karşı rapor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,805 µs