En Sıcak Konular

Bülent Korucu


Bülent Korucu
0 0 0000

Eruygur da cemaatten mi?



Son yıllarda milletin ağzında bir cemaat sakızıdır gidiyor. Çok kullanışlı bir alet. İzah edilemeyen pek çok olayın kolayca açıklanmasını sağlıyor. Onunla gölge boksu yapıp düşmanlarınızın gözünü korkutabiliyorsunuz. Onu 'öcü' gibi kullanarak meydana getirdiğiniz ortamda arzuladığınız sonuçlara ulaşabiliyorsunuz. Kendinizi onun hedefi gibi gösterip ucuz yoldan kahraman olabiliyorsunuz.
En önemlisi de bazı şeyleri örtebiliyorsunuz. Bilhassa Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki iktidar savaşlarının kamuflajında çok işe yarıyor. Ergenekon Silahlı Terör Örgütü ikinci iddianamesiyle ortaya çıkan deliller, örtme operasyonlarının önemli ayrıntılarını gösteriyor. Emekli Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt etrafında koparılan fırtınanın ve 'cemaat'e fatura edilen karalamaların belgeleri Şener Eruygur'da çıktı. Şener Eruygur cemaatten miydi? Yoksa cemaat diye kastettikleri şey aslında eski Jandarma Genel Komutanı Eruygur'un darbe yapmak üzere kurduğu örgütün adı mıydı?! Bu soruların cevabı kuşkusuz, HAYIR. O halde bu yanıltmacayla hedeflenen neydi?

Emekli Korgeneral Altay Tokat, Aktüel Dergisi'ne verdiği bir mülakatta, ordu içinde yükselme çatışmasından kaynaklanan fraksiyonlar oluştuğunu söylemişti. Şöyle konuşmuştu Tokat: "... yukarıya doğru bir piramit var. Bu piramitte yukarıya doğru çıktıkça daralmadan kaynaklanan çatışmalar meydana geliyor: Yükselme çatışması! Askerî Şûra kararları yargı denetiminde olmadığı ve şahsî tercihler öne çıktığı için gruplaşmalar oluyor. Denetimin olmaması ilişkilerde gerginlik yaratıyor." Söz konusu çatışma ve gruplaşmaları medyadaki hemen herkes biliyordu. Fakat o gruplaşmalarda saf tutanlar veya karambolde farklı hesapları görmek isteyenler 'cemaat' sakızını çiğnemeyi tercih ediyordu. Bu isimlerden Enis Berberoğlu, küçük çaplı bir günah çıkarma girişiminde bulundu. Önceki gün şöyle yazdı: İnternet üzerinden (Büyükanıt'a karşı) çamur kampanyası başlatıldı. Büyükanıt'ın dedesi, sağlık durumu, hatta yıllar önce cinayete kurban giden kardeşi... Hepsi karalama amaçlı olarak kullanıldı. Ben dahil çok kişi bu kampanyayı AKP ve cemaatin eseri saydık. Ne var ki, Ergenekon iddianamesinin eklerinde, 34. klasörde öyle belgeler var ki... Yaşar Paşa'ya dönük tacizin ve haysiyet infazının adresi konusunda acaba yanıldık mı? ...Büyükanıt'ın sağlık durumuna ilişkin raporlar, yazılan ilaçlar, doktor ziyaretleri... Klasördeki dava dosyasının yanı sıra özel istihbarat çalışmalarına da rastlandı... Mesela davada dinlenilen diğer tanıkların kişisel bilgileri... Ve Filiz Büyükanıt'ın "yakın çevresi" olarak anılan bazı kişilerin subjektif, bol sıfat kullanılan biyografileri." Hürriyet'in Ankara temsilcisinin geldiği nokta önemli, zira kendisi Büyükanıt'a basın toplantısında; "Askere karşı yapılan yıpratma kampanyasında yurtdışında yaşayan bir cemaat liderinin parmağı var mı?" diye soran gazeteci. Berberoğlu, benzer cümleleri Orgeneral İlker Başbuğ'un atanmasıyla ilgili de kurmuştu. Bakalım onlarla ilgili ne zaman günah çıkaracak? Berberoğlu'nun yaptığını yapamayanlar, yanılmış olabileceklerini itiraf edemeyenler de var. Büyükanıt, gazetecilerden daha sağduyulu davranarak, "Elimde belge ya da bilgi olmadan kimseyi suçlamam." cevabını vermişti. Bu cevap büyük ihtimalle bilgiden kaynaklanıyordu. Bu toplantıdan sonra Ergenekon sanıkları tarafından topa tutulduğunu da hatırlamakta yarar var. Tuncay Özkan, hızını alamamış, Türk milletinin yeni bir ordu kuracağını bile söylemişti.

Eski Jandarma Genel Komutanı'nda çıkan evraklar, cemaat diye kurgulanan sanal öcüyü boşluğa düşürdü. Belli ki bu bir şeyleri örtme operasyonuymuş. Artık herkes daha dikkatli olmak zorunda. Cambaza bak der gibi, dikkatleri cemaat denen 'sanal öcü' üzerinde toplamak isteyenlerin işi eskisi kadar kolay olmayacak.
 
zaman



Bu yazı 470 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 28 Eylül 2012 Emri verenle alan bir olur mu?
    • 11 Eylül 2012 Siyasette sonuçsuz arayışlar
    • 4 Eylül 2012 PKK'yı kim cesaretlendiriyor?
    • 3 Ağustos 2012 Özkök Paşa'nın tarihî tanıklığı
    • 31 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu, koltuğunu sağlamlaştırdı
    • 27 Temmuz 2012 Anketler ne diyor?
    • 6 Temmuz 2012 Ahmet Şık, Ahmet Şık'ı yalanlıyor
    • 26 Haziran 2012 Karayılan söyledikleri mi kaçırdıkları mı?
    • 15 Haziran 2012 Özal'ın ölümü aydınlanacak mı?
    • 22 Mayıs 2012 Anayasanın dili
    • 11 Mayıs 2012 Başkanlık Türkiye'de uygulanabilir mi?
    • 8 Mayıs 2012 CHP'de yerel seçim mücadelesi
    • 4 Mayıs 2012 AİHM, mahkemeyi ibra etti
    • 17 Nisan 2012 Balyoz'da acı fren!
    • 27 Mart 2012 Balyoz'a ABD'den destek gelmiş!
    • 16 Şubat 2012 MİT tartışmasındaki toz bulutu
    • 8 Şubat 2012 Dindarların talebi özgürlük
    • 3 Şubat 2012 CHP'liler dama oynuyor
    • 31 Ocak 2012 CHP'de anomali doğumun yan etkileri
    • 20 Ocak 2012 Mahkeme aslında 'örgüt var' diyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    19,067 µs