En Sıcak Konular

Mehmet Altan


Mehmet Altan
0 0 0000

Dalan’a kimler kefildi?



Müjdeye sevinemedim...

Meğer 2006 rakamları üzerinden 2008 yılındaki son ‘İnsani Gelişme Endeksi’nde 76. sıraya yükselmişiz...

2002’de 96. sıradaydık.

Yirmi basamak yukarı tırmanmamızın önemini paylaşamadan, telefondaki yakın dostum Diyarbakır’ın Lice ilçesinde yol güvenliği görevinde bulunan bir askeri aracın mayına çarpması sonucu 9 askerimizin şehit olduğunu söyleyiverdi.

Lanet okudum.

Mayınların askerlerimize ecel olmasını bir türlü engelleyemiyoruz.

Akşama doğru da Hakkári’nin Şemdinli ilçesinde karakola açılan taciz ateşinde de bir askerimizi daha yitirdik.

Barışı değil...

Savaşı tercih edenler dayanışması, kan ve gözyaşı üzerinden bu coğrafyada yeniden iktidar mı oluyordu acaba?

* * *

Şehit olan on asker haberinden sonra...

Televizyonu açtım.

‘Demokratik’ ülkemizin kanalları, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un basın toplantısını naklen veriyordu...

Alt yazıda ise Bilkent Üniversitesi’nde eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’e yapılan saldırı girişimi vardı.

Türk’ün peşinden sınıfa giren canlı bomba, üzerindeki düzeneğini patlatmaya çalışmış, neyse ki büyük bir şans eseri Türk olaydan yara almadan kurtulmuştu.

Bu ülkede yüksek gerilim hattında trapez yapar gibi yaşıyorduk.

Acaba Ergenekon mu hareketlenme eğiliminde sorusunu aklımdan geçirdim.

Farklı maskeler altında ipi aynı yere bağlı olanların düğmesine mi basıldı?

* * *

Başbuğ’un konuşmasında ise ‘Poyrazköy’ kısmına denk geldim:

‘Poyrazköy’deki arazi Milli Savunma Bakanlığı’na ait arazi değildir. Bir vakfa ait bir arazidir. Statüsü nedir. İkinci derecede askeri yasak bölge statüsündedir. İkinci derece askeri yasak bölgelere sadece yabancılar giremez. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı herkes girer. Hatta Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları imar iznini alırsa, TSK’dan da izin de alırsa; burada bina da yapar, oturur da, faaliyet de yapar.’

Hálbuki Dalan...

İstek Vakfı...

Dalan’ın medyadaki gönüllü savunucuları...

Başka şeyler terennüm etmekteydi.

Genelkurmay Başkanı’nın o açıklamaları, Dalan’ın daha önceki savunmalarını, Poyrazköy rüzgárında çırılçıplak bırakıyordu.

Başbuğ, Poyrazköy cephaneliğine sahip çıkmıyordu ama...

Askeri cephaneliği alıp annesinin evine koyan Fikret Emek’e ve onun kariyerine hiçbir halel getirmeden adeta koruyup kollayan askeri mahkeme kararını unutuyordu.

* * *

Başbuğ aynı Akademi’deki konuşmasında olduğu gibi...

TSK’nın demokratik rejime bağlılığını ve saygısını...

Demokrasinin en vazgeçilmez temel noktası olan yargı bağımsızlığını ve hukukun üstünlüğünü ısrarla tekrarlamaktaydı.

Altına her aklı başında insanın imza atacağı şu cümleyi ekliyordu:

‘Her ülke için anayasal düzen ve hukuk düzeni çok önemlidir. Burada zafiyet varsa durum zor demektir. Bir kere her şeyden evvel herkesin mevcut yargı sistemine zarar verecek davranışlardan kaçınılması lazım. Çok dikkatli olunması lazım. Biz TSK olarak yargıya, hukuk sürecine azami şekilde dikkat ediyoruz.’

Ama...

Aynen Akademi’deki konuşması gibi bu doğrularla çelişen cümleleri de sarf etmekten geri kalmıyordu...

Örneğin, fütursuzca Ergenekon Davası’nın ayrıntılarına giriyordu:

‘İkinci iddianamede 1993 yılında Bingöl’de meydana gelen olayla ilgili gizli tanığın ifadesi var. Gizli tanık kimdir? Ne kadar güvenilir? Bu beyanı iddianamede yer almış. Alabilir mi?’

* * *

Başbuğ adeta...

Hem Ergenekon’un önünü tıkamıyor...

Ama...

Hem de sanki sesli eleştirilerle bunu gizliyordu.

* * *

Gün öyle bunaltıcı ki...

Kendi kendime çaresizce soruyorum:

Acaba askeri yetkililerin adını bile bilmediğimiz, ‘normal’ ve gerçek bir demokrasiye bir gün kavuşabilecek miyiz?

Kavuşur isek eminim ki kábusa benzeyen dünkü gibi günler de yaşamayacağız...

Ne askerimiz şehit olacak, ne de ‘cinnet’ canlı bomba kılığında cinayete meyledecek...

Ne de gündemi askeriyenin siyasi görüşleri belirleyecek.

Zaten o zaman da ‘İnsani Gelişme Endeksi’nde ilk 25’e girmiş oluruz.

star



Bu yazı 490 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 11 Ocak 2012 ‘Tanırım, iyi çocuklar’
    • 9 Ocak 2012 Genelkurmay’a o istihbaratı kim verdi?
    • 6 Ocak 2012 Demokrasi ile ‘biat sistemi’ arasındaki fark
    • 30 Aralık 2011 Bombalama emrini kim verdi?
    • 24 Aralık 2011 Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ın adresi
    • 16 Aralık 2011 Susurluk’ta faili meçhul reytingi...
    • 14 Aralık 2011 Ergenekon büyürken uyuyamam...
    • 4 Aralık 2011 Şikeci siyasetin kirli çamaşırları
    • 2 Aralık 2011 Var mı bu yasayı çıkaracak babayiğit?
    • 30 Kasım 2011 Yüzde 3 Türkiye’yi keser mi?
    • 29 Kasım 2011 Devlet-ulustan ulus-devlete geçemeyince
    • 23 Kasım 2011 Ergenekon’un farkında mısınız?
    • 21 Kasım 2011 Birinci Cumhuriyet Dersim’dir...
    • 14 Kasım 2011 Kozinoğlu kalp krizinden mi öldü?
    • 9 Kasım 2011 Kararı alkışlıyor, Bakan’ı kutluyorum
    • 3 Kasım 2011 Almanya’daki Türkler, Türkiye’deki Kürtler
    • 31 Ekim 2011 Cinayet işlemeye özgürlük savaşı mı diyorsunuz?
    • 26 Ekim 2011 Hırsızlar da kardeşiniz mi?
    • 20 Ekim 2011 Keşke gerçek bir ordumuz olsaydı...
    • 19 Ekim 2011 Bir İsrailli kaç Filistinliye bedel?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,388 µs