En Sıcak Konular

Taha Kıvanç


Taha Kıvanç
0 0 0000

Hükümet değişir mi?



Bazıları Başbakan Tayyip Erdoğan'ın “Tatile gidiyorum” deyip ailesi fertleriyle Antakya'da bir otele çekilmesini “Hükümette değişiklik yapacak” biçiminde yorumladı. Herhalde bakanlar ve bürokratlar arasında heyecanlanan da çıkmıştır.

Otele çekilmesi değil, ama “Hükümette değişiklik yapılacak” yaygarasının çıkması, içinden geçiyorsa bile, Tayyip Bey'i bakanlarını değiştirmeme konusunda yeniden kilitlemiştir. Bakanları üzerinde toto oynanmasına, hükümetin birileri istedi diye değişmesine böyle tepki veriyor Başbakan Erdoğan: Yapacağı varsa bile değişiklik yapmıyor...

Şu anda hükümette yer alan bakanlar 'ülkemizde en uzun süreyle bakanlık yapmış politikacılar'dan oluşuyor... Bu bir rekor...

Geriye baktığımda sırf cimnastik olsun diye, keyif için hükümette değişiklik yapan başbakanlar aklıma geliyor... Bu sebeple bakanlıktan alınan politikacılar hiç alınmaz, kimse de “Beceriksiz çıktı” yorumu yapmazdı onlar için... Sonuçta 'Beyefendi istediği için' gelinirdi Bakanlar Kurulu'na, yine 'Beyefendi istediği için' de bakanlık dönemi biterdi.

Becerikli çıkmadığı ya da oturduğu koltuğun hakkını veremediği için bakanlık dönemi kısa sürenler de olurdu. Bulunduğu yerde yanlış sözler sarf ettiği veya yanlış işler yaptığı için bakanlıktan alınan da az değildir bizim demokrasi tarihimizde... “Bir yerlerimi yerim” dediği için bakanlığı birkaç gün sürmüş ANAP'lı bakanı son seçimde aday gösterdi Tayyip Bey; yazdıklarımın sağlamasını ona yaptırabilir.

Hadi şunu da yazayım: O dönemlerde 'bakan' olmak gerçekten bir imtiyazdı da; şimdiki hükümette bakan olanlar yalnızca 'hizmet' noktasında Tayyip Erdoğan'a yardımcı olan insanlar gibi... “Benim bakanım” demesinin sebebi de bu... Fiyaka yok, caka yok, bunları yapabilmek için boş vakit de yok adamlarda...

Acaba daha ön planda olmalarına izin verilseydi, hükümeti eleştiren muhalefetin Tayyip Erdoğan'a saldırıları ve saldırılarının etkisi azalmaz mıydı? Hiç değilse bazı bakanlara yönelirdi hiddet ve başbakan da daha rahat ederdi.

Sık değişince hükümet, parti grubu her zaman tetikte durur, gönlünde bakan olmak yatanlar yakında kendilerine de sıra gelebileceği umudunu korur... Bakanlar da koltuğa yapışıp kaldıkları hissine kapılmak yerine kapıya yakın bir yerde otururlardı...

Emin olun bunun birçok yararı vardı.

Her şeyden önce medyaya üzerinde spekülasyon yapılacak bir konu çıkardı. “Kim gider, kim gelir?” sorusu eşliğinde sağda-solda çıkan yazı ve değerlendirmeler politika kazanını sürekli kaynatırdı. Parti de Meclis Grubu'nda ne değerler olduğunu bu vesileyle öğrenirdi.

Değişmeyen hükümet modeli bütün bunları engelliyor işte.

Neden böyle bir tercihte bulunulduğunu anlamıyor değilim. Başbakan Erdoğan partisi üzerinde spekülasyon yapılmasından hoşlanmıyor. Bunu tehlikeli buluyor. Medyaya malzeme vermek gibi bir niyeti ise hiç mi hiç yok. Milletvekilleri hakkında çıkan 'olumsuz' yazı ve değerlendirmeler kadar 'olumlu' yazı ve değerlendirmeler de onu rahatsız ediyor. Bazı milletvekillerinin kendilerini diğerlerinden daha önde görmesini de mahzurlu buluyor.

Parti yönetiminde durum hayli farklı: Seçim kampanyası öncesinde partide koltuklarını kaybeden politikacılar oldu. Şaban Dişli ve Mir Dengir Fırat genel başkan yardımcılığı koltuklarını kaybetti; istifalarını sundular, partilerinin genel başkanı da kabul etti. Hepsi bu kadar...

Ancak Bakanlar Kurulu sıralarında oturanlar için böyle bir durum söz konusu değil. Geçenlerde Sabah gazetesinin manşetine, son Bakanlar Kurulu toplantısında, bazı bakanların, “Sizi rahatlatacaksa, bizler istifa edelim” jestini yaptıkları haberi tırmanmıştı; Tayyip Bey'in ne kadar öfkelendiğini hep beraber gördük.

Yalnızca “Ne çenesi düşük bakanlar var, karşılarına çıkan ilk gazeteciye içeride olan-biteni anlatmışlar” tepkisi değildi bu; Bakanlar Kurulu'ndan 'istifa' ile ayrılmak fikri bile ters geliyor Başbakana...

Ters görünüyor, ama ne yapayım ki böyle...

Kulis'i okuyunca kafalarını sallayacaklar için gecikmeden bir uyarıda bulunayım: Bakanlar Kurulu üyeleri arasında takdir ettiğim, başarılı bulduğum kişi çok. Tanıdıklarımdan biri bile ayrılsa, istifa etse, görevden alınsa üzülürüm. Bunun tersi de doğru: Biri çıksa da “Kimi bakan yapalım?” sorusunu yöneltse ağzımı açıp tek bir isim bile telâffuz etmem; o iş bana göre değil çünkü...

Benim “Hükümet değişsin” diye bir arzum yok doğal olarak... Değişmeyeceğine de neredeyse eminim...

Şimdilik “Türkiye'nin en uzun süreyle bakanlık yapmış kadrosu” rekoruna sahip bizim bakanlar, yakında Avrupa'nın, en sonunda da dünyanın en uzun süreyle bakanlık yapmış kadrosu olacaktır...

yenişafak



Bu yazı 480 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 17 Eylül 2012 Hem okudum, hem de yazdım
    • 4 Eylül 2012 CIA başkanı neden geldi?
    • 16 Temmuz 2012 Vicdanım buna da elvermiyor
    • 2 Temmuz 2012 Suriye nasıl bir ülke, Suriyeliler nasıl insanlar...
    • 21 Mayıs 2012 Bir geziden ilk notlar
    • 15 Mayıs 2012 ‘Yeni CHP’ nihayet sözcüsünü buldu
    • 16 Nisan 2012 Hangi patron, hangi yönetici, hangi yazar içeri alınır?
    • 23 Mart 2012 Ben demedim, o dedi
    • 13 Mart 2012 Köşemi bugün Cumhurbaşkanı Gül’e bırakıyorum
    • 9 Mart 2012 TR325 kodadlı becerikli uzman...
    • 20 Şubat 2012 ‘Operasyon’ diye ben buna derim
    • 30 Ocak 2012 Davos’ta Türkiye dersi
    • 27 Aralık 2011 Bu yılın Cumhurbaşkanlığı büyük ödülü...
    • 12 Aralık 2011 Ak Parti üzerine hesaplar
    • 9 Aralık 2011 Gül vetoya ne zaman karar verdi?
    • 14 Kasım 2011 Kriz çıkaranlar gidiyor, ama yerlerine gelenler de yabancımız değil
    • 24 Ekim 2011 Kaddafi’nin son demleri...
    • 3 Ekim 2011 Dr. Sallaso’nun kunduzunun izinde
    • 29 Ağustos 2011 Ben meraklı bir insanım, özür dilerim
    • 26 Ağustos 2011 Bütün kepazeliklerin anasını açıklıyorum

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,232 µs