En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Elde edilenler iki paranteze sığmaz



BAĞDAT

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün her bakımdan 'tarihi' olma özellikleri taşıyan Irak gezisi, uzaktan gazel okuyan politikacıların keyfine bırakılırsa, iki dar paranteze sıkıştırılıverecek: “Cumhurbaşkanı 'Kürdistan' dedi” ve “Neçirvan Barzani 'geniş af' istedi” parantezlerine...

Oysa iki günlük gezi sırasında burada çok önemli gelişmeler yaşandı, ülkemiz için ilerlemeler gerçekleştirildi.

Türkiye bölgenin en önemli ülkesi; önemi, etrafının 'dost' ve 'müttefik' sıfatlarına uygun düşecek ülkelerle çevrili olmasıyla yakından ilişkili... Artık eskinin 'dört bir tarafı düşmanla çevrili' değil Türkiye; 'düşman' denmeyi hak eden ülkelerin sayısı hızla azalırken, 'dost' diye anılabileceklerin sayısı her geçen gün artıyor. Irak'ın da 'dostlar' halkasına katılması gerekiyor.

Irak'la yakınlaşma Türkiye'nin güvenliği ve yarınla ilgili hesapları açısından doğru bir açılım değil yalnızca; Irak'ın geleceğini Türkiye'ye bağlama bakımından da büyük bir önem taşıyor. Türkiye ile Irak'ın yakınlaşması tarih ve coğrafyanın iki ülkeyi yönlendirdiği bir zorunluluk...

Büyük rahneler yaşadı Irak, henüz sıkıntılarını geride bırakmış da değil. Önünü göremiyor bile. Hem yol arkadaşlığına hem de rehberliğe ihtiyacı var. Bu bölgede herhalde bir tek Türkiye bu ikili hizmeti Irak'a sunabilir.

Kendini derleyip toparlayamazsa, önümüzdeki dönemde meydana gelecek ABD'nin bölgeyi terk etmesi durumunda, Irak hızla bir 'başağrısı ülke' haline dönüşebilir. Türkiye için de 'başağrısı' bir ülke... Bunu iki ülkenin şimdiki liderleri en az bizim kadar görüyorlar. Görüyorlar ki, Cumhurbaşkanı Gül'ün Irak'a ziyareti gerçekleşebildi.

İki ülkeyi bugüne kadar birbirinden uzak tutan taşınan karşılıklı endişelerdi. İki ülkenin de kendisini çok aşan, bölgeyle ve global yapıyla ilgili endişeleri... Irak'ın birlik ve bütünlüğünü koruyamaması, bir ara beklendiği üzere üçe bölünmesi, Türkiye için en kötü senaryoydu. O senaryo geride kaldığı için Türkiye bugün çok rahat hareket edebiliyor. Iraklılar için de Türkiye'nin tahakküm senaryoları bulunduğu yanlış algılaması uzak durma ve beklenen jestleri yapmama sebebiydi.

Şimdi iki taraf da birbirini daha iyi anlıyor ve bağımsız topraklarında güvenlikli yaşama idealini gerçekleştirme yolunda işbirliğine zorlanıyor. Bunun için ilk şart, henüz bütünüyle güvenlikli sayılamayacak Irak'ın topraklarından kaynaklanan etnik terörün kökünün kazınmasıdır.

Geldiğimizden beri Irak'ın her eğilimden, farklı etnik/dini kimlikten yöneticileri, en keskin sözlerle adını da gizlemeyerek 'PKK terörü'nü sona erdirme yolunda sözler veriyorlar. Cumhurbaşkanı Celal Talabani ile ülkenin kuzeyindeki Kürdistan bölgesinin başbakanı Neçirvan Barzani'nin “PKK ya silahlarını bırakacak, ya ülkeyi terk edecek” demesi herhalde ilk kez işitilen güçlü ifadeler... İki ülkenin ilgili birimleri epey uzun süredir belli bir olgunluğa eriştirdikleri plana son biçimini verdiler. Esasen varolan yasal çerçeve yeterli değilse, o çerçeveyi daha da genişletecek bir yeni adım da atılabilecek...

Böylesine 'tarihi' özellikler taşıyan bir gezi iki parantez arasına sığmaz.

yenişafak



Bu yazı 306 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,395 µs