En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
0 0 0000

Küçük yaşlardan itibaren öksürük ve balgamınız çok mu?



Öksürük ve balgama yol açan pek çok hastalık vardır ama şikâyetleriniz küçük yaştan itibaren başlamışsa akla ilk gelmesi gereken hastalık bronşektazidir.

Bronşektazi bronşların duvarlarında harabiyet ve genişleme ile karakterize bir hastalıktır. En sık rastlanan sebebi çocukluk çağında geçirilen kızamık ve boğmacadır. Ayrıca, bronşlara kaçan yabancı cisimler, lenf bezi büyümeleri, akciğer tümörleri, zehirli gazların solunması, tüberküloz ve iyi tedavi edilmemiş zatürreeler de bronşektaziye yol açabilirler. Bronşektazi bazen de doğuştan bulunabilir.

Belirtileri

Hastalık, bu harap olmuş ve genişlemiş bronşlarda tekrarlayan iltihaplanmalarla kendini belli eder. Belirtiler, bronşektazinin yaygınlığına ve akciğerde bulundukları yere göre farklılık gösterir. Mesela, tüberküloza bağlı bronşektaziler daha çok üst loblarda  yer alır, kuru öksürük ve zaman zaman kanamalara neden olur. Buna karşılık, alt loblardaki bronşektaziler, öksürük ve bol miktarda cerahatli balgam ile birliktedir.

Bronşektazili hastalar özellikle sabah uyandıklarında öksürerek aşırı miktarda (1-2 su bardağı dolusu kadar olabilir) balgam çıkarırlar. Bu tablo "hasta sabah tuvaletini yapıyor" diye tanımlanır. Balgam ara sıra kanlı olabileceği gibi, bazen de hastalar bir anda aşırı miktarda kan kusabilirler. Bu durum çok tehlikeli olup bronş cidarlarındaki damarlardan birinin yırtılmasına bağlıdır.

Balgamın çok kötü bir kokusu olması anaerob (oksijensiz ortamda üreyen) mikropların etken olduğunun bir işaretidir. Derhal anaeroblara etkili uygun antibiyotik tedavisine başlanmazsa akciğer absesi gelişebilir. Bronşlardaki enfeksiyonların sık sık tekrar etmesi ve iyi tedavi edilmemesi ateş, halsizlik, iştahsızlık, genel durum bozukluğu, kilo kaybı gibi belirtilere de yol açar. Bronşektazi  yaygın olarak her iki akciğerde de varsa eforda nefes darlığı da görülür.

Tanı için neler yapılmalı?

Birçok hastada tipik klinik bulgular nedeniyle tanı çok kolay olabilir. İyi bir hasta sorgulaması ve muayene ile önemli ipuçları elde edilir. Akciğer röntgeninde bronşektaziyi düşündüren dolaylı bulgular olabilir. Kesin tanı için eskiden bronkografi yapılırdı. Bu yöntem, hastanın solunum yollarına ince bir sonda konarak bunun içinden özel bir kontrast maddenin verilmesiyle uygulanır. Bu kontrast maddeyle doldurulan bronşların çeşitli pozisyonlarda filmleri çekilir. Bronkografi yapan için de hasta için de biraz zahmetli bir işlemdir.

Son yıllarda, bilgisayarlı tomografi ile de bronkografidekine yakın sonuçlar alınabileceği anlaşıldığından, bronkografi günümüzde özel durumlar dışında pek kullanılmaz olmuştur. Tümör veya yabancı cisimden kuşku duyulan durumlarda bronkoskopi de yapılmalıdır.

Bronşektazinin kesin tedavisi var mıdır?

Bronşektazinin kesin tedavisi, hastalıklı kısmın cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Bu girişim, bronşektazinin akciğerlerin sadece belli bir bölümünde bulunduğu ve kalacak akciğer dokusunun sağlam olması durumunda yapılabilir. Bunun için de cerrahi girişim düşünülen her hastanın mutlaka bronkografi ile değerlendirilmesi gerekir. Bronşektazi yaygın ise cerrahi tedavi söz konusu değildir.

Bronşektazinin ilaçla tedavisi:

Bronşektazi tedavisinde amaç enfeksiyonların oluşumunun önlenmesi ve meydana gelen enfeksiyonların da uygun antibiyotiklerle iyileştirilmesidir. Bronşektazili hastalar her yıl ekim ayında grip aşısı ve bir kereye mahsus da pnömokok aşısı olmalıdırlar. Antibiyotik seçiminde, balgamın boyanarak mikroskop altında incelenmesi iyi bir yol göstericidir. Tedavi süresi 10 günden az olmamalıdır. Antibiyotiklerle beraber balgam sulandırıcı ve söktürücü ilaçlar da verilebilir. Bol sıvı içilmesi, solunan havanın nemlendirilmesi de yararlıdır. Bronşektazi tedavisinde fizyoterapi yöntemlerinin de büyük önemi vardır. Hastaya bronşektazinin bulunduğu yere göre pozisyon verilip (örneğin, alt lobda bronşektazisi olan hastalar yataklarının kenarlarında baş aşağı sarkıtılıp) göğüs duvarına küçük darbeler vurarak zor çıkan, yapışkan balgamın atılması sağlanmış olur.



Bu yazı 3,192 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 14 Mayıs 2013 Akademik sahtekârlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 11 Aralık 2012 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 9 Ekim 2012 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 3 Ekim 2012 Burun damlaları ile aldatılıyor muyuz?
    • 2 Ekim 2012 Kimi kime şikâyet edelim?
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 16 Eylül 2012 Mamografi taramalarına karşıyım
    • 10 Eylül 2012 Modern tıbbın son numarası: Aşırı teşhis
    • 8 Eylül 2012 Mamografi kanser riskini arttırıyor
    • 7 Eylül 2012 Benzer ilaç nedir?
    • 28 Ağustos 2012 Meme taraması saç taramaya benzemez
    • 14 Ağustos 2012 Antibakteriyel ürünlerdeki büyük tehlike
    • 6 Ağustos 2012 Sağlıklı suda hiçbir mikrop olmamalıdır
    • 30 Temmuz 2012 Enerji içecekleri yasaklanmalıdır
    • 23 Temmuz 2012 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 10 Temmuz 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 23 Haziran 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 13 Haziran 2012 Ot-Çöp tüccarlarından alacağımız dersler de var
    • 17 Nisan 2012 Sönmez gene döndü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,942 µs