En Sıcak Konular

Mehmet Altan


Mehmet Altan
0 0 0000

Helikopter neden düşmüştü?



Çok sık değinmesek de...

Günlük yorumlara dost okurlardan çok büyük oranda destek, katkı ve eleştiri gelir...

Onların her biri, yazıyı besleyen değerli bir gıdadır...

Ben, bu nedenle de mesajların hepsine yetişmeye çalışırım...Muhakkak okur, imkánlar çerçevesinde de yanıtlarım...

Geçen gün gene gönderdikleri mesajlar üzerinden okurlarla muhabbet ederken, 9 Mart günkü ‘Helikopter neden düştü?’ başlıklı yazıma gelen bir okur mektubuna rastladım...

Hatırlayacağınız üzere, geçen hafta Kayseri’de Kobra tipi askeri helikopter düşmüş, iki gencecik üsteğmen ölmüştü... Hollanda’daki kazayı hararetle konuşan Türkiye, içerdeki bu dramı nedense hayret verici bir sessizlikle geçiştirdi...

Ben de bu sessizliğin ortasında kaybolmaya aday gibi gözüken kazanın nedeni merak etmiş, sebebini sormuştum...

* * *

İznini almadığım için adını açıklamadığım okurum, sorduğum bu soruya cevap veriyor...

Okurumun çarpıcı mektubunu olduğu gibi yayınlıyorum:

‘Sayın, Mehmet Altan Bey...

Helikopter kazası ile ilgili yazınızı okudum.

Yaşadıklarımı ve bildiklerimi sizinle paylaşma gereği duydum. İlginizi çekeceğini umut ederim.

Efendim...

Maalesef TSK’nın bütün hava unsurları yıllar boyu bu tip kazalarla karşı karşıya kalmıştır. Hatta zaman zaman iki uçağın birbirlerine çarparak düştüğüne de şahit olunmuştur.

Sonra ne olmuştur? Koskocaman bir hiç!

Olaydan sonra Kaza-Kırım heyeti kaza bölgesine intikal etmiş, kaza üzerine inceleme başlatılmış, kaza raporu hazırlanmış ve defter kapatılmıştır.

Olayda kusuru bulunan Birlik Komutanı zarar görmesin ve tayin terfisi sekteye uğramasın diye malum hiyerarşik yapının üstündeki bu kişi pas geçilir.

Yine hava aracının bulunduğu veya intikal ettiği birliğin, bütün uçuşlarından sorumlu olan Harekát Komutanı ki, bu da genellikle Kurmay Albay rütbesindedir ve general olmak için terfi beklemektedir, malum nedenlerle o da pas geçilir.

Hava aracının bağlı bulunduğu filonun komutanı ki, bu da Kurmay Subay’dır, geleceğinin ve generalliğinin önü tıkanmasın diye o da pas geçilir.

Hava aracının bağlı bulunduğu veya intikal ettiği birliğin; kule, meteoroloji, Meydan Harekát, Hava Savunma, Radar, GCA, sağlık amirliği gibi birimleri umumiyetle kazalardan sorumlu tutulmaz veya tutulamaz.

Kullanıcıdan kaynaklanan bir hata ise yüzdelik dilimle ifade edilen bir yolla sorumsuz kabul edilir.

Bu tür kazalardan geriye kalan enkazdan ise teknik bir değerlendirme çıkarmak çoğu zaman olası değildir, çünkü geriye kalan sadece bir enkazdır.

Hava aracının teknik ve bakım veya kullanıcının şahsi kayıtlarının tutulduğu form ve dosyalarda bir sorun varsa dahi, kazanın haber alındığı andan itibaren burada görülen yanlışlıklar düzeltilir, gerekirse dosyalar yenilenir ve Kaza-Kırım heyeti beklenir.

Kaza-Kırım Heyeti’nde kimler vardır?

İlgili birliğin veya ünitenin yetki alanına giren bu incelemeyi oraya tesadüfen atanmış, yine aynı kuvvetin personeli olan; Subay, Astsubay, Sivil işçi ve Askeri Mühendislerden oluşan bir heyet yapar. Hazırlanan Kaza-Kırım Raporunu da hava aracının bağlı bulunduğu Kuvvet Komutanı onaylar.

Hatırlatmak isterim... Devlet malına bilerek veya bilmeyerek zarar vermek, maddi ve manevi müeyyide sonucunu doğurur. Ancak, özellikle uçak ve helikopter kazalarında olay ile ilgili savcılık soruşturması açılmaz, sorumlular hakkında ceza davası açılmaz, amiyane tabirle; ‘ne şiş yakılır, ne de kebap...’

Yukarıda anlattığım nedenlerle kazaların gerçek nedenleri bilinmez veya saklanır. Maalesef bu durum böyle sürüp gider.

Olayda maddi ve manevi zarar gören personel yaşadığı kayıpları tazmin yönüne gitmek isterse başvuracağı tek adres, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’dir. Bu yolu denemek isteyen personel ise akıl almaz tehdit ve yıldırma eylemleriyle karşı karşıya kalır. Zaten çoğunlukla mahkemeden de bir sonuç çıkmaz. Anılan mahkemenin verdiği kararların, Türk Ceza Kanunu’na ve Anayasa’ya aykırılığı ise bir başka tartışma konusudur.

Sayın, Mehmet Altan Bey...

Benzer bir Helikopter kazası geçirmiş, yaralanmış, organ kaybına uğramış, yaklaşık bir yıl görevden ayrı kalmış fakat Askeri Hastane’nin verdiği ‘TSK’da görev yapar’ kararı gereği görevine dönmüş, ancak bedensel ve ruhsal sorunlardan dolayı emekli olmak zorunda kalmış bir TSK personeli olarak bunları kaleme aldım...

Anılan kaza ile ilgili hassasiyetlerinize katkı sağlamak istedim.

Başarabildimse kendimi mutlu addedeceğim.

Saygılar sunarım...’

* * *

Dilerim mektubun içeriğindeki acı ve kırgınlık ilgililere de ulaşır... Ulaşır ve hiç olmazsa kazanın nedenlerini bu kez öğreniriz...

Ayrıca da içeride ya da dışarıda olduğuna bakmadan, tüm kazaları toplumsal bir hassasiyetle soruşturmayı refleks haline getirmeden de kazaları önleyemeyeceğimize kanaat getiririz.


star



Bu yazı 463 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 11 Ocak 2012 ‘Tanırım, iyi çocuklar’
    • 9 Ocak 2012 Genelkurmay’a o istihbaratı kim verdi?
    • 6 Ocak 2012 Demokrasi ile ‘biat sistemi’ arasındaki fark
    • 30 Aralık 2011 Bombalama emrini kim verdi?
    • 24 Aralık 2011 Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ın adresi
    • 16 Aralık 2011 Susurluk’ta faili meçhul reytingi...
    • 14 Aralık 2011 Ergenekon büyürken uyuyamam...
    • 4 Aralık 2011 Şikeci siyasetin kirli çamaşırları
    • 2 Aralık 2011 Var mı bu yasayı çıkaracak babayiğit?
    • 30 Kasım 2011 Yüzde 3 Türkiye’yi keser mi?
    • 29 Kasım 2011 Devlet-ulustan ulus-devlete geçemeyince
    • 23 Kasım 2011 Ergenekon’un farkında mısınız?
    • 21 Kasım 2011 Birinci Cumhuriyet Dersim’dir...
    • 14 Kasım 2011 Kozinoğlu kalp krizinden mi öldü?
    • 9 Kasım 2011 Kararı alkışlıyor, Bakan’ı kutluyorum
    • 3 Kasım 2011 Almanya’daki Türkler, Türkiye’deki Kürtler
    • 31 Ekim 2011 Cinayet işlemeye özgürlük savaşı mı diyorsunuz?
    • 26 Ekim 2011 Hırsızlar da kardeşiniz mi?
    • 20 Ekim 2011 Keşke gerçek bir ordumuz olsaydı...
    • 19 Ekim 2011 Bir İsrailli kaç Filistinliye bedel?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,750 µs