En Sıcak Konular

Fikret Bila


Fikret Bila
0 0 0000

Ankara Obama’dan neler bekliyor?



ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’un temasları ve sonrasında yapılan açıklamalar, Washington ile Ankara’nın ortak bir çizgiye doğru yakınlaştıklarını gösterdi.
Ortaya çıkan bir diğer gerçek, Bush döneminde zaman zaman dibe vuran ilişkilere rağmen Türkiye’nin bölgedeki önemi ve işlevinin azalmadığı, hatta ABD’nin yeni yönetimi açısından daha da önemsendiğidir.

Obama’nın ziyareti
Bunun en önemli göstergelerinden biri, ABD’nin yeni Başkanı Barack Obama’nın nisan başında Türkiye’ye gerçekleştireceği ziyaret. ABD Başkanı’nın göreve gelmesinden kısa bir süre sonra Türkiye’ye gelecek olması, Ankara’ya verilen önemi gösteriyor.
Eski ABD başkanlarıyla kıyaslandığında, Obama’nın Türkiye’ye gösterdiği ilginin daha sıcak olduğu gözleniyor. Örneğin 1992’de Başkan olan Bill Clinton, Türkiye’ye görev süresinin sonuna doğru, 1999’da AGİT zirvesi için gelmişti. Başkan George W. Bush ise görev süresinin dördüncü yılında 2004 NATO zirvesi için Türkiye’deydi.
Başkan Obama ise görevde üçüncü ayı dolmadan Türkiye’ye gelecek. Ve bu ziyaret, bir uluslararası toplantı vesilesiyle değil, ikili ziyaret olarak yapılacak. ABD’nin yeni Başkanı’nın Kanada’dan sonra ziyaret ettiği ikinci ülke Türkiye olacak. Türkiye’den önceki Almanya, Fransa ve Çek Cumhuriyeti ziyaretleri ise NATO ve AB bağlamında gerçekleşecek.
Obama’nın bu tercihi, Dışişleri uzmanlarınca ABD’nin yeni yönetiminin özellikle Irak, İsrail-Filistin, İran ve Kafkaslar’daki sorunlar açısından Türkiye’den önemli katkı beklediği biçiminde yorumlanıyor.

Önceliklerde uyum
Clinton ziyaretinin ortaya çıkardığı önemli bir gelişme de iki ülkenin dış politika önceliklerindeki örtüşme...
1990’lı yıllarda ABD yönetimi ile Türkiye arasında dış politika esasları arasında ciddi bir farklılık vardı. Washington dış politikada demokratikleşme, özgürlükler, insan hakları, açılım ve diyalog esaslarıyla hareket ederken, Türkiye PKK terörü nedeniyle güvenlik eksenli bir dış politika izliyordu.
Bugüne baktığımızda, özellikle AB süreci ve müzakere aşamasından sonra Türkiye’nin, güvenlik ekseninden çok demokratikleşme ve çok yönlü diyalog esaslı bir dış politika eksenine geçtiği gözleniyor. Başkan Bush’la birlikte güvenlik esaslı dış politikaya geçen ABD’nin de Obama’yla birlikte bu eksenden uzaklaşacağı gözleniyor. Bu eğilim, Obama yönetimiyle Türkiye’nin aynı ekseni öne çıkaran bir hatta buluşacağı izlenimi veriyor.
Bu çizgi örtüşmesi başta İsrail-Filistin sorunu olmak üzere Irak, Afganistan, İran ve Kafkasya’da Türkiye-ABD işbirliğinin güçleneceğinin işareti sayılabilir.

Ankara’nın beklentileri
Ankara, Obama yönetiminden neler bekliyor?
Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Hillary Clinton’la yaptığı görüşmelere ve açıklamalara bakarak, Ankara’nın Obama yönetiminden beklentilerini şöyle özetleyebiliriz:
1- Obama, bütün dünyada büyük beklenti yarattı. Başta ekonomik kriz olmak üzere, sorunlara, askeri güç yerine diyalog ve diplomasi yoluyla yaklaşılması. Gerginliklerin yumuşatılması.
2- İslam ülkelerini dışlayan ve İslam dünyasını terörün kaynağı gören yaklaşımdan uzaklaşılması.
3- Ortadoğu’da Filistin ile İsrail’e adil ve eşit yaklaşılması.
4- Suriye’nin Batı’yla ilişkilerini geliştirmesinin teşvik edilmesi.
5- Suriye-İsrail görüşmelerinin sürdürülmesi.
6- İran’la sorunların diyalog yoluyla çözülmesi.
7- ABD’nin çekilmesinden sonra, Irak’ın toprak bütünlüğü, siyasal birliği ve istikrarının korunması için gerekli önlemlerin alınması. Türkiye’nin bu konuda deneyim, görüş ve önerilerinin değerlendirilmesi.

milliyet



Bu yazı 542 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ankara’nın müzakere planı nedir?
    • 26 Eylül 2012 Özkök: Bektaşi fıkrasına döndü
    • 19 Eylül 2012 PKK, BDP’yi boşa çıkardı
    • 9 Eylül 2012 PKK’nın yerleştirmeye çalıştığı dil
    • 7 Eylül 2012 Bomba sayımı vardı
    • 5 Eylül 2012 PKK’nın ‘ele geçirme’ ısrarı
    • 29 Ağustos 2012 Çiçek’in mutabakat çağrısının muhatabı
    • 28 Ağustos 2012 Çiçek’ten ulusal mutabakat çağrısı
    • 26 Ağustos 2012 Kuzey Irak-Kuzey Suriye çelişkisi
    • 25 Ağustos 2012 ''Çözüm'' denilince ne anlaşılıyor?
    • 23 Ağustos 2012 Sadece cenazede değil
    • 19 Ağustos 2012 PKK’nın ''kontrol bende'' mesajı
    • 15 Ağustos 2012 PKK ile ilgili yanılgılar
    • 8 Ağustos 2012 Şemdinli’de neler oluyor?
    • 6 Ağustos 2012 PKK saldırılarının şifreleri
    • 5 Ağustos 2012 Büyük tasfiye
    • 29 Temmuz 2012 Kuzey Irak’ta ağzı sütten yanan Türkiye
    • 27 Temmuz 2012 Ankara’nın Barzani tercihi
    • 26 Temmuz 2012 PKK ve Kürt sorunu boyut değiştiriyor
    • 22 Temmuz 2012 Esad’ın tutunması artık çok zor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,223 µs