En Sıcak Konular

Mehmet Ali Birand


Mehmet Ali Birand
0 0 0000

10 yıl sonra Öcalan'ın yakalanış öyküsü



Sanki daha dün gibi…

Abdullah Öcalan’ın Kenya’da yakalanmasının üstünden tam on yıl geçmiş. Eminim hepiniz hatırlarsınız. Başbakan Ecevit, Öcalan’ın Türkiye’ye getirildiğini açıkladığında önce şaşırmış,hatta inanamamıştık.

Aradan geçen on yılda, Öcalan’ın Suriye’den ayrılmasından yakalanışına kadarki dönemle ilgili çok yazı,hatta kitaplar yazıldı. Gelişmeler ayrıntılı olarak didiklendi. Ancak, 10 uncu yıldönümdeki yayınlar hepimize yeni bilgiler veriyor. Gelişmeleri daha sağlıklı inceliyor ve daha da önemlisi daha doğru veriler karşımıza çıkıyor.

Rıdvan Akar’ın  32 inci GÜN programında yayınlanan belgeseli, Nur Batur’un Sabah gazetesindeki dizisi ve Hulusi Turgut’un Hürriyet’teki Öcalan’ın Türkiye’ye getiriliş öyküsü bir hazıne yükü bilgiyle dolu.

Benim çok yakından izlediğim, Yunanistan’ın bu olaydaki rolüydü. Atina hükümetleri, yıllar boyunca Öcalan’ı kullandılar. PKK’yı kollayıp korudular. Bir Kürt lobisi kuruldu. Hükümetler  bu faaliyetler için bir fon dahi oluşturdu. Resmi kişilerin dışında emekli askerlerden veya Türk düşmanı kişilerden oluşan bir kesim de,  hem bu parayı kullanmak, hem de Türkiye aleyhtarı faaliyetlerin prestijinden yararlanmak için kolları sıvadılar. Öcalan’a ziyaretlerden tutun da, PKK’ya eğitim,hatta Atina yakınlarındaki  Lavrion kampında, Türkiyeden kaçan PKK’lı göçmenlere kucak açmaya kadar uzanan son derece önemli destek verdiler.

Nur Batur’un dizisi çok önemli,zira Öcalan’ın “Yunanistana vizesiz girme suçundan!” dolayı yargılandığı mahkemenin zabıtlarına dayandırıyor.  Orada da çok net bir şekilde, Öcalan’ın en büyük hatasının Yunanlı dostlarına inanmak olduğu ortaya çıkıyor.

Yine aynı zabıtlardan anlaşılıyor ki, Yunanlılar ikiye bölünmüşler.

Bir yanda, dönemin Başbakanı Simitis ve onun gibi düşünenler, yani biran önce Öcalan sorunundan kurtulmak isteyenler DİĞER YANDA ÖCALAN’I Türkiye’ye karşı kullanmak isteyenler. Sonunda, sağduyu galip geliyor ve Öcalan lobisi silinip gidiyor.

Ben, Öcalan’ın yakalanmasında Pangalos’un rolünü hep merak etmişimdir. Kendisiyle de defalarca konuştum.

Öcalan’ın Güney Afrikadaki bir Yunan asıllı Güney Afrikalının dev bir çiftliğine gönderilmesinin planlandığını, ancak bir türlü vize alınamadığı için, Kenya’da birkaç gün kalması gerektiğini, en büyük hatasının, o birkaçgünü Yunan elçiliğinde geçirmesine göz yummak olduğunu anlatmıştır. Pangalos’a göre, Öcalan’ın yerinin anlaşılması, Yunan istihbaratının Amerikan taraflısı kişilerinin Washington’a rapor etmeleri yol açmıştır.

Kim ne yapmışsa yapmış ve iyisini yapmış. Eğer o günlerde Başbakanlıkta Simitis oturuyor olmasaydı, bugün Ege’de barış rüzgarları esmezdi.

MİT Öcalan'ı, PKK içindeki muhbirinden izledi...

Öcalan’ın Türkiye’ye teslim edilmesi sürecinde iki kurum çok önemli rol oynadı.
Bunlardan biri, Türk Milli İstihbarat Teşkilatı, diğeri de CİA’ dır.

Ankara’da kimse kendine pay çıkartmaya kalkmasın. MİT, Suriye’den çıkmasından itibaren, Kenya’da teslim alınmasına kadar geçen sürede Öcalan’ı adım adım izledi. Her gittiği yerden haberi vardı. Ne CİA ne de bir başka istihbarat teşkilatı (özellikle de İsrailliler) , MİT’in önüne geçemediler.

Bunun başlıca nedeni de, PKK içinde MİT’e çalışan birinin bulunmasıydı.
Şimdiye kadar başka yerde okudunuz mu, bilemiyorum. Belki de ilk defa duyuyorsunuzdur. Ancak Öcalan’ın nereye gittiğini ve ne yaptığını çok yakından izleyen bu kulak, MİT’e inanılmaz bir avantaj sağladı.
CIA’nın bilmesine rağmen, ağzında gevelediği bazı  bilgilerin, ilk elden  MİT temsilcisinden çıkması, Washington’u hayret ettirdi.

Öcalan’ın takibinde Amerikan üstünlüğü, Nairobi hava alanındaki bir FBI ajanından kaynaklandı. Ajan,  Öcalan’ın  yan kapıdan çıkarılmasından kuşkulanmış ve takip etmişti. Resmini çekip Washington’a yollayınca, kıyametler koptu.
“FBI ajanı orada ne arıyor?” diye sorabilirsiniz.
O dönemde Nairobi’de Amerikalılara karşı büyük bir suikast girişimi olmuş, Kenya hükümeti de FBI’ nin hava alanını gözetlemesine izin vermişti. Öcalan işte o ağa takıldı. Ancak, Nairobi’de nerede kaldığını yine önce MİT öğrendi.
Bütün bunlar işin teknik takibiyle ilgili.

Öcalan’ın Türkiye’ye teslim edilmesi ise, tümüyle Başkan Clinton’un verdiği bir karardan kaynaklanmıştır.
ABD yönetimi, hem Yunanistana baskı yapıp Nairobi’deki Büyükelçilikten çıkarılmasını, hem de Kenya hükümetiyle anlaşıp, PKK liderinin Türk Mit’inden gelen uçağa teslimini sağladı. Eğer Washington aksi yönde bir karar vermiş olsaydı, Öcalan bugün başka bir yerde yaşıyor olabilirdi.

posta



Bu yazı 1,553 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Eylül 2012 Türkiye, Suriye'de frene basıyor...
    • 25 Temmuz 2012 Türkiye'siz İsrail'in eski etkinliği kalmadı...
    • 20 Temmuz 2012 Esad için yer aranmaya başlandı, ancak henüz kabul eden ülke bulunamadı...
    • 13 Temmuz 2012 Washington Ankara'yı yavaşlatmaya çabalıyor
    • 27 Haziran 2012 Türkiye karizmasını çizdirmedi...
    • 21 Haziran 2012 PKK, vurdukça devre dışı kalıyor...
    • 25 Nisan 2012 23 Nisan müsamelerinden kurtulamayacak mıyız?
    • 19 Nisan 2012 Böyle subay yetiştirirseniz, Darbe'ye hayret etmeyin
    • 2 Mart 2012 ABD raporu: Ermenistan ile ilişkiler açılmalı...
    • 21 Şubat 2012 Bu defa MİT kazandı, ancak dikkat...
    • 9 Şubat 2012 Bırakın dindar nesli, tablet nesli geliyor...
    • 23 Aralık 2011 Biz neden kızıyoruz, asıl Sarkozy utansın...
    • 15 Aralık 2011 Gül 2014'e kadar Çankaya'da...
    • 10 Aralık 2011 Erdoğan çekildi, partinin haline bakın...
    • 30 Kasım 2011 Başbakan'ın ameliyat sonucu saklanmamalı...
    • 27 Ekim 2011 Devlet ne yapsa, bir türlü yaranamıyor...
    • 20 Ekim 2011 Bu açık bir cinayettir, bir savaş ilanıdır
    • 29 Eylül 2011 PKK vuruyor, ancak kışkırtamıyor...
    • 21 Haziran 2011 Erdoğan'ı tarihe asıl Kürt sorunu geçirir...
    • 22 Nisan 2011 Türkiye, BDP'ye sahip çıktı

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    10,703 µs