En Sıcak Konular

Hasan Celal Güzel


Hasan Celal Güzel
0 0 0000

Eniştem beni niye öptü?



ABD’nin yeni Başkanı Obama, ortada herhangi bir vesile ve gerekçe olmadan, Cumhurbaşkanı Gül ile Başbakan Erdoğan’ı arayarak toplam bir saatlik telefon konuşmaları yaptı.
Başkan Obama’nın konuşmalarında verdiği ana mesaj, Türkiye’nin bölge lideri olduğuydu. Bugüne kadar hiçbir ABD Başkanı ve AB lideri, bu gerçeği böyle açıkça ifade etmemişti. Rum, Ermeni, Yahudi lobilerinden çekinilir; Mısır, Suudî Arabistan, hattâ İran’ın hesapları yapılırdı. Ancak Başkan Obama, görevine başlamasının üstünden henüz bir ay bile geçmeden, Türkiye ile gerçekçi ve dostane bir diyalogu başlatmıştır.
Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamada ezcümle, “Başkan Obama, Türkiye-ABD ilişkilerine verdiği önemi vurgulamış, Türkiye’nin bölgesel konularda gösterdiği liderliği takdir ettiklerini ifade etmiştir” denilmektedir.
Obama, Başbakan Erdoğan’a da, “Ortadoğu barış sürecinde şahsınızın liderliği hayatî önem taşıyor” demiş ve Türkiye’nin Ortadoğu, Kafkasya ve Afganistan’da üstlendiği liderliğe çok büyük önem verdiğini söylemiştir.
***
Yazımın başında ‘Ortada herhangi bir vesile ve gerekçe olmadan’ demiştim. Sureta öyle görünüyor ama Obama’nın bu telefonlarının perde arkasında, aslında bir değil birçok sebep vardır.
Obama’nın başkanlık seçimini kazanmasının akabinde, Başbakan’ın dışişleri müşaviri Büyükelçi Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu başkanlığındaki bir uzman heyet ABD’yi ziyaret ederek, Vaşington’daki önemli bütün politik çevrelerle görüşmüş; Türkiye’yi, Türkiye’nin bölgesinde yüklendiği yeni rolü ve diplomatik ataklarını anlatmışlardı.
Obama, başkanlığa hazırlanırken ve başkan olduktan sonra açtığı birçok önemli dosyada hep Türkiye’yi gördü. BM Güvenlik Konseyi, NATO, AB, Kosova, Bosna-Hersek, Makedonya ve Balkanlar; Rusya, Gürcistan, Azerbaycan, Ermenistan ve Kafkaslar; Irak, İran, İsrail, Filistin, Kuzey Afrika ve Ortadoğu; Afganistan, Pakistan, Orta Asya ve Türk Dünyası; nihayet bütün İslâm Dünyası, kısaca dünyanın önemli bir kısmı Türkiye ile yakından ilgiliydi.
Üstelik Türkiye bu ilgisini daima barış istikâmetinde kullanıyor; Ortadoğu, Balkanlar, Kafkaslar, Orta Asya ve İslâm Dünyası’nda hem bir barış ve denge unsuru oluyor, hem de Batılı anlamda demokratik ve lâik bir model teşkil ediyordu. Sadece son dönemde, Lübnan Barışı, Suriye-İsrail görüşmeleri, Kafkasya Platformu, Azerbaycan-Ermenistan müzakereleri, Pakistan-Afganistan yakınlaşması, Türkiye’nin bölgesinde barışa katkılarının müşahhas örnekleriydi.
Ayrıca, son olarak meydana gelen iki olay, Obama’nın telefonlarını etkiledi. Birincisi, Davos’ta Başbakan Erdoğan’ın çıkışıydı. Bazılarının hâlâ istismar etmeye çalıştığı bu olay, Türkiye’ye zarar vermek bir yana, ABD’ye de Türkiye’nin önemini hatırlattı. Bir bakıma, ABD’deki İsrail Lobisi dışında kalan unsurlar, Bush ve Neo-con ’ların kışkırtmasıyla meydana gelen bu saldırıdaki yanlışlığı, Türk Başbakanı’nın açıkça belirtmesine memnun oldular.
ABD üzerinde tesirli olan ikinci olay, Cumhurbaşkanı Gül’ün Rusya ziyareti olmuştur. Son derece sıcak bir şekilde gerçekleşen bu başarılı ziyaret, Türkiye’nin yarım asırlık stratejik müttefiki olan ABD’yi endişelendirmiştir.
***
AK Parti’nin, Erdoğan’ın miting meydanlarında kullandığı şu son seçim sloganını çok beğeniyorum: ‘Sen Türkiyesin, büyük düşün!...’
Türkiye, artık büyüklüğünün farkına varmıştır. 

radikal



Bu yazı 383 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Mayıs 2012 27 Mayıs'ın hesabı sorulmalıdır
    • 5 Mayıs 2012 Darbeciler! Ordu artık hizmetinizde değil...
    • 29 Ekim 2011 Dikkat! PKK'nın tuzağına düşmeyelim
    • 3 Aralık 2010 Hedefteki ülke: Türkiye
    • 26 Ağustos 2010 Kardeş Pakistan'ın yardımına koşmalıyız
    • 27 Haziran 2010 Oyunun hedefinde iktidar ve Başbakan var (2)
    • 17 Haziran 2010 Terör ve politika
    • 27 Mayıs 2010 50 yıllık utanç: 27 Mayıs
    • 13 Mayıs 2010 Rusya ile tarihî anlaşma
    • 6 Mayıs 2010 CHP-MHP-BDP koalisyonu
    • 20 Nisan 2010 Kıbrıs'ta beklenen sonuç
    • 16 Nisan 2010 'Nerede muhabbet, orada Muhammed'
    • 11 Nisan 2010 CHP ve MHP'ye son Anayasa çağrısı
    • 8 Nisan 2010 Baykal'ın uzlaşma teklifi üzerine
    • 25 Mart 2010 Anayasa reformuna neden karşı çıkıyorlar? (1)
    • 12 Mart 2010 12 Mart Muhtırası
    • 4 Mart 2010 Ermeni iftiraları konusunda bayatlamış Amerikan politikası
    • 21 Şubat 2010 AK Parti'yi kapatma hazırlıkları
    • 31 Ocak 2010 Fişleme üzerine...
    • 21 Ocak 2010 Bu iddialar cevapsız bırakılamaz

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,028 µs