En Sıcak Konular

Taha Akyol


Taha Akyol
0 0 0000

AKP’nin yumuşak karnı



CHP İstanbul belediye başkan adayı Kemal Kılıçdaroğlu yolsuzluk salvolarıyla büyük bir popülarite kazandı. Şimdi pırlanta ticareti yapan büyük bir kuyumculuk şirketine Başbakan’ın oğlu ile gelininin ortak olmasını açıklayarak yeniden kamuoyunun ilgi odağı oldu.
AKP hükümetinin pırlantada KDV’yi sıfıra indirdiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu diyor ki:
“Ekmekte, suda elektrikte, doğalgazda, sağlıkta, kitap defterde vergi bol, ama pırlantada yok. Acaba neden pırlantada bu vergi kaldırıldı? Bunun yanıtı ortada!” (Milliyet, 8 Şubat)
Yani, Başbakan’ın oğlu ile gelininin şirket ortaklığı!
Sonra Kılıçdaroğlu, bu açıklamasından nasıl bir siyasi fayda beklediğini şu sözleriyle ortaya koyuyor:
“Onların adalet anlayışı pırlanta anlayışıdır, altın ortaklığı anlayışıdır. Bizim adalet anlayışımız Hazret-i Ömer’in adalet anlayışıdır!”
Kılıçdaroğlu’nun sergilediği bu tablo çok önemlidir.

Yolsuzluk popülizmi
Evvela Kılıçdaroğlu, pırlantada yüzde 18 olan KDV’nin kaldırıldığını söylüyor da onun yerine yüzde 22 ÖTV’nin konulduğunu söylemiyor!
Kılıçdaroğlu, bu vergi düzenlemesinin tarihini de söylemiyor. Bunun tarihi 2004’tür, “oğul ve gelin”in ortaklığı ise 2006’dadır!
Kılıçdaroğlu’nun yaptığı, “yolsuzluk popülizmi”dir!
Kılıçdaroğlu’nun “pırlanta adaletine karşı Hazret-i Ömer adaleti”nden bahsetmesi de çiğ bir popülizm örneğidir, ‘seçim lafları’dır!
“Hz. Ömer adaleti” kavramı elbette yüksek bir ahlaki bilinci ifade eder ama modern karmaşık toplumlarda yolsuzluğu önleyip kamu kaynaklarının adil kullanımını sağlamanın yolu “şeffaflık, etik davranış ilkeleri, hukuk devleti” falan gibi kurumlardır. Sosyal demokrat bir parti bunları anlatmalıdır.
Üçüncüsü, Kılıçdaroğlu aksini iddia etse de, anonim şirketlerde ortakların adlarını ve hisselerini yayımlama mecburiyeti olmadığını hem uzmanlar hem İTO açıkladı.
Bu işte bir yolsuzluk yok. Kılıçdaroğlu yolsuzluk suçlamalarını yaparken dikkatli olmalıdır.

Büyüme ve yolsuzluk
Tabii şu var: Vekâleten oy kullanma falan yoluna gitmeden Erdoğanlar şirkete ortak olabilirlerdi; ama sanıyorum “Başbakan’ın oğlu ve gelini” olarak ticaret içinde gözükmekten, ‘yanlış anlaşılmak’tan çekindiler!
Halbuki ‘gözükmesi’ iyi karşılanmayacak işleri ya yapmamalıydılar ya da “şeffaf” bir şekilde yapmalıydılar!
Elbette ticaret herkesin hakkıdır ve saygın bir iktisadi faaliyettir.
Ancak, güç sahibi olmayı ifade eden siyaset ile serbest rekabetin geçerli olması gereken ticaretin arasına belli ilkeler koymak gerekir.
AKP’nin bu noktada ciddi zaafları, noksanları var. Dokunulmazlıkların siyasi suçlarla sınırlandırılması konusunda AKP kötü sınav vermiştir. AB standartlarının da gereği olan “etik davranış kuralları”nı ilan edip uygulamaya geçirmemiştir hâlâ...
Büyüyen ekonomide zenginlerin sayısı artar ve iyi bir şeydir! Ama bu ‘doğal’ artış ile sektörel rant ve bazen de ‘yolsuzluk’ arasındaki çizgi çok incedir.
AKP, dokunulmazlıklar gibi, etik davranış ilkeleri gibi konularda ayak sürüdüğü için, yolsuzluk şüpheleri ve açık “iltimas”, yani yandaş kayırma işlemleri yanında, ekonomik büyümenin yarattığı sektörel rantlar bile kolayca kamuoyu tarafından AKP’nin yolsuzluk hanesine yazılıyor.
Ve AKP’nin bu yumuşak karnına Kılıçdaroğlu haklı haksız demeden yumruk sallıyor.

milliyet



Bu yazı 2,659 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 7 Kasım 2011 KCK ve hukuk
    • 30 Temmuz 2011 Afrika kampanyası
    • 29 Temmuz 2011 Stalinist milliyetçilik!
    • 22 Temmuz 2011 AKP’li bakan İnönü’yü övüyor
    • 20 Temmuz 2011 ‘Makas açılıyor’
    • 18 Temmuz 2011 Totalitarizmi eleştirmek
    • 12 Temmuz 2011 Anayasa da böyle yapılır
    • 7 Temmuz 2011 ‘Usta’ kabine
    • 1 Temmuz 2011 CHP Meclis’e
    • 27 Haziran 2011 Anayasa yapmak
    • 7 Haziran 2011 AKP, CHP, MHP uzlaşır mı?
    • 30 Mayıs 2011 Kürt meselesi nereye?
    • 27 Mayıs 2011 Hukuk ve yargı açısından 27 Mayıs
    • 26 Mayıs 2011 Proje savaşı
    • 19 Mayıs 2011 Ergenekon ve PKK
    • 12 Mayıs 2011 Demirel ve CHP
    • 11 Mayıs 2011 MHP
    • 18 Nisan 2011 2023 Vizyonu
    • 2 Nisan 2011 ‘Bizden yana adalet!’
    • 25 Mart 2011 Türkiye’nin rolü?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,786 µs