En Sıcak Konular

Hayati Sır



Hayati Sır
0 0 0000

Gazze’de yaşananlara konforlu köşesinden ahkâm kesenlere açık davet!



 


Gözlerimin içine bakarak, ağzı yemek dolu bir ses tınısıyla, pervasızca, uluorta söylediklerini duyunca, çocuk kalbimden dışarı çıkmak zorunda kalıyorum… Ve hiç söylemek istemediğim şeyler söylüyorum ona… Belki büyük bir günaha giriyorum… Ama tutamıyorum artık kendimi… Çünkü söz Gazze’ye gelince, mahremiyete varan bunca görüntü karşısında bile birdenbire kıyaslama yapmaya başlıyor… Öldürülen yüzlerce çocuğun parçalanmış yüzlerinde iki küçük nokta gibi kalmış kanayan gözlerinden utanmıyor hiç… Ama diyor, anlamaya çalışmalısın sen de… Orada, her yönden sıkıştırılmış bir halde yaşayan yahudilerin durumunun ne kadar zor olduğunu…

Köpek!

Gel otur o zaman karşıma… Seninle acının tarihi üzerine bir münazara yapalım… Vicdanı olan herkes için böylesine açıkça görünen ve bir de sinsi sinsi yayılan saklı zulmün tarihi üzerine… Ve sonunda da masanın ortasına bir silah koyup, rus ruleti oynayalım seninle…

Var mısın? Korkak sünepe! Cesaretin var mı söyle, tarihteki bütün hakikatlerle yüzleşmeye? İnsan bu kadar rahat konuşabiliyorsa, bir karşılığı da olmalı artık bu kadar rahat sarf ettiği sözlerinin değil mi? Ölüm bile göze alınmalı her hakikatle yüzleşmenin sonucunda…

Konuştukça ağzından salyalar saçan köpek, söyle şimdi ne olur! Var mısın hayatlarımız üzerine bu gerçek ruleti benimle oynamaya?

( Kelimelerim kuştüyü birer yastık gibi başımın altına seriliyorlar usulca… Uykusuz geceler geçiriyoruz birbirimize sarılarak tahta masanın üzerinde… Kelimelerim, ben ve Gazze’de ölümü bekleyen çocuklar…

Silah masanın üzerinde, tek kurşun sürülmüş namluya öylece bekliyoruz…

Kaçtı alçak!

Ölüm işin ucunda olunca kaçtı… O çocukların hunharca öldürülmesini mazur görmem için beni ikna etmeye çalışan alçak… Ben silaha kurşunu sürünce kaçtı…

Ben yine de bekliyorum masada… Gazze’de yapılan katliamı hâlâ mazur göstermek isteyen her kim varsa, önce kendi hayatını koysun ortaya ve gelsin karşıma… Silah masada dursun öylece… Ve biz konuşalım zulmün ve acının tarihini bütün ayrıntılarıyla…

Öyle kolayca konuşmak olmaz kule gibi köşelerinizden… Köşenden ayrılıp hayatın içine ineceksin önce… Sokağa çıkacaksın… Uykusuz geceler geçireceksin, bunca yoksunluğun, çaresizliğin, acımasızlığın ortasında zulmün bu kavurucu ateşi içinde yanarak…

Kelimeler bile seslerini yükseltmeye çekinecekler seninle konuşurlarken… Birbirinize sarılmış bir halde uykuyu bekleyeceksiniz… Uyku bir türlü gelmeyecek… Göz kapaklarınız bir türlü kapanmayacak… Kapanırlarsa unutmaktan korkacaklar bunca acıyı… Unutmayacak, unutturmayacak, unutturmak isteyenleri de, masaya, üzerinde silah bulunan o tahta masaya çağıracaklar hesaplaşmak için…

Ey yüzleri parçalanmış bu yüzlerce çocuğun, küçücük bedenleri üzerinden köşeyi dönmüş, vicdanını satmış, yüzünü gerdirmiş, kalpsiz korkak! Kendi konforunun çok uzağında, onca zulüm altında, acı içinde geçen hayatları birbirleri ile kıyaslama canisi!

Davetim sanadır… Silah masada bekliyorum seni… Gel, bir an önce otur karşıma!



Bu yazı 857 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Eylül 2014 Ey kâfirler! Okunabiliyor artık alınlarınızdan kimliğiniz!
    • 3 Eylül 2014 Ey dünyadaki dayanılmaz acılar karşısında sırıtan sırtlanlar!
    • 29 Ağustos 2014 Şeytan bilemez ki kimdir o! Şimdilik ‘bir’ meçhuldür!
    • 25 Ağustos 2014 Yeni Atlantis! Yeni Kudüs! ‘Oku’yun! Korunun!
    • 20 Ağustos 2014 İstanbul’un alnı şu an secdededir!
    • 13 Ağustos 2014 Manevi başkent İstanbul’dur! Yakındır!
    • 8 Ağustos 2014 Ey sır dolu ‘Bir’ kalbin ‘Hiç’ bilinmeyen yolcuları!
    • 4 Ağustos 2014 Yakındır! Ey müminler! ‘Bir’ ferahlık gelecek!
    • 28 Temmuz 2014 Gazze’de sustunuz! Mescid-i Aksa yıkılırken de susacak mısınız?
    • 23 Temmuz 2014 Ey tuğrul kuşu! Ey hakikatin kılıcı! Zaman bu zamandır!
    • 17 Temmuz 2014 Allah bize yeter ey müminler!
    • 12 Temmuz 2014 Rabbimizin huzurundayken Peygamber Efendimizi incitmeyin!
    • 7 Temmuz 2014 Şeytan için zorlu günler başlıyor! Elhamdülillah…
    • 1 Temmuz 2014 Dünyada şu an ne yaşanıyorsa yaşansın! ‘Hakikat’ budur!
    • 27 Haziran 2014 Hadi! Kurtulun bu Ramazan! Şeytana olan bağımlılığınızdan!
    • 23 Haziran 2014 Ey mazlumlar birleşin! Bitsin bu zulüm artık!
    • 19 Haziran 2014 “Hak geldi, bâtıl zail oldu.”
    • 14 Haziran 2014 Cin tasallutundan kurtulun! Huzur bulun!
    • 9 Haziran 2014 İnsanın ‘halife’lik sırrı Cennet’tedir!
    • 5 Haziran 2014 Rabbimizin ‘emanet’ini iyi koruyun ey müminler!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,954 µs