En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Ergenekon sürecinin önü kesilir mi?



Nedense hemen herkes Ergenekon sürecinin bir biçimde önünün kesileceğinden endişe ediyor. Neden acaba? Kimininki 'endişe' de değil; sürecin gün gelip bir duvarla karşılaşacağından âdeta adı kadar emin olanlar var aramızda. Etrafınızda bir yoklama yapın, göreceksiniz: Pek az kişi “Bu defa sonuna kadar gidilecek” kanaatini taşıyor.

Son günlerde Başbakan Genelkurmay Başkanı ile birkaç kez biraraya geldi ya; herbiri öncesi ve sonrasında aynı olumsuz beklenti tavana çıktı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül devlet erkleri yöneticileriyle buluştu; pek çoğumuz, “Hah işte, bu iş artık sarpa sarar” kanaatini dillendirdik.

Elbette süreçten mutlu olmayan, bu sebeple de önünün kesilmesini arzu eden, bunu sağlamak için her şeyi yapabilecek durumda insanlar var. Bazıları durdukları yerde 'formül' icat ederek devreye girmiyor da değil. Geçmişte cumhurbaşkanlığı seçimini engellemek üzere bulunan 367 formülü gibi formüller havada uçuşuyor.

Şimdi burada durup başlıktaki kaçınılmaz soruyu yüksek sesle sorayım: Ergenekon durdurulabilir bir süreç midir?

Kural olarak her sürecin 'durdurulabilir' olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Susurluk da benzer bir süreçti ve orada neredeyse hepimiz “hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacak” dendiğinde inanmıştık. O inançla yapılan eylemler de hepimizin hafızasında.

Oysa sonucu biliyoruz: Hayal kırıklığı yaşadık; Susurluk fazla ileriye gitmedi, bir noktadan sonra akim kaldı. Hem de, TBMM konuyu araştıracak bir komisyon kurduğu, o komisyon da bayağı kapsamlı bir rapor hazırladığı halde... Hem de, Mesut Yılmaz'ın talimatıyla görev üstlenen Başbakanlık Denetleme Kurulu Başkanı Kutlu Savaş özellikle sansürlü sayfalarında devlet adına gerçekleştirilen yasadışılıkları hazırladığı raporda birer birer sergilediği halde... O arada MİT de kendi raporunu kamuoyuyla paylaştığı halde...

'Susurluk' denildiğinde hemen zihnimize üşüşen pek çok alengirli bilgiye sahipsek, bunu, o yarım kalan sürece borçluyuz.

İyi de, Susurluk hakkında gerçeklere vakıf olmamız, Ergenekon sürecinin yarıda kalmayacağının garantisi olmuyor. Kamuoyu Ergenekon'la ilgili sağlam bilgilere sahip hale gelebilir, ama kural gereği, süreç yine de durabilir.

Her şey bir yana, Ergenekon bir yana... Kurallar ne derse desin, kim ne yaparsa yapsın, geçmişte neler yaşanmışsa yaşansın, Ergenekon süreci her şeye rağmen durdurulamayacağa benziyor.

Tek bir sebepten: Türkiye'nin geleceği açısından bu sürecin sonuna erişmesi olmazsa olmaz şart; sürecin durdurulması, Türkiye'nin geleceğinin karartılması anlamını taşır. Durdurma gücüne sahip kişi, kesim ve kurumlardan hiçbirinin ülke aleyhine böylesine şaibeli bir riski göze alabileceğini sanmıyorum.

Son zamanlarda kamuoyunun bilgisi dahiline giren konulara ve özellikle yakın tarihlerde tam tersi görüşler ifade etmiş kişilerin Türkiye'de neyin olabilip neyin olamayacağına dair şimdilerde açıkladığı görüşlere bir de bu gözle yaklaşabilirsiniz.

Korkuya, endişeye, tedirginliğe mahal yok (ya da geçmişte yolunuz örgütle kesişmiş ise 'korksanız da, endişelenseniz de, tedirginlik duysanız da' diye okuyabilirsiniz bu satırları), Ergenekon süreci başladığı kararlılıkla bitecektir.

Herkes kendisini buna göre hazırlasın.

yenişafak



Bu yazı 310 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,762 µs